27 Kasım 2009 Cuma

MANTAR SOSLU MAKARNA

MANTAR SOSLU MAKARNA

 
Makarna başlı başına bir yemek kültürü.Bunu ilk makarna tarifimde uzun uzun anlatmıştım.Merak edenler burayı tıklayıp yazımı okuyabilirler.O yazıdan sonra fırsat buldukça makarna ile ilgili araştırmalar yaptım ve gördüm ki makarna sosları tamamiyle ayrı bir dünya gibi.O kadar geniş bir kategori ki hepsini incelemeye ne ömrüm yeter ne de sabrım.Tamı tamına 130-180 civarında makarna sosu olduğu tahmin ediliyor.Benimse şimdiye dek deneyip de beğendim sadece 8 makarna sosu var,yanlış duymadınız sadece 8 tanecik . Ama bu sos yelpazesini gördükten sonra çok büyük hırs yaptım:))Benim gibi bir makarna çılgını bu sosların en az 10 tanesini denemeli,öyle değil mi??

Bu klasik bir mantarlı makarna tarifi.Yani ekstra bir özelliği,ayrıcalığı falan yok.Ama bu haliyle bile benim bolonez soslu makarnadan sonra en sevdiğim makarna sosu.180 çeşit sostan bahsettikten sonra benim gibi cahil cüheyla bir blog yazarının makarnayla ilgili hikayelerini dinlemeyeceğinizi düşünerek tarife geçiyorum.Buyrun en klasiğinden bir sos hikayesi:
 
Malzemeler:
 
250gr makarna
8-10 adet orta boy mantar
1 adet yeşil biber
2 orta boy domates
1 tatlı kaşığı domates salçası
3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı ince kıyılmış maydonoz
Karabiber,Nane,Kırmızıbiber,Kekik
Tercihen taze fesleğen
 
Sosun Yapılışı:
 
-Mantarları yıkayıp ince ince doğrayın(vaktiniz varsa limonlu suda 15 dakika bekletin).
-Biberi ve domatesleri doğrayın.
-İlk olarak sıvıyağla biberleri 2-3dakika sürekli karıştırarak kavurun.Yağ miktarını kendi damak zevkinize göre değiştirebilirsiniz.
-Mantarları ilave edip kavurma işlemine devam edin.
-Domatesleri suyu ile birlikte kavrulan biber ve mantarlara ekleyip 5 dakika pişmeye bırakın.
-Tavadaki mantar ve domates suyu tamamen çekildikten sonra maydonoz,salça,tuz ve  baharatları ekleyip 2 dakika daha pişirin.
 
Sunum:
 
-Makarnayı tarife göre hazırlayıp servis tabağına alın.
-Sosu makarnanın üzerine gezdirin ve istediğiniz gibi süsleyin.
 
LeylaK

23 Kasım 2009 Pazartesi

NUTELLALI  BİSKÜVİ

NUTELLALI BİSKÜVİ

nutellalı bisküvi
  
Şu dünyada iki mucide yatar kalkar dua ederim , 1-Elektriği icat edene , 2-Nutellayı üretene...
Çikolata kreması demem gerektiğini biliyorum , ama o tadın yerini hiç bir Türk markalı çikolata kreması alamadığı için üzerine basa basa Nutella diyorum. Reklam mı yapmış oluyorum ? Olsun ben bundan rahatsız değilim. Eğer bu kadar kaliteli ve kalitesi onaylanmış bir lezzetten bahsediyorsak ben o reklama aracı olmayı seve seve kabul ediyorum :)

Çikolatanın olduğu tüm tariflerde , çikolataya alternatif olarak kullanmayı sık sık denediğim Nutellayı bu kez Aslı 'nın sitesinde rastladığım bir tarifle denedim. Tamam Aslı'nın fotoğrafları daha güzel görünüyor olabilir , ama sonuçta tarif aynı , lezzet aynı , tutku aynı :)

Yüksek derecede bağlayıcılığı olan bir bisküvi hikayesine buyrun :

Malzemeler:
 
1 su bardağı nutella
1 adet yumurta
100gr oda sıcaklığında margarin
1 su bardağı tozşeker
2 su bardağı un
2 çorba kaşığı kakao
 
Üzeri İçin:
 
Damla çikolata
 
Yapılışı:
 
-Yumura,margarin ve şekeri birbirine iyice karışana dek yoğurun.
-Un ve kakaoyu ayrı bir kaba eleyin.
-Sıvı karışıma nutellayı ve kuru karışımı azar azar ilave ederek yoğurun.
-Bisküvi hamurunun üzerini nemli bir bezle örtüp 30dakika dinlendirin.
-Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp şekil verin ve tepsiye dizin.
-Her bir bisküvi hamurunun üzerine dilediğiniz şekilde damla çikolataları yerleştirin.
-175derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 15-20 dakika pişirin.
-Aslı'nın da belirttiği gibi ılık olarak servis yapın,çünkü bekledikçe çok daha lezzetli oluyor.


LeylaK  

17 Kasım 2009 Salı

13 Kasım 2009 Cuma

"47.PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ"  KAYISILI KURABİYE

"47.PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ" KAYISILI KURABİYE

  
Pişerken eve yayılan mis gibi kokusuyla iştahınızı kabartacak bu güzel kurabiyeleri  ev sahipliğini http://ferahinmutfagi.com/ 'un yaptığı 47.Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğine gönderiyorum.Arkadaşımıza kolay gelsin dileklerimle buyrun,ne tadına bakmaktan ne de yemekten bıkmayacağınız bir kurabiye hikayesi:
   
Malzemeler:
 
1 paket oda sıcaklığında margarin
2 adet yumurta
1 su bardağı küp doğranmış kayısı
6 yemek kaşığı pudra şekeri
3 su bardağı un
1 paket kabartmatozu
1 paket vanilya
Hindistancevizi
 
Yapılışı:
 
-Oda sıcaklığındaki margarin,2 yumurtanın sarısı ve 1 su bardağı küp doğranmış kayısı birbirine harmanlanır.Yumurta akları kurabiyeleri bulamak için bir tabağa ayrılır.
-Pudra şekeri,un,vanilya,kabartmatozu ayrı bir kaba elenir.
-Kayısılı karışıma,unlu karışım yavaş yavaş ilave edilerek yumuşak bir kurabiye hamuru elde edilir.
-Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp önce yumurta aklarına,ardından hindistancevizine bulanıp tepsiye dizilir.Kurabiyelerin her yerini yumurta akı ve hindistancevizine bulamaya özen gösterin.
-175derecede ısıtılmış fırında kurabiyeler sarımtırak bir renge dönüşene dek pişirilir.

  LeylaK

11 Kasım 2009 Çarşamba

MISIR UNLU CEVİZLİ KEK

MISIR UNLU CEVİZLİ KEK


 
     Canım arkadaşım Günnur birgün Ege'lileri anlatırken "Biz herşeyi yoğurtlayıp yiyen insanlarız" demişti.Çok hoşuma gitmişi bu söz.Sanırım bundan ekkilendim ki ben de şöyle bir söz ürettim Karadeniz'lilerle ilgili olarak : "Biz herşeye mısır unu koyan insanlarız" :))) Balıkları kızartmadan önce mısırununa bulamak en basit mısırunu kullanış yöntemi.Bunun dışında bazı çorbalara kattığımız gibi başlı başına mısırunu çorbası da yaparız.Lahana yemeği gibi yeşil yapraklı sebze yemeklerine de koymadan edemeyiz.Tamamiyle mısırunundan yapılan ve fırından çıkar çıkmaz içine tereyağı koyularak midelerimizi şereflendiren kendine has tadıyla Mısır Ekmeğimiz de mevcuttur.Ama enn güzeli bazı yörelerde GUYMAK olarak adlandırılan,bazı şehir insanlarına MIHLAMA ismiyle öğretilmeye çalışılan bir yemek vardır ki,benim mısırununa aşkım onunla başlamıştır(Guymak yapıldığı an yenmesi gereken,soğuduğu zaman bir anlamı kalmayan bir kahvaltılıktır,bu kadar sevmeme rağmen siteye ekleyemememin sebebi fotoğraf çekecek kadar bekletilememesidir:)).
     Guymakla başlayan mısırunu yolculuğum bugünlerde mısırunlu kekle devam etmekte(Sanırım bunun ardından da da mısırunlu kurabiye ve poğaça gelecek).Ama mısırununu bu kadar kullanmamıza rağmen ben kekini ilkkez yapıyorum.İlk denememe rağmen gayet başarılı bir sonuç aldım.Yalnız mısırunu miktarını biraz azaltıp içerisine azıcık beyaz un eklersem sanırım daha yumuşak bir kek hamuru elde edebilirim.Çünkü benim kekim biraz sert,çabuk kırılabilen bir yapıda oldu.Siz tarifi uygularken un miktarlarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.Tarif Papatya Sofrası 'ndan.Ben tarifi, bazı değişiklikler yaparak kullandım.Tarifin orjinal haline linki tıklayarak ulaşabilirsiniz.Afiyet olsun dileklerimle buyrun ,mısırununun kendini kaybettiği bir kek hikayesi:
   
Kek Hamuru İçin Malzemeler:
 
4 yumurta
2 su bardağı mısır unu
1 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay bardağı ince çekilmiş ceviz içi
1 çay bardağı kuru üzüm
1 çay kaşığı tarçın

  
Üzeri İçin Malzemeler:
 
Vanilyalı puding
2,5 su bardağı süt
Hindistancevizi
 
Yapılışı:
 
-Oda sıcaklığındaki yumurtaları ve şekeri mikserin yüksek ayarıyla krema kıvamına gelene dek(5-6 dakika) çırpın.
-Bu karışıma sıvıyağ ve süü ekleyerek bir çırpma teli yardımıyla karıştırın.
-Ayrı bir yere mısırunu,vanilya ve kabarmatozu eleyin.
-Kuru karışımı,sıvı karışıma tahta bir kaşıkla yavaş yavaş ilave ederek  harmanlayın.Özellikle bu aşamada mikser kullanmayın.Daha önceki kek tariflerinde de belirttiğim gibi yumurtaları çırptıktan sonra mikser kullanmak yumurtaların içinde hava ile dolan proteinlerin sönmesine,bu da kekin kabarmamasına sebep olur.
-Ceviziçi,tarçın ve kuru üzümleri ekleyip son kez karıştırın.
-150 derecede ısıtılmış fırında 40-45dakika pişirin.
-Kek pişerken vanilyalı pudingi üzerinedeki tarife göre hazırlayın.Daha katı bir puding elde edebilmek için 2,5 bardak süt kullanın.
-Pişen keki biraz ılınması için bekletin.Bu sürekli karıştırarak hem üzerinin kabuk tutmasını engelleyin hem de biraz soğumasını sağlayın.


 
-Pudingi kekin üzerine dökün.Her yerine bulaşmasını sağlayın.

   
 
-Son olarak keki hindistancevizi ile kaplayıp servis yapın.
 
AFİYET OLSUN

9 Kasım 2009 Pazartesi

TAHİNLİ KURABİYE

TAHİNLİ KURABİYE

 
Bu siteyi her ziyaretinizde unutmayın bir KURABİYE CANAVARI ile karşı karşıyasınız. Bu kurabiye tutkum nerden geliyor bilmiyorum. Bildiğim birşey varsa; eskiden misafirliğe gittiğimiz evlerde gördüğüm cam kavanoz içerisindeki kurabiye görüntüsüne her zaman özenmiş olmam. Her kurabiye yapışımda da bu görüntüyü gözümün önüne getirip "bunları kavanoza koyup öylece seyretmeliyim" diyorum. Peki oluyor mu? HAYIR. Neden? Çünkü ben Leylaysam hiçbir kurabiye gözümün önünde birkaç dakikadan fazla duramaz . Ama seviyorum ben içimdeki bu kurabiye aşkını.

Aslında bu siteyi açtığım zaman ilk amacım sadece kurabiye tarfileri yayınlamaktı. Çünkü bir fincan kahvenin yanında giden en güzel şey KURABİYEdir bence. Yazdığım tariflerden anlayacağınız üzre amacımdan biraz uzaklaştım. Diğer blog siteleri inceleyince gördüm ki ben kurabiyeyle ilgili hiçbirşey bilmiyorum.Hali hazırda eklenmeyi bekleyenlerle birlikte bildiğim sadece 15 çeşit kurabiye var. Adı bende saklı bir blog sitede tam 52 çeşit kurabiye tarifi gördüm ki hepsini incelememe kıskanç ruhum izin vermedi. Ama tıpkı makarna soslarında olduğu gibi kurabiye konusunda da hırslıyım, hepsini hepsini hepsini deneyip tadına bakmak istiyorum. 

Kendimi bu kurabiye sevgisi ve tarif hırsıyla başbaşa bırakıp ,sizleri ağızda çabucak dağılan bir kurabiye hikayesine yönlendiriyorum(Tarif, sefertasi adlı siteden esinlenilerek denenmiş ve eklenmiştir) :
 
Malzemeler:
 
1 su bardağı tahin
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta
1 su bardağına yakın iri dövülmüş ceviz
Yarım su bardağı hindistancevizi
1 çay kaşığı kabartmatozu
1 paket vanilya
3-4 su bardağı un
  
Yapılışı:
 
-Yumurtanın beyazını bir tabağa ayırıp sarısını derin bir kaba alın.
-Üzerine tahin ve sıvıyağı ekleyip biraz karıştırın.
-3 su bardağı un,pudra şekeri,kabartmatozu ve vanilyayı ayrı bir kaba eleyin.
-Kuru karışımı azar azar sıvı karışıma ilave edip karıştırmaya devam edin.
-Ben su bardağı un kullandım fakat benim kurabiyelerim çok çabuk dağılan bir şekil aldılar.Bu yüzden 3 bardak undan sonra, hamurunuzun durumuna göre un miktarını 4 bardağa kadar çıkarabilirsiniz.
-Hamur hazır olunca ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yumarlayın.Hamurun hazır olup olmadığını birkaç tane kurabiye yapıp tepsiye koyup biraz bekleterek anlayabilirsiniz.Eğer hamur yayılmaya başlıyorsa biraz daha un istiyor demektir.
-Her bir kurabiyenin üstünü önce ayırdığınız yumurta akına sonra iri dövülmüş cevize batırıp tepsiye dizin.Ben çıkan kurabiyelerin yarısını hindistancevizine,diğer yarısını cevize batırdım.Üst fotoğraf cevize bulanmış,alt fotoğraf ise hindistancevizine bulanmış kurabiyelere ait.
-170derecede ısıtılmış fırında kurabiyeler pembeleşene dek pişirin.
-Sıcakken yemekte zorlanabileceğiniz(çok dağılıyor çünkü) ,ama birgün bekledikten sonra harika kurabiyelere dönüşen süper bir tarif bu.Benim gibi tahini ve kurabiyeyi seviyorsanız,ikisini birarada daha çok seveceksiniz eminim.


ACI BİBER VE DOMATES SOSLU KEPEKLİ MAKARNA

ACI BİBER VE DOMATES SOSLU KEPEKLİ MAKARNA

 
Börek tarifinden sonra diyet bir tarifin gelmesi çok alakasız oldu biliyorum ama tezatlar her zaman ilgi çekicidir:)) Bu tarifi deneyeli uzun bir zaman oldu.Hatta denedikten sonra 3 kere daha pişirdim ama buna rağmen bir türlü fırsat bulup ekleyemedim.Merak edenlere ; fotoğraflar arasındaki farklılık da bu sebepten kaynaklanıyor :) Alt fotoğraftakine daha az biber ekledim.Sonuçta her iki şekilde de gayet lezzetli oldu.

Kepekli makarnanın böyle lezzetli olacağını tahmin etmezdim.Evet itiraf ediyorum bu yaşıma kadar kepekli makarna yemedim.Esasında tad olarak buğdağ makarnasından pek farkı yok.Bu açıdan biraz şaşırttı beni,yani daha farklı bir tad bekliyordum.Bu sözlerimden hüsrana falan uğradığımı düşünmeyin.Aksine,farklı bir tadla karşılaşmadığım için memnunum:)Hem sağlıklı hem lezzetli bir yemek her zaman bulunmuyor.İşte bu tam da böyle bir tarif.Börek tarifinde sergilediğim gevezeliği bu tarifte devam ettirmek istemiyorum ve hemen kepekli makarna hikayeme geçiyorum:
 
Malzemeler(Kişi sayısı,oburluğa göre değişmekle birlikte biz 4 kişi bitirebildik):
 
250gr kepekli makarna
3 orta boy domates
3 orta boy közlenmiş kırmızı biber
2 tatlı kaşığı kaşığı acı biber salçası
4 diş sarımsak
4 yemek kaşığı sıvıyağ
Karabiber
Kırmızıbiber
 
Sosun Yapılışı:

-Domatesleri incecik doğrayıp 3 yemek kaşığı sıvıyağ ve biber salçası ile ezilene dek kavurun.
-Kavrulan domateslere ince kıyılmış sarımsakları ve iri iri doğranmış(üst fotoğrafta görüldüğü gibi) közlenmiş biberleri ilave edin.Ben bu aşamada 1 çay karışı sirke de ekledim.Amaç farklılık olsun:))
-Sarımsağın kokusu iyice yayındıktan sonra(ki en güzel yeri bu mis gibi koku bence) 1 çay kaşığı kadar karabiber ve kırmızıbiberi ekleyin.Tuzu da ilave ettikten sonra sosunuz kullanıma hazır.

Sunum:
 
-Makarnayı tarifine göre hazırlayın(Haşlama suyuna 1 yemek kaşığı sıvıyağ ekleyin)
-Haşlanmış makarnayı servis tabağına alın.
-Üzerine hazırladığınız sosu döküp makarnaları ezmeden karıştırın.
-DİKKAT,oldukça acı bir makarnanız oldu.Acıyla aranız yoksa karabiber ve kırmızı biberi ilave etmeyin.Hatta acı biber salçası yerine domates salçası bile kullanabilirsiniz.Ama o zaman ACI BİBER VE DOMATES SOSLU MAKARNA yapmış olmazsınız.Yani bu tarifle pek bir alakanız olmaz.Ama kendi tarifinizi yaratmış olursunuz ki bu benim her zaman desteklediğim bir uygulama.

    
LeylaK 
ISPANAKLI BÖREK

ISPANAKLI BÖREK


 
Yaklaşık 2 aydır haftada bir(genelde salı günleri) evde ıspanaklı börek pişirmek gelenek haline gelmişti.Biz bu 2 aylık geleneği bu cuma gecesi bozduk.Artık sadece salı günleri değil cuma günleri de evde ıspanak böreği pişmeye başladı.Hem de gece pişirdim ki "Cumartesi Sabahı Kahvaltısı"na da kalsın diye.Allah sonumuzu hayır etsin,bu gidiş göbek kısmımda bir takım değşikliklere sebep olacak gibi görünüyor:))

Cuma günleri benim için oldukça yorucu geçiyor.Eve gelip,yiyip içip yattıktan sonra bir daha 22:30 civarı uyanınca insan sapıtıyormuş demekki.O saate hadi kek vs. anlarım da börek (hele de böreklerin en zahmetlisini) yapmak hangi manyağın aklına gelir, BENİM. Neyse velhasıl böreğimizi yaptık,bir de çay demledik, gece gece Beyaz'ı izlerken afiyetle yedik.Bitti mi? Biter mi hiç. Fotoğraflarda gördüğünüz üzere bu börek keyfi bir sonraki günün sabahına da sarktı.O zaman anladım ki gece börek yapmak iyi bir şey, hem o gün yeme isteğinizi gideriyor,hem de bir sonraki günün kahvaltısına bir alternatif oluşuyor.
    
Bu börek mevzusuyla ilgili bir hikayem daha var ki bu kadar şey anlattım,onu yazmazsam olmaz.Birgün ben yine böyle ıspanaklı börek yapmışım,fırında pişiyor.Eşime dedim ki "ben markete gidiyorum,şu börekler pişince fırını kapat,yanık börek yemeyelim". Ben bu endişeli ruh haliyle işlerimi halletmeye çalışırken,sevgili böreklerimin başına gelenlerden habersizdim.Eve döndüm,mutfağa yöneldim.Fırının kapağını bir açtım ne göreyim,tepsinin yarısı yok.Ben börekler yanacak da tadına bakamayacağım endişesi taşırken bambaşka bir sebepten ötürü börek yiyemedim ! Comolocco'm , yarım tepsi böreği ben gelene kadar bitirmiş.Şimdi şükrediyorum market yakında da gidip gelene dek kısa bir süre geçiyor.Uzakta olsaydı bana hiç börek kalmayabilirdi ! 

Buyrun ,  içinde bir sürü macera barındıran ıspanaklı börek hikayesi:
    
                      
İçi İçin Malzemeler(3 adet yufkayla toplam 12 gül börek için):
 
Yarım kilo ıspanak
1 büyük soğan
1 tatlı kaşığı salça
Karabiber
Kırmızı toz biber
4 yemek kaşığı sıvıyağ
 
Harcı İçin Malzemeler:
 
2 su bardağı süt
1/2 su bardağı yoğurt
1/4 su bardağı sıvıyağ
1 yumurtanın akı
 
Yapılışı:
 
-Ispanakları ayıklayıp 1 saat kadar suda bekletin.Bu süre içerisinde suyu birkaç kez değiştirip temiz su ekleyin.Ben suyun içerisine her seferinde 1 yemek kaşığı kadar sirke de ilave ediyorum.Ispanak çok topraklı bir sebze olduğu için,maalesef böyle bir yönteme başvurmak zorunda kalıyoruz.
-Ispanakları çok ince olmayacak şekilde doğrayın.
-Soğanı küp şeklinde doğrayıp büyükçe bir tavada pembeleşene dek sıvıyağla kavurun.
-Salçayı ekleyip soğanlarla özdeşleştirdikten sonra ıspanakları ekleyin ve birkaç kez kavurup pişmeye bırakın.
-Ispanaklar suyunu salıp çektikten sonra(yaklaşık 10 dakika) 1 çay kaşığı kadar karabiber ,kırmızı toz biber ve tuzunu ilave edip ocağı kapatın.
-Yumuratnın beyazını derin bir kaseye kırın,sarısını üzeri için ayırın.
-Kasenin içerisine süt,yoğurt ve sıvıyağı da ilave edip çırpın.
-Yufkaları üst üste serin ve önce ikiye sonra dörte bölün.
-Oluşan her bir yufka dilimine hazırladığınız sıvı harçtan döküp fırça yardımıyla yufkanın her yerine yayın.Çok ıslatmamaya,ama fazla kuru yer kalmamasına da dikkat edin.Ne kadar güzel ıslanırsa o kadar lezzetli olur.
-Yufkanın uzun kenarına ıspanaklı harçtan 2 yemek kaşığı kadar koyup uzunlamasına yayın.İç mazlemesini piştiği tavada yemek kaşığı yardımıyla 12 eşit parçaya ayırırsanız daha planlı olur.Zira işin sonunda ıspanaklı harcın yetmediğini görüp üzülmezsiniz:))
-Yufkanın kenarlarını içe katlamadan rulo şeklinde sarın.Ardından bir ucundan başlayarak içe doğru döndürüp gül şekli verin ve tepsiye dizin.
-Bütün yufkaları bu şekilde bitirin.
-Güllerin üzerine yumurta sarısını sürün.Eğer sıvı harcınızdan kaldıysa böreklerin üzerine paylaştırabilirsiniz.Kalmadıysa güllerin üzerine az miktar daha süt gezdirebilirsiniz.Böylece börek daha yumuşak olacaktır.
-Son olarak çörek otu ve susamla süsleyip 200derece ısıtılmış fırında börekleri pişirin.
 

LeylaK