25 Kasım 2010 Perşembe

BALLI KREP SARMA

BALLI KREP SARMA


Bayram telaşı , öğretmenler günü derken bir bakmışım Kasım ayının sonuna gelmişiz.Bu süreçte "Blog Resimleri" klasörümün içinde tam 7 tane "bekleyenler" isimli alt klasörler oluşmuş.Bekleyen ; Kahve Dükkanı,bekleyen ; izleyiciler,bekleyen ; etiketlenmiş fotoğraflar,bekleyen ; yapılanların tadına bakıp tarif isteyen arkadaşlar, bekleten : LEYLA !!!!!! 

Gördüğünüz gibi kendime sitem doluyum.Tembelliğime bulacak bahanem yok. Cenk' in son 3 tarifini öyle bir azimle denedim ve fotoğrafladım ki, görseniz bunları Beyaz Saray'ın kahve salonu için hazırladım sanarsınız...Bir çalışma ne kadar iyi sonuçlanırsa sonuçlansın,eğer blog yazısı yazacak ilhamınız yoksa,fotoğrafların güzelliği sizi teşvik etmiyor."beklet beklet nereye kadar?" felsefesiyle kendime can vermeye çalışarak açtım bekleyen fotoğraflarımı.Çok kararlıydım,bugün yeni bir yazı hazırlayacak ve  birazda son günlerin özetini geçerek hikayemi yazacaktım.Daha klasörü açar açmaz karşıma çıkan 78 adet fotoğraf  bu şevkimi kırdı. Buram buram badem unu ve yanık tereyağı kokan Fransız keki FİNANCİER'lerimi paylaşacaktım , yoksa geçen kış gelenekselleştirdiğim ıspanaklı börek lerin bu yıl yerini dolduran PIRASALI  BÖREKleri mi ?? Yeni keşfettiğim dışı tereyağ kaplı ELMALI CUPKEK ler mi daha çekiciydi , PEYNİRLİ KREP SARMAlar mı ?? Dahası , her aşaması belgelenmiş bir de SEBZE SOSLU FETTUCCINE (Çeçil peyniri ve cevizle ikram edilmesi tavsiyem) tarifim var ki kokusu hala burnumda .Tatlı olarak ne alırdınız , NUTELLALI SUPANGLE (ki kendisini geçen ramazan bayramından beri bekletiyorum).Ha tabi PATLICANLI BÖREK ve KARKEK'i de unutmamak lazım.Velhasıl bu kadar tarifin arasından beni çıkaran BALLI KREP SARMA oldu.

Ballı Krep Sarma fikri , Peynirli Krep Sarma'yı uydurduğum gün aklıma geldi.İçine domates ve peynir doldurduğum krepleri afiyetle tükettikten sonra kalan 1 krebi tatlı olarak kullanmaya karar verdiğimde çıktı ortaya bu sarmalar.Ben bal ve ceviz kullandım.Siz dilerseniz nutella,fındık ezmesi veya marmelat da kullanabilirsiniz.Tabi o zaman tad vermesi için ceviz yerine fındık veya taze meyve kullanmanız daha uygun olur(ya da dondurulmuş frambuaz vs.).

Şimdilik benden bu kadar.Aslında amacım , Kahve Dükkanı'nın facebook sayfası ' nı sizlerle paylaşmaktı ama hikayeyi fazla uzattığım için bunu bir sonraki tarife bırakıyorum.  Buyrun efendim , tuzlu şeylerin de tatlı olabileceğini bize ispat eden bir krep hikayesi :

Malzemeler  ( 9 adet krep sarma için) :

1 adet yumurta
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı beyaz un
1/2 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kabartmatozu
2 yemek kaşığı bal
1/2 su bardağı dövülmüş ceviz
1 yemek kaşığı sıvıyağ
 
Yapılışı :
 
-Yumurtayı tuzle birlikte 3 dakika çırpın.
-İçine süt,tuz ve kabartmatozunu ilave edip çatalla karıştırın.
-Unu,bu sıvının içine eleyip mikserle 1dakika daha çırpın.
-Omlet tavasını kızdırıp gerekiyorsa sağlayın.
-Krep hamurundan yarımşar kepçe alıp, tavaya aralıklı olarak yavaşça dökün.Burda yavaş davranmak önemli,aksi taktirde krep hamuru hemen dağılıp birbirine yapışacaktır.Dikkatli ve gerekli miktarda döktüğünüzde 26 cm çağındaki bir tavada 3 krepi birbirine yapışmadan pişirebilirsiniz.
-Krepleri ters yüz ederek pişirdikten sonra sıcakken içlerine bal sürün ve sıkıca sarın.
 

-Üzerine dövülmüş ceviz serpip servise hazırlayın.


 
AFİYET OLSUN
 
LeylaK

4 Kasım 2010 Perşembe

HALUJ ( ÇERKEZ MANTISI )

HALUJ ( ÇERKEZ MANTISI )


haluj,çerkez-mantısı,patatesli-mantı,vegan-mantı
Haluj ! Bir blog yazarının işine bir süre ara vermesi ( ya da vermek zorunda kalması ) demek , yayınlanmayı bekleyen bir sürü tarif , yazılmayı bekleyen bir o kadar yazı ve düzenlenmeyi bekleyen birçok fotoğraf demektir. 3 haftalık bir aradan sonra geri dönüş benim içinse tam bir "karmaşa" oldu. İlk denediğimde "şaheser" deyip fotoğrafladığım tarifler ,bu bekleme sürecinde o kadar çok denendi ki benim için artık önemini yitirmeye başladılar :) İşte haluj , tam da bu tariflerden biri.

Haluju , ilkkez ziyaret ettiğim bir yemek bloğunda görmüştüm. İsmi ilginç geldiği için "bir ara denerim" diyerek bir kenara not etmiştim ( sonradan öğrendim,meğer bilinen bir tarifmiş de benim haberim yokmuş:)). Aklıma patatesli gözleme düştüğü bir gün bu tarifi denemeye karar verdim (Patates ve hamurun uyumuna bayılırım , bu yüzden favorim patatesli gözlemedir). Mantı gibi açıldıktan sonra minicik minicik kesilmek zorunda olmayışı bana kolay bir tarif gibi gelmişti, yanılmışım. Çünkü haluju orjinal katlama şekliyle kapamak çok zor ve ben son 3-4 haluja kadar bunu beceremedim. Tam öğrenmiştim ki hamurum bitti :). Haluju pişirip yedikten sonra ise hergün ama hergün yapıp yenilesi bir lezzet olduğunu keşfettim. "Çerkezler ağzının tadını biliyormuş" demekten alıkoyamadım kendimi. Az evvel mutfağımda 3. kez haluj pişirince "e artık tarifi paylaşmak lazım Leyla" dedim kendime. Tarifi dener ve beğenirseniz lütfen kulaklarımı çınlatın. Çünkü ben bu tarifi aldığım blog yazarının kulaklarını sürekli çınlatıyorum (adını hatırlamasam bile ).

Malzemeler :
(Facebook sayfamızı takip edip, tariflerden anında haberdar olabilirsiniz , TIKLAYIN )
 
Hamur İçin :
3 su bardağı un
1,5 tatlı kaşığı tuz
Ilık su (1 su bardağı hazırlayın,azar azar ilave edin)
 
İç Malzemesi :
6 orta boy patates
1 adet soğan (tercihen)
1 çay kaşığı pul biber
1 çay kaşığı nane
 
Sosu :
3 yemek kaşığı tereyağı
2 tatlı kaşığı pul biber
1 çay kaşığı nane
 
ve mutlaka sarımsaklı yoğurt
 
Yapılışı :
 
-İlk olarak patatesleri haşlayıp soyun .Eğer iç malzemesini soğanlı hazırlayacaksanız patatesleri rendeleyin. Soğanı incecik doğrayıp 1 yemek kaşığı sıvıyağda kavurun,üzerine patates ve baharatları da ilave edip 5 dakika daha kavurun ve soğumaya bırakın.
   İç melzemesini sadece patatesten yapacaksanız eğer ( ben öyle yaptım ) patatesler soğuduktan sonra  patates eziciyle veya kuru bir bardağın tersiyle patatesleri ezin.
-Unu derin cam bir kaba eleyin.Ortasını açıp tuzu ekleyin ve parmak uçlarınızla yoğururken azar azar ılık su ilave edin.
-Yoğurup bir bütün haline getirdiğiniz hamuru 3 eşit parçaya ayırın ve üzerine nemli bir bez örtüp 20 dakika dinlenmeye bırakın.
- Dinlenmiş hamur bezelerini merdane yardımıyla mantıdan biraz daha kalık olacak şekilde açın ( 2mm kadar). Elastik bir hamur olduğundan biraz zor açılabilir telaş yapmayın !
 haluj,çerkez-mantısı,patatesli-mantı,vegan-mantı
-Açılan hamuru büyük bir kavanoz kapağı kullanarak kesin. Çelik kalıp kullanacaksanız eğer 8 cm çapında olanını tercih edin.Ben bazen yuvarlak kesiyor bazense aşağılardaki fotoğrafta olduğu gibi kare şeklinde bölüyorum. Evet,ikincisi daha pratik !
haluj,çerkez-mantısı,patatesli-mantı,vegan-mantı
-Kesilen dairelerin(veya karelerin) içine 1 tatlı kaşığı patates harcından koyup dilediğiniz şekilde kapatın. Orjinal kapatma şeklini , hamuru önce baş parmağınızla ardından işaret parmağınızla hamura kıvrım verip,içe gelecek şekilde bastırarak oluşturabilirsiniz. Benim yaptıklarım tam orjinal kapatma şekli olmasa da oldukça yakın bir görüntü. İlkkez yapıyorsanız zorlanabilirsiniz. Eliniz profesyonelleştikçe yapmak zevkli hale gelecektir , pes etmeyin ! Veya daha kolay kapatma şekilleri deneyin.
haluj,çerkez-mantısı,patatesli-mantı,vegan-mantı
-Halujları kağıt havlu serili bir yüzeye , birbirine değmeyecek şekilde yerleştirin. Aksi taktirde yapışabilirler.

-Ve geldik işin en güzel kısmına.2-3 litre suyu derin bir tencerede kaynatın.
-Halujları tencerenin içine teker teker atın.
-8-10 dakika pişirin. Pişen halujlar tencerenin yüzeyine çıkacaktır, kevgir yardımıyla mantıları servis tabağına aktarın .
-Tereyağını sos tavasında eritip hafif yanık hale gelenek dek kısık ateşte bekletin ( 2dk kadar). İçerisine pul biberi ilave edip sos tavasını çevirerek sosu 1-2 dakika pişirin. İçerisine herhangi bir kaşık sokmayın ,  yanık tereyağının lezzetiniz bozulmasın.
-Sarımsaklı yoğurdu halujları servis ettiğiniz tabağın yanına ilave edin.
-Tereyağı ve pulbiber sosunu servis tabağında kuzu kuzu bekleyen halujların üzerinde gezdirin.
-Son olarak naneyi de yoğurt ve halujların üzerine serpin ve yalnız kalabileceğiniz bir ortama çekilin. Çünkü bu tadı kimseyle paylaşmak istemeyeceksiniz :) haluj ikram edenleriniz bol olsun.

1 Kasım 2010 Pazartesi

YOĞURTLU SEMİZOTU

YOĞURTLU SEMİZOTU

 
Bugün 1 Kasım, teorik olarak kışın başlangıcı .Doğanın kendini arınmaya , yenilenmeye , tazelenmeye hazırladığı günlerin ilki. Bu yenilenme doğada olur da insanı etkilemez mi hiç ? Ben de doğaya ayak uydurup , son 4 yıldır her kış kendimi bir yenilenme sürecine alırım. Bunun ilk adımı "kış detoksu" ve ben bu ilk adıma bugün başladım. Tahminen 5 veya sürdürebilirsem 7 gün devam ettireceğim. Sadece bedeni değil ruhu da bu süreçte arındırmak için tv,bilgisayar gibi her türlü gürültü kirliliğini de kendinizden olabildiğince uzak tutmanız şart. Yani bu tarifin ardından tahminen 5gün uzak kalmayı düşünüyorum. Lafı dolandırıp getirmeyi planladığım nokta burasıydı işte :)

Kış yenilenmesinin ikinci adımını ise bu yıl blogumu yenileyerek yaptım. Sürekli takipçilerim , sayfamdaki renk ve bannerdaki fotoğraf değişikliğini mutlaka fark etmişlerdir. Bloğumun daha sade , daha ayrıntısız , daha ferak olması için birkaç şeyi azaltıp renk  tonlarını biraz hafiflettim. Anlayacağınız bundan sonraki ziyaretlerinizde daha aydınlık bir Kahve Dükkanı'yla karşınızdayım.

"Aman dikkat, mevsimi geçti geçecek" demeye hazırlıyordum kendimi. Bugün pazarda semizotundan eser göremeyince "tarifi yayına geç kaldım" dedim. Ama zaten sizin de eminim yazın bol bol hazırlayıp,en pratiğinden sofranızda yer verdiğiniz bir salatadır  yoğurtlu semizotu. Yenilenmiş sayfamın tadına bakan ilk tarif olma şerefini kendisine vermemin sebebi yeşil ve beyaz oluşudur :) (Bu beyaz takıntım yeni evime taşındığımdan beri üzerime yapıştı. Evimin heryerini beyazlaştırma gayretimin , evime taşındığımda  sanal alemime de yansıyacağını hiç tahmin etmemiştim.)

Daha önce Ekşili Semizotu Salata tarifimi yayınlamıştım. Bu ondan daha pratik ve daha hafif bir salata tarifi. Oldukça basit ve çabucak hazırlanabilir oluşu, bu semizotu salatasını daha çok tercih etmemin ilk sebebidir. Ayrıca pilav ve salataların yanında tüketilebilir olması da cabası. Velhasıl , ben salatayı da semizotunu da pek bir severim :)
    
Uzun lafın kısası , buyrun ferah bir blogtan , nefis bir salata hikayesi :
 
Malzemeler:
 
Yarım demet semizotu
1 kase yoğurt
2 diş sarımsak
 
Yapılışı:
 
-Semizotunun yapraklarını , saplarından ayırıp bol suda yıkayın (mümkünse 5dk sirkeli suda bekletin).
-Sarımsakları dövün ve yoğurda ekleyip çırpın.
-Semizotu yapraklarını salata tabağına alıp üzerine sarımsaklı yoğurdu gezdirin.
-Arzu ederseniz taze nane ile servis yapın.
 


AFİYET OLSUN

LeylaK