31 Ağustos 2009 Pazartesi

GÜL TATLISI

GÜL TATLISI

        Aslında arkadaşlarımın çoğu çikolata hayranı insanlar olduğu için tüm davetlerimizde hep çikolatalı veya en kötü ihtimalle kakaolu tatlılar tercihimizdi.Ancak bu gidişatı dün iftar için bizi evine davet eden sevgili arkadaşım Günnur değiştirdi:)) Ben iftar menüsünde tam da kakaolu bir tatlı beklerken dostum bize gül tatlılarıyla süper bir sürpriz yaptı. Tıpkı havuçlu trufflarda olduğu gibi bu tatlıyı da ilkkez kuzenimle birlikte yapmıştım.O zamandan beri de hep böyle davet sofralarında yemek nasip oldu.Ama artık sıra bende.Bir dahaki davete ben de arkadaşımın yaptığı gibi süper lezzetli gül tatlılarıyla ağırlıycam misafirlerimi.Geçmişimi anımsatıp bana bir tarif daha kazandırdığı için arkadaşıma çok teşekkür ederek tarifi sunuyorum,buyrun bir tatlı hikayesi:        
        
        Malzemeler:
           
1 yumurta
Yarım paket oda sıcaklığında margarin
1 su bardağı sıvıyağ
Yarım su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı irmik

1 yemek kaşığı sirke
1 tutam tuz
Yarım paket kabartmatozu
1 paket vanilya
Alabildiği kadar un
1 su bardağı ceviz
       
             
      Şerbeti İçin:
          
3 su bardağı su
2,5 su bardağı şeker
Birkaç damla limon

       
      Yapılışı:
              
-İlk olarak şerbet malzemelerini kaynatıp içine birkaç damla limon suyunu ekleyerek soğumaya bırakın.
-Un,kabartmatozu ve vanilya haricindeki tüm malzemeleri homojen bir kıvam elde edene dek karıştırın.
-Un ,kabartmatozu ve vanilyayı yavaş yavaş eleyerek elde ettiğiniz karışıma ekleyin.
-Hamuru ikiye kesin ve her bir parçayı merdane yardımıyla 3-4 mm kalınlığında açın.
-Küçük bir çay bardağı yardımıyla açtığınız hamurdan daireler kesin.
-Elde ettiğiniz dairelerden yanyana , her bir daire diğerinin üstüne yarım parmak kalınlığında gelecek şekilde 4er tane dizin.
-Dizdiğiniz parçaların tam ortasına bir parça ceviz yerleştirip rulo şeklinde sarın ve yaprakları düzelterek güller elde edin.
-Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip 180derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 25-30dakika pişirin.
-Fırında çıkarınca güllerin üzerine soğuk şerbeti döküp iyice çekene dek bekleyin ve servis süresine kadar buzdolabına kaldırın.
 

AFİYET OLSUN
DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE

DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE

                      
       
Bakmayın siz bir blog yazdığıma. Esasında yakın bir geçmişe kadar  beceriksizin teki olarak atfederdim kendimi. Yaptığım keklerin hiç biri kabarmaz, kurabiyelerim çoğunlukla şekersiz olur, yemeklerimse hep tuzsuzdu (ki hala bazen tuzsuz olur). Bu beceriksizliğin içinde her misafir gelişinde benim imdadıma hazır kurabiye, bisküvi ve kekler yetişirdi. Hatta öğrencilik yıllarımda zihnimi açsın bahanesiyle kahvenin yanında ,tok olmama rağmen 1paketini bitirdiğim biskremler, misafir ağırlamalarımda en çok benim tabağımda yer alırdı ! Eminim hala "çay sohbeti" zamanlarında misafirlerini bunlarla ağırlayanlar vardır. Ki yanlış da anlaşılmasın bu kötü birşey değildir, yani misafir gittiğinizde sizi hazır kurabiyelerle ağırlayan ev sahibine "yeteneksiz insan" muamelesi yapmayın.

Peki bu dönüşümüm nasıl oldu. İlginçtir ama ben  hayatım boyunca o kadar çok bisküvi almışım ki bir çoğunun paketinde yazan bilgileri bilir olmuşum(en azından gramlarını). Bunu farkettiğimde "daha ne kadar bisküvi yiyecek ve misafirlere yedirmeye devam edeceksin Leylaaaa" diye sordum kendime (veya dışardan bir ses de sormuş olabilir :)) En nihayetinde anladım ki benim beceriksiz olduğum her bir konunun ayrı ayrı püf noktaları varmış. Kek kabarmaz,çünkü şekerle yumurtayı aynı yönde, aynı hızda ve köpük köpük olana dek çırpmazmışım.Ya da pasta, kek, kurabiye tarzı yiyeceklere eklenecek yumurta mutlaka oda sıcaklığında olmalıymış.Velhasıl zamanla deneyerek ve öğrenerek bu noktalara geldik. E sıra zamanında bol keseden yediğimiz bisküvileri öğrenmeye geldi ve dediler ki "onun üzerinin çatlak olanı makbuldür". Efendim nasıl olur kurabiyenin üzeri çatlak çatlak? Bu ilk denememde sanırım "bisküvi acemilği"ndendir çok güzel çatladılar.Varsa bir bilen rica ediyorum , "bisküvilerin üzerinin pişerken çatlaması için bir püf noktası var mıdır?"

Bu kadar gevezeliğe katlandığınız , sabırla bu tarifi beklediğiniz için teşekkür eder ve konuyu ehline bırakırım. Buyrun çatlamış bir bisküvi hikayesi :

Malzemeler:
    
200 gr erimiş margarin(tereyağı da olur)
2 su bardağı şeker(1 su bardağını esmer şekerden de kullanabilirsiniz)
2 adet yumurta
2 yemek kaşığı sıcak su
2 su bardağı damla çikolata(veya küp doğranmış bitter çikolata)
1 su bardağı ceviz
1 paket vanilya
1 çay kaşığı karbonat
Yarım çay kaşığı tuz
Yaklaşık 4 su bardağı un
                         
Yapılışı:
  
-İlk iş olarak margarini eritip soğumaya bırakın.
-Cevizi rondoda incecik hale gelene dek çekin(ya da bisküvinin içinde iri kalmasını istiyorsanız daha kalın da çekebilrisiniz).
-Soğumuş margarin ve şekeri çırpın.
-Yumurtaları bu karışıma ekleyip harmanlayın.
-2 yemek kaşığı sıcak suyu karbonatla özdeşleştirip bisküvi karışımına ekleyin.
-Vanilya ve tuzu da ilave edip çırpmaya devam edin.
-Unu yavaş yavaş eleyerek karışıma yedirin.
-Damla çikolata ve cevizi de ekleyip yumuşak bir hamur elde edene kadar tahta bir kaşıkla karıştırın.
-Katı bir bisküvi hamuru olmayacağından yayvan bir kaşık yardımıyla hamurdan parçalar kopartıp yağlı tepsiye dizin ve kaşıkla düzeltin.Bu aşama biraz zahmetli olacaktır ve biraz da hızlı davranmanız gerekebilir..Hamura ekleyeceğiniz unun miktarı çok önemli o yüzden azar azar ekleyip hamurun kıvamı gelince un eklemeyi sonlandırın.
-Tepside pişmeyi bekleyen bisküvileri buzdolabında 10dakika bekletin.Bu sayede bisküvi hamuru çok fazla yayılmayacaktır.
-Önceden ısıtılmış 180derecedeki fırında 10dakika pişirin.Pişirme süresine dikkat edin bu süre 13-14 dakikaya çıkarsa bisküvilerin kenarları kuruyabilir.10dakika sonunda bisküvilerden bir tane alıp yiyerek test edebilirsiniz,ben öyle yaptım.
-İlkgün biraz daha yumuşak fakat sonraki günler tıpkı hazır bisküviler gibi sert bir bisküvi elde edeceksiniz.Bu sebeple yumuşak tüketmek istiyorsanız ilkgün bitirmenizi tavsiye ederim :)

LeylaK
KIŞA HAZIRLIK

KIŞA HAZIRLIK

       Havaların ,sıcağıyla bizi bunaltmaya devam ettiği şu günlerde eminim içinden benim gibi " artık kış gelse" diyenleriniz olmuştur.Kışa özlemimiz artmaya devam ederken oturup kışı beklemek olmaz tabi."Sağlıklı bir hayat sağlıklı beslenmeden geçer" fikriyle ayaklanıp bir perşembe pazarı gezintisi yaptım.Şöyle bir baktım pazarda kışın özlemini çekebileceğim neler var diye(tabi bu noktada arkadaşım Günnur'la yaptığımız kış sohbetlerinin de çok faydası oldu:)).İşte kış sofralarımı onlarla daha da zenginleştirmek istediğim sebzeler ve saklama yöntemleri:
       Kış boyunca özlemini deli gibi çektiğim ve bu sebeple tezgahlara düştüğü ilk günlerde haftada iki kere pişirip yediğim taze fasülyeden birkaç kilo aldım.E fasülye olurda hemen yanındaki tezgahta barbunya olmaz mı,kışın soğuk günlerinde masada bol limonlu bir barbunya olsa fena olmaz mı ? :))Birkaç kiloda barbunya aldıktan sonra evin yolunu tuttum.Fasülyeleri ayıklayıp yemeklik hazırladıktan sonra tencerede,biraz da domates doğrayıp ekleyerek kendi suyuyla 5-10dakika kadar kavurdum.Malumunuz soğuyunca kendileri buzluktaki yerlerini aldılar.Ardından en zahmetsiz iş olarak barbunyaları hazırlamaya geldi sıra.Onları da ayıkladıktan sonra yıkayıp başka hiçbir uygulama yapmadan poşetleyerek buzluğa yerleştirdim.Kış hazırlığı bu kadarcık şeyle bitmez tabiki.Eğer pilavlarda,çorba ve salatalarda mısır görmekten hoşlanan biriyseniz birkaç tane mısırı haşlayıp tanelerini ayırdıktan sonra onları da buzluğa yerleştirmek zor gelmeyecektir size.
       Biraz da zahmetli şeyler hazırlamak gerek.Patlıcan salatasını seviyorsanız ızgarada veya fırında közleyip kabuklarını soyduğunuz patlıcanlara biraz da közlenmiş biber ekleyip,bunları ufacık doğrayarak yine buzluğa yollamak kış sofraları için yapılacak mükemmel bir jest olur.Hazır biberden söz açılmışken,közlenmiş,güzelce temizlenip sirke,zeytinyağı,sarımsak üçlüsüyle kavonozlara doldurulmuş kırmızı biberler,kış sofralarınızın tadına tat katmaya yetecektir.Tabi bunu buzlukta değil buzdolabında saklamak kaydıyla.
       Kışın doğal üretimi olmadığı için seralarda binbir çeşit ilaçla yetiştirilen domatesleri alma taraftarı değilseniz yemeklerde,hatta kahvaltılarda sos olarak kullanmak için domates hazırlamak size zor gelmeyecektir.Şu günlerde çok ucuza alacağınız birkaç kilo domatesi önce minik minik doğrayıp,sonra içersine biraz acı kırmızı biber ekleyip yağsız bir şekilde pişirirseniz,kışın yapacağınız yemeklerde salça yerine kullanabilirsiniz.Tabi sebze kızartmalasında sos olarak da kullanılabilir.Bunu da yine poşetlere doldurup dondurucuda saklayabilirsiniz.Çok daha zahmetli ve biraz da acı soslar istiyorsanız eğer yine aynı şekilde hazırladığınız domatesinizi,közlenmiş acı biber,közlenmiş patlıcan, bol baharat ve sarımsakla kavurup kavanozlarda muhafaza edebilirsiniz.Ama unutmayın bu çok uzun süreli bir saklama yöntemi değildir.Daha uzun süre bekletmek istiyorsanız yine poşetlere doldurup dondurucuya yerleştirmeniz gerekir.Yazın sofralarımızı süsleyen bu güzel sebzeleri bu veya benzeri yöntemlerle hazırlayıp kışın da kullanmak varken,marketlerden konserve şeklinde alıp tüketmek eminim size de sağlıksız gelecektir.Zira bizim kış için hazırladığımız besinlerimizin hiçbirinde koruyucu madde ya da besinlerin raf ömrünü uzatmak için eklenmiş kimyasallar yok.Artık seçim sizin.Bolca lezzet ve birazda zahmetle sağlıklı bir kışa hazırlananlara kolay gelsin.Yerken beni hatırlamayı unutmayın:)

29 Ağustos 2009 Cumartesi

MANTARLI TAVUK SOTE

MANTARLI TAVUK SOTE

    
            
Tavuk benim için en pratik yemek malzemelerinden biri olmuştur hep. Bu tarifte tavukla hazırlanan oldukça pratik tariflerden biri.Birçok restaurantta başlangık veya garnitür olarak yer alsa da benim için başlıbaşına bir yemektir mantarlı tavuk sote.Tatile girmeden hemen önce ,bu tarifi ,canım arkadaşım Çiğdem'in elinden afiyetle yedikten sonra ilkkez yaptım ve gördüğünüz gibi hemen siteye ekledim:)) Ben göğüs eti kullandım ve tavuğu çabuk pişsin diye hafif haşlayarak ekledim.İsterseniz malzemelerin hepsini çiğken aynı anda tavaya ekleyip ,kapağı kapalı olarak da pişmeye bırakabilirsiniz.Buyrun efendim bir tavuk sote hikayesi;
        
Malzemeler:
          
2 küçük parça tavuk göğsü
8-10 adet orta boy mantar(Ben çok sevdiğim için daha fazla kullandım)
1 orta boy soğan
1 orta boy domates
1 adet yeşil biber
1 küçük kase ince doğranmış maydonoz
1 tatlı kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Tuz,karabiber
                          
Yapılışı:
           
-Tavuk göğüslerini üzerlerine çıkacak kadar su ekleyerek haşlayın.Ilındıktan sonra ufak parçalara ayırın.
-Soğanları küp şeklinde doğrayıp sıvıyağla kavurun.
-Kavrulmakta olan soğanlara ince ince doğranmış biberleri ekleyin.
-Mantarları ikiye bölüp her bir parçayı ince ince dilimleyin.Kavrulan soğan ve biberlere ekleyip onları da kavurmaya devam edin.


-Domatesleri ince ince doğrayıp salça ile birlikte mantarların içerisine ekleyin ve kapağını kapatıp kısık ateşte 3-4dakika pişmeye bırakın.
-Pişen mantarlara ufak parçalara ayrılmış tavukları ilave edin.
-İnce doğranmış maydonozları da mantarlara ekleyin.
-Yarım çay bardağı tavuk suyu ve baharatları da ilave edip suyu tamamen çekene dek tavuk soteyi pişirin.
                  
LeylaK
İZMİR KÖFTE

İZMİR KÖFTE

                       
Tarifi anneme , sunum şekli ve sosu hunerlibayanlar.blogspot.com'a ait olan bu tarifin fotoğrafları birgün sonra çekildiği için hiç içime sinmedi. Lezzet olarak gayet başarılı bir tarif ki zaten bu tarifi bu görüntüyle 5.kez yaptım.Önceleri  klasik izmir köfte şeklinde yapmayı tercih ettiğim bu yemeği hala öyle tüketmeyi sevenler vartabi (misal annem:)) Bu sunum şeklini sitede gördüğümde çok beğenmiş ve denemiştim oldukça da beğeni topladı.En yakın zamanda tekrar yapıp çok da iyi bir fotoğrafla değşitireceğime söz vererek başlıyorum bu güzel köftelerin hikayesini anlatmaya;
     
Köfte İçin Malzemeler:
                               
500gr köftelik kıyma
1 su bardağı un haline getirilmiş bayat ekmek
1 adet yumurta
1 orta boy soğan
Bir dolu avuç ince kıyılmış maydonoz
Karabiber,tuz,kimyon,nane
               
Sosu İçin Malzemeler:
             
4 orta boy domates
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Nane,tuz,kekik


Tepside Hazırlamak İçin:

5 adet patates
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz
2 çay bardağı su
1 tatlı kaşığı salça(isteğe göre)


Yapılışı:

-Soğanları incecik doğrayın veya rendeleyin.
-Kıyma,soğan,maydonoz,ekmek,yumurta ve baharatları iyice yoğurun.Köfte harcını streç filme sarıp 30dakika buzdolabında dinlendirin.
-Köfte harcı dinlenirken 4 adet patatesi ince halkalar halinde doğrayıp az yağ eklenmiş tavada kısa bir süre kızartın.
-Köfte harcından küçük yuvarlak toplar elde edip kızgın yağın içerisinde her tarafı az miktarda pişene dek kızartın.
-Domatesleri rendeleyin.Zeytinyağı,tuz,nane ve kekikle birlikte kapağı kapalı bir tavada altı kısık olarak iyice pişirin.
-Arda kalan 1 patatesi rendeleyin,zeytinyağı ve tuzla birlikte hafif kavurun.
-Tepsiye önce kızaran patatesleri,üzerine köfteleri sıralayın.
-Sıralanan köftelerin üzerine pişen domates sosundan bir miktar dökün.Domates sosunuzun kalanını tepsinin zeminine dizilmiş patateslerin aralarına paylaştırın.
-Pişen rendelenmiş patatesten köftelerin üzerine azar azar ekleyin.
-Son olarak 2 çay bardağı suyu tepsiye döküp 200derecede ısıtılmış fırında köfteleri pişmeye bırakın.Bu sırada suya isterseniz salça ilave edebilirsiniz.
-Pişen köfteleri servis yaparken üzerlerine maydonoz koyabilirsiniz.

AFİYET OLSUN
LeylaK
ROKA SALATASI

ROKA SALATASI

     
roka salatası


Balık deyince akla ilk gelen şey benim için rokadır.Tabiki roka deyince de balık:) Ama sanılanın aksine ben rokayı sadece balık sofralarında yiyen biri değilim.Sabah kahvaltısı beyaz peynirle her zaman maydonoz değil bazen roka da tercih ederim.Ya da yapacağım hafif bir sandviçin içersinde roka ona müthiş bir tad katmıştır hep.Roka yemeyen insanlar bunun sebebinin acımsı tadı olduğunu söyler ama bana göre rokayı sevdiren asıl o acımsı tadıdır.Tarihi Roma İmparatorluğu dönemine kadar dayanan bu güzel bitkiyi salata veya garnitür olarak tüketen ülkeler olduğu gibi yemeğini yapan ülkeler de vardır.Ne kadar lezzetli olur onu bilemem ama ben şimdilik rokamı salata,pizza,sandviç ve kahvaltılarımda görmekten oldukça memnunum:)

Malzemeler :

Yarım demete yakın roka
15 adet kadar kiraz domates
1 adet badem salatalık
Birkaç dal maydonoz
Nar ekşisi,zeytinyağı,limon
Ve benim eklemeyi unuttuğum beyaz peynir:(

Yapılışı :

-Rokaları büyük parçalar halinde doğrayın.Hatta doğramayıp elinizle bölmeniz daha iyi olur.
-Üzerine ufak doğranmış salatalıkları ve kiraz domatesleri yerleştirip son olarak ince kıyılmış maydonozları koyun.
-Nar ekşisi,yağ,tuz ve limon suyu ile salatanızı tadlandırın.
-Arzuya göre beyaz peynir veya otlu peynir ekleyerek servis yapın.

28 Ağustos 2009 Cuma

KOL BÖREĞİ

KOL BÖREĞİ

         
Doyurucu bir menü hazırlamayı düşünüyorsam eğer lezzetli bir börek her zaman menümde yer alır.Ki bu sefer de öyle oldu.Kalabalık bir misafir grubu ağırlayacağım için dolu dolu bir menü hazırlamak istedim.Çorbanın ardından başlangıcı börekle noktalamak bana gayet akıllıca geldi ve öyle de oldu ; hem ben hem de sevgili misafirlerimin midesi bu durumdan gayet hoşnut kaldı :) 

Klasik bir tepsi böreği hazırlamak yerine, yapımı biraz daha zahmetli ama servisi çok daha kolay olan kol böreğini tercih ettim.Bu tarifi ilkkez kardeşim denemişti ve ailece lezzetten çok memnun kalmıştık.Ailemizde hala bu böreğin adı kol böreği değil "haticenin böreği" dir :) Tabi bu tarifte de bir takım değişiklikler meydana getirdim zamanla.Kardeşimin tarifinde süt yoktu ben süt ekledim,yağ miktarını en aza indirip üzerine küçük parçalar halinde tereyağı ekledim.Benim böreğimde çörek ve susamla tatlandırmak  yetmedi ,aralarına bir de haşhaş eşlik etti.Ve sadece lor kullanmadım biraz da kaşar doğradım,böylece pişerken katların arasından taşıp böreğin etrafına yayılan kaşar müthiş iştah kabartıcı bir hal aldı. Anlatırken bile kalkıp böreği tekrar yapmak geliyor içimden,eşimden dolayı pek yemek nasip olmadı da :)) Neyse efendim buyrun nefis bir börek hikayesi;
                    
Malzemeler:
                   
4 adet hazır yufta
1 adet yumurta(sarısı üzerine)
Büyük bir kase lor peyniri
Küçük bir kase doğranmış kaşar peyniri
Yarım demet kıyılmış maydonoz
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı yoğurt
1,5 su bardağı süt
Bir yemek kaşığı tereyağ
            
Yapılışı:
                          
-Sıvıyağ,süt,yoğurt ve yumurtanın akını iyice karıştırın.
-Lor peyniri,kaşar ve maydonozları karıştırıp tuzunu ayarlayın.
-Yufkanın bir tanesi masaya serin. Üzerine birkaç yemek kaşığı hazırladığınız sıvı karışımdan dökün ve fırça yardımıyla yufkanın her yerine yayın.Yufkanın her yerinin bu sıvı ile ıslatılması gerektiği için bu işlem çok önemli.
-İyice ıslattığınız yufkanın üzerine bir yufka daha serip aynı işlemi uygulayın.Tüm yufkaları bu şekilde hazırlayın.Bu sırada eğer sıvı harcınız az gelirse süt ekleyin.Yufkanın büyüklüğüne veya sayısına göre sütün miktarı değişebilir çünkü.Ya da yufkaların tam ıslanmasını istemiyorsanız daha az da süt kullanabilirsiniz.
-Üst üste dizilmiş yufkaların en üstüne peynir karışımını yayın.
-Yufkaları bir ucundan başlayarak sıkıca sarıp rulo haline getirin.Bu işlem sırasında bir kişiye daha ihtiyacınız olacaktır.Hem işleminiz daha kolay olur hem de yufkalarınız daha dengeli sarılır.
-Rulo haline gelen yufkalardan yaklaşık iki parmak kalınlığında dilimler kesin ve tepsiye enine yatırarak dizin.
-Eğer sıvı harcınızdan bir miktar kaldıysa(benim çoğunlukla biraz artar) azar azar her bir dilimin üzerine dökün.
-Yumurtanın sarısı ile tüm dilimlerin üzerini kaplayın.
-Dilimlerin üstüne çörekotu,susam ve haşhaş dökün.
-Tereyağından küçük parçalar koparıp dilimlerin üzerine yayın.Bu parçalar yarım çay kaşığı büyüklüğünü geçmesin.Aksi halde böreğiniz çok yağlı ve ağır olabilir.
-200derecede ısıtılmış fırında böreğin altı üstü kızarana dek pişirin.
                                 
LeylaK

HAVUÇ TOPLARI

HAVUÇ TOPLARI

havuçlu çikolatalı top
                         
Bolca yemek yapıp çokca yorulduğum bir günün ardından akşam serin balkonumda sıcacık çayımı yudumlarken yanına eşlik edecek kolay ve hafif bir tatlı yapmak istedim.Gelin görün ki tatlım hafif olmasına oldu ama pek de kolay olduğunu söyleyemem:)) Bu tarifi ben ortaokul yıllarımdayken benden 5yaş büyük kuzenimle birlikte denemiştik ilkkez.Tam bir havuç tutkunu olduğum için benim favori lezzetlerim arasına daha ilk dakikada girmişti zaten.Bu havuç tutkusuyla ilgili okulda kötü anılarım olmuştur ki onları burda ,hele de şimdi anlatmaya pek niyetim yok :)) Velhasıl o zamandan sonra bu tatlıyı bir daha denemedi,taki bugüne dek.Dolapta yalnız başına duran havuçları görünce hemen başımın sağ üst köşesinde bir ampul yandı:)) Geçmişin bu güzel lezzetini internette kısa bir tarif arayışından sonra yapmaya karar verdim. Fakat bu tarifte de kendime göre bir takım değişiklikler yaptım.Tatlımın çok daha hafif olması için ben yulaflı bisküvi kullandım ve içerisine hiç yağ eklemedim.Bu gevezeliğin ardından görüp deneyeceğiniz tatlı tarifi gerçekten gevezeliği çekmeye değer.Kolay gelsin dileklerimle buyrun bir ufak lezzetler hikayesi ;
          
Malzemeler:

Yarım kg havuç
1 su bardağı şeker
1 paket yulaflı bisküvi( başka çeşit bir bisküvi de kullanabilirsiniz)
1 paket vanilya

Üzeri İçin:

Yarım su bardağı hindistancevizi
Yarım su bardağı dövülmüş ceviz
Bir miktar küçük parçalar halinde bitter çikolata ve 2 yemek kaşığı süt

Yapılışı:

-İlk olarak havuçların dışını kazıdıktan sonra incecik olacak şekilde rendeleyin.
-Havuçları bir tavaya alıp üzerine şekeri ilave ederek pişirmeye bırakın.Havuçlar suyunu salıp tamamen çekene dek ve şeker iyice karışıp eriyene dek havuçları pişirin.
-Pişen havuçları ılınması için bekletirken bitter çikolatayı 2 yemek kaşığı sütle kaynar haldeki bir suyun buharında eritin.Bunun için cam bir kase kullanmanız çikolatanın daha kolay erimesi ve lezzetinin bozulmaması açısından daha doğru olur.Eriyen çikolatalarınızı da biraz ılınması için serin bir yere kaldırın(mermerin üzeri gibi)
-Bisküvileri un haline getirin ve içerisine vanilyayı ekleyin.
-Ilınan havuçları bisküvilerin içine ekleyip iyice yoğurun.
-Yoğurduğunuz harçtan küçük parçalar koparıp top şekli verin ve bir kısmını hindistacevizine, bir kısmını da dövülmüş cevize bulayıp servis tabağına dizin.
-Kalan havuç harcından yine ufak toplar yapıp eritilmiş çikolataya bulayın ve tel bir ızgara üzerine dizin.Hemen ardından çabucak donmaları için buzluğa kaldırın.
-Buzlukta yaklaşık 1 saat kadar beklemiş olan çikolatalı havuç toplarınızı da servis tabağına alın ve boncuklu kürdanlarla süsleyerek servis yapın.

LeylaK
GÖKKUŞAĞI TATLISI

GÖKKUŞAĞI TATLISI

                      
       İsmine bakıp da aldanmayın bildiğimiz irmikli yoğurt tatlısıdır  kendisi:)) Yoğurt tatlısı tariflerini incelerken bu farklı sunumu görmüştüm portakalagaci.com da. Fakat kocaman dilimli tatlılarımı böyle kesip de yemek hiç işime gelmemişti.Ne zamanki iftar oldu ben iri dilimli tatlıma doydum o zaman aklıma kalan dilimleri böyle servis yapmak geldi.Geç kalmış sayılmazdım zira bu tatlı bir gün bekleyince çok daha lezzetli oluyor ve ben de birgün sonraki misafirlerimi bu şekilde sunmayı denedim. Oldukça beğeni topladı. Sunum fikrinden dolayı portakalagacına çok teşekkür ederim.
       Bu fazlaca gereksiz konuşma faslından sonra gelelim tatlıyı nasıl yaptığıma.Efendim öncelikle blogtaki TATLILAR etiketinden yoğurtlu irmik tatlısını açarak işe başlamanız gerek.Zira bu tatlı için o tarif ihtiyacımız var :)) Tatlıyı aynı tarifteki gibi hazırlayıp birkaç saat dinlendirin.Ardından tatlınızı bir çay bardağı yardmıyla dilimlere ayırın.Dilimlerin etrafında ezilen farçaları bir araya toplayıp içerisine birkaç kaşık kakao ekleyip iyice karıştırın(Ben aceleden bu kısmı çok da iyi yapamadım,malum içerde sabırsızlıkla tatlısını bekleyenler olunca:)).Dilimleri servis tabaklarına aldıktan sonra kakaolu karışımdan her bir dilimin üzerine arzu ettiğiniz kadar ekleyip en üste hazırladığınız kaymaktan koyun.Tabağa biraz da kakao serptiniz mi alın size bambaşka bir yoğurtlu irmik tatlısı:)) Öncelikle kolay gelsin sonra da AFİYET OLSUN.

25 Ağustos 2009 Salı

BARBUNYA

BARBUNYA


 Geçen yaz sadece bir kere eşimin denemesiyle yeme fırsatı bulduğum ve bu yaz pazar tezgahlarına düşmesini sabırsızlıkla beklediğim sebzeler lisetesinde ikinci sırada barbunya vardı. Zaten birinci sırayı taze fasülye almıştı:) Ondan fazlasıyla yiyerek kapatıyorum bu yazı,artık gözüm arkada kalmaz. Şimdi sıra barbunyada. Bütün sonbahar barbunya yiyeceğime eminim. Hele de piştikten bir gün sonra buzdolabından çıkarıp üzerine limon sıkarak soğuk soğuk yemek harika olacak eminim. Şimdilik soğuyamadan yiyip bitiriyorum çünkü:)) Buyrun efendim bir barbunya hikayesi:


Malzemeler:

Yarım kilo barbunya fasülye
2 adet havuç
1 adet büyük soğan
1 adet kırmızı biber
1 adet domates
2 tatlı kaşığı salça
1 çay kaşığı şeker
Sıcak su
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
Yapılışı:
                       
-Pazardan alıp taze taze getirdiğiniz barbunya fasülyeleri ayıklayıp yıkayın.
-Soğanı,biberi ve havucu küp küp doğrayıp zeytinyağı ile iyice kavurun.
-Salçayı ve doğranmış domatesi de ilave edip birkaç dakika daha kavurmaya devam edin.
-Üzerine barbunyaları ekleyip karıştırarak birkaç dakika daha kavurun.
-Kavrulan barbunya fasülyelerin üzerine baharatları ekleyip arzu ettiğiniz kadar sıcak su ekleyerek kaynamaya bırakın.Ben az sulu sevdiğim için 1,5 su bardağı kadar ekliyorum,miktarı kendi damak tadınıza göre ayarlayın.
-Yemeğin suyu kaynayınca şeker ve tuzunu da ekleyip kısık ateşte pişmeye bırakın.
-Tercihen yemek ılındıktan sonra limonla servis yapın.

LeylaK
 
GÖBEK MARUL SALATA

GÖBEK MARUL SALATA




Sebzenin çiğ veya pişmiş her çeşidini sevdiğimi belirtmiştim.Hele de bol ve taze olarak bulabildiğimiz bu son yaz günlerinde elimden geldiğince salata yapıyorum.Kışın daha ziyade tercihim patates ,makarna salatası gibi pişerek hazırlanan salatalar olurken yazın işte bu güzel sebzelerden kendimi alamıyorum.Arka balkonumuzdaki kocaman saksılarda yetişen chery domatesleri de her salataya mutlaka ilave ediyorum.Ama artık son demlerini yaşıyorlar.Sanırım bunlar onların son güzel görüntüleri olacak !
                      
Malzemeler:
           
2 avuç büyüklüğünde göbek(ıceberg) marul
2 adet badem salatalık
15-20 adet kiraz domates
Birkaç dal maydonoz
Bir küçük kırmızı biber
Birkaç parça beyaz koyun peyniri ve birkaç tane zeytin
Zeytinyağı,nar ekşisi,limon suyu,tuz

                    
Yapılışı:
                   
-Bu lezzetli malzemeleri bir araya getirerek güzel bir salata elde etmemek mümkün değil.Yapacağınız tek şey tüm malzemeleri doğrayıp onları kendi zevkinize göre istediğiniz şekilde tabağa yerleştirmek.
-Arzuya göre bu salataya mısır da eklenebilir.
SOYA SOSLU TAVUK VE FIRINDA PATATES

SOYA SOSLU TAVUK VE FIRINDA PATATES


İlk defa soya sosu kullandım desem yalan olmaz.Çin mutfağına özgü bu tadı daha önce keşfetmemiş olduğum için kendime kızdım.Ama şimdi geçmişe üzülmenin değil geleceğe yeni tariflerle hazırlanmanın zamanı:)) Denemeniz dileğiyle buyrun bir tavuk hikayesi:
Tavuk İçin Malzemeler:
500gr tavuk göğsü(2 büyük parça)
1 orta boy soğan
2 adet kırmızı biber
2 adet yeşil biber
5 yemek kaşığı zeytinyağı
3 tatlı kaşığı soyasosu
Pul biber,kimyon,karabiber
Yapılışı:
-Tavuk göğsünü julyen usulü doğrayın( kızartmalık patates diliminden daha ince).
-2 yemek kaşığı zeytinyağı,pul biber,karabiber,kimyon ve 3tatlı kaşığı soyasosu ile bir karışım hazırlayın.
-Doğradığınız tavuk göğüslerini bu karışıma ekleyip arada bir karıştırarak 3saat buzdolabında dinlendirin.
-Soğan ve biberleri küçük parçalar halinde doğrayın.
-Wok tavaya 2 yemek kaşığı zeytinyağını ekleyip doğranan soğan ve biberleri kavurun(wok tavanız yoksa teflon herhangi bir tava da olur.Ancak çabuk pişirme yapılacağı için wok tavada daha lezzetli olacaktır tavuklar).
-Sürekli karıştırarak iyice kavurduğunuz soğan ve biberlerinize tavukları ekleyin.Yüksek ısıda karıştırmaya devam ederek yaklaşık 10dakika pişirin.
-Tuzu eklemeden önce tavuğun tadına bakın,soya sosu tuzlu bir sos olduğu için yeterli gelebilir.
-Bu şekilde tavuğun kısa sürede pişmesini ve çok daha lezzetli olmasını sağlarsınız.
Fırında Patates İçin Malzemeler:
3adet orta boy patates
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 er çay kaşığı pul biber,nane,kekik,karabiber
Yeteri kadar tuz ve haşlamak için su
Yapılışı:
-İlk olarak patatesleri yıkayıp 1 parmak kalınlığında olacak şekilde halka halka doğrayıp haşlayın.
-Zeytinyağı ve baharatları düz bir tabakta karıştırın.
-Az miktarda haşlanan patatesleri zeytinyağı ve baharat karışımına iyice bulayıp fırın tepsisine dizin.
-Yaklaşık 5dakika kızgın fırında patatesleri kızartın.Böylelikle et yemekleri ve pilavların yanında yiyebileceğiniz bir aparatif elde etmiş olursunuz.
AFİYET OLSUN
ÜZÜMLÜ FISTIKLI PİLAV

ÜZÜMLÜ FISTIKLI PİLAV


Eskiden tatlıyla tuzluyu karıştırıp yemekten zerre kadar haz etmeyen bir insanken son 1yıldır hayatımızdaki değişikliklerden olsa gerek damak tadımda da bir takım değişiklikler meydana geldi.Bunlardan biri de pilav konusunda oldu.Öğrenciyken yemekhanede çıkan kuş üzümlü pilavdan nefret ederdim.Hatta arada bir misafirliklerde eğer kuşüzümlü yaprak sarmasına rastlıyorsam vay benim halime,kesin aç kalırdım:))Şimdi bizzat ben yapıyorum ve afiyetle de yiyorum.Buyrun tatlı bir pilav hikayesi;
Malzemeler:
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı sıcak su
1 yemek kaşığı sıvıyağ
2 tatlı kaşığı kuş üzümü
1 yemek kaşığı dolmalık fıstık
Yapılışı:
-Klasik pilav yapar gibi yine sıvıyağı kızdırın ve dolmalık fıstıkları ekleyip kısa bir süre karıştırın.
-Fıstıkların üzerine yıkanmış pirinçleri ekleyip tel tel olana dek kavurun.Bu sırada zaten fıstıklarda iyice pembeleşecektir.
-Tam olarak kavrulduğundan emin olduğunuz pirinç ve fıstıkların üzerine yıkanmış kuş üzümlerini ve suyu döküp tuzunu da ilave ederek pişmeye bırakın.
-Suyunu tamamen çeken pilavın üzerine bir bez örtüp kapağını kapatın ve 15dakika dinlendirin.
AFİYET OLSUN

24 Ağustos 2009 Pazartesi

KAHVELİ ÇİKOLATALI KEK

KAHVELİ ÇİKOLATALI KEK




Israrla çikolatanın her yere yakıştığını düşünenlerdenim ben. E tabiki keklerimin de ayrılmaz bir parçasıdır.Neli olursa olsun hepsinin üzerinde çikolata sosu veya içerisinde çikolata parçacıkları görmek mutlu olmama yeter :)  Bu kez hem çook sevdiğim çikolatayı hem de delisi olduğum kahveyi birleştirerek bir kek yapmak fikri geldi aklıma.Tabi ki fikir bile benim başımı döndürmeye yetti. Uzun bir arama mücadelesinden sonra kendi uyduruk tarifimi hazırlamayı tercih ettim.Buyrun başımı döndüren bir kekin hikayesi;

Malzemeler:

4 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1 paket üçübirarada kahve
1 su bardağı damla çikolata
3,5-4 su bardağı un
1 paket kabartmatozu
1 paket vanilya

Üzeri İçin: Çikolata sosu

Yapılışı:

-Yumurta ve şekerileri kar haline gelene dek çırpın(5dakika kadar).
-Sütün tamamını kullanarak kahveyi hazırlayın ve şeker-yumurta karışımına ekleyin.
-Bu karışımın üzerine sıvıyağı da ilave edip mikserin en düşük ayarıyla bir dakika kadar çırpın.
-Unu eleyip içerisine vanilya ve kabartmatozunu ekleyin,tahta bir kaşık yardımıyla bunu da karışımınıza yedirin.
-Son olarak damla çikolataları ilave edip yağlanmış unlanmış kek kalıbına boşaltın.
-175derecede ısınmış fırında 35-40dakika kadar pişirin.
-Çikolata sosunu sitedeki tarife göre hazırlayın.İsterseniz hazır çikolata soslarından da kullanabilirsiniz.
-Kekiniz pişip ılındıktan sonra çikolatasosuyla birlikte servis yapın.

LeylaK

22 Ağustos 2009 Cumartesi

BOL SEBZELİ MERCİMEK ÇORBASI

BOL SEBZELİ MERCİMEK ÇORBASI



Çocukluğumda okuldan çıkıp eve gelene dek evin içini kaplayan mis gibi mercimek kokusunun hayalini kurardım.Evimizde en sık pişen çorba mercimek çorbasıydı.Evin içinde bu kadar yoğun bir mercimek kokusunun olma sebebi ise annemin bu çorbayı az salçalı ve sadece mercimekten yapıyor olmasıydı.Yemek yapmaya başladıktan sonra tariflerde gördüğüm mercimek çorbaları bana hep başka bir çorbaymış gibi geldi.Hiç biri çocukluğumun mercimek çorbasını anımsatmadı.Hala en sevdiğim çeşidi sadece mercimekten yapılanıdır.Ama konu sağlıksa ben en besleyici olanının tarifini vermeyi tercih ederim :)


Malzemeler (6-8 kişilik) :

1 su bardağı kırmızı mercimek
1 orta boy patates
1 orta boy havuç
1 orta boy soğan (veya 3 adet arpacık soğano)
7-8  su bardağı sıcak su
Maydonoz sapları

Sosu İçin : 4 yemek kaşığı sıvıyağ, 2 tatlı kaşığı salça, nane, pul biber, karabiber

Yapılışı:

-Patates, soğan ve havucun kabuklarını soyup 4-5 parçaya ayırarak tencereye koyun.
-Mercimeği yıkayıp sebzelerin üzerine alın.
-Sarımsakları bütün haliyle ve maydonoz saplarını da hiç bölmeden tencereye ilave edin.
-Suyu tencereye alın. Orta ateşte ara ara karıştırarak tüm sebzeleri pişirin. Bu aşamada pişme testini havucu kontrol ederek yapabilirsiniz. Havuç pişmişse hepsi tamamdır.
-Pişen sebzeleri el blendrı yardımıyla püre haline getirin. Tuzu ilave edin. Çorbanın kıvamı size katı geldiyse üzerine biraz sıcak su ekleyin.
-Sos için sıvıyağ ve salçayı bir yerde kavurun. Üzerine tüm baharatları ekleyip salçayla özdeşleştirin.
-Sosu çorbaya ilave edip kısık ateşte 4-5 dk daha pişirin.


LeylaK