DİKKAT ! 'Deli işi' bir krep hikayesi ile karşı karşıyasınız.
Acele halledilmesi gereken bir işiniz , uyutulması gereken bebeğiniz , beslenmesi gereken kediniz , hazırlanması gereken yemeğiniz , toplanması gereken bir masanız , eve getirilmiş bir işiniz , öpülmesi gereken bir sevgiliniz , demlenmesi gereken bir çayınız varsa lütfen şimdi bu yazıyı okumayı bırakıp önce onları bitirin. Sonra tam burda buluşalım.
Sabahın en kör zamanında gözünü açıp (benim gibi) kahvaltısını serin bir haziran gününde yapmış , kahvesini içerken
bu şarkıyı dinlemiş , bir o yana bir bu yana dönerek tüm öğleden sonrasını günlük ev işleri yaparak geçirmiş , bu yorgunluk münasebetiyle akşam yemeği için yalnızca zeytinyağlı fasülye pişirebilmiş , yemeğini yemiş , şuan akşam kahvesini içenler , durmayın devam edin ...
Erimiş çikolata ile milimetrik çizimler yapabilirim , pasta ve kekleri de kusursuz dilimleyebilirim, salata için sebzeleri yalnızca dilinizde hissedebileceğiniz incelikte de kesebilirim ... Ama gelin görün ki ben bu minik krep yapma olayını hiç beceremiyorum. Tavaya döktüğüm hamur yuvarlak olmak yerine geometride hep dalga geçtiğim yamuğa dönüşüyor.
Yine böyle arızalı sabahlarımın birinde bütün dolabı alt üst ederek , şu krepleri tam yuvarlak yapmanın yollarını aradım. Kurtarıcım , alüminyum sufle kalıpları oldu. Kalıpların taban kısmını kesip çıkardığımda geriye kalın bir çember kaldı. Tavaya oturttuğumda pek boşluk kalmadığını , yani içine boşaltılan hamurun yüksek ısı ile fazla bir kayıp yaşamadan pişebileceğine ikna oldum. Sonuç ; ZAFER BENİM .
Yaratıcı bir blog yazarı olma çabam beni , daha fazlasını yapmak için teşvik etti. Krepleri pişirip üst üste dizerek fotoğraflamak yerine sandviç haline dönüştürerek kullanmak fikri geldi aklıma. Sonrasında ise buna bir de isim buldum KREPVİÇ . Biraz çalıntı olduğunu kabul etmekle birlikte tamamen KAHVE DÜKKANI'na (Yani bana, yani Leyla'ya) ait bir fikir olduğunu belirtmek isterim.
Huzurlarınızda (hala okumak için sabrınız kaldıysa) biraz zahmetli , yalnızca 'uçuk' beyinlilere göre bir krepviç hikayesi :
Malzemeler(6 adet mini krep = 3 mini krepviç) :
1 adet yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı un
1,5 çay kaşığı tuz
Yarım çay kaşığı karbonat (tercihen)
Kızartmak için zeytinyağı (veya ayçiçek yağı)
Kreplerin içini doldurmak için peynir , domates , yeşillik vs.
Yapılışı:
-Yumurtayı cam bir kasede çırpma teli kullanarak çırpın (mikser değil). Yumurtanın sarısının etrafındaki zarın tamamen parçalanıp yumurtanın akı ile karışmalı. Aksi halde parçalanmamış kısımlar unu tutar ve krep hamurunuzda pütürler oluşur.
-Yumurtaya sütü ilave edip tekrar çırpın.
-Unu azar azar eleyerek krep hamuruna yedirin.
-Tuz ve karbonatı ekledikten sonra cam kaseyi streç film ile sarıp buzdolabında 30dakika dinlendirin. Bu aşamada krep hamuru elastikiyet kazanacak, pişirirken daha kıvamlı olacaktır. Ayrıca piştiğinde de daha lezzetli bir hal alacaktır.
-Sufla kalıbının tabanını bıçakla düzgünced kesip çıkarın.
-Krep tavasını ısıtıp yağlayın(Yüksek ısıda olmalı).Kestiğiniz kalıptan arta kalan çemberi tavanın ortasına yerleştirin.
-Buzdolabında dinlendirilmiş hamurdan yarım kepçe alıp ,çemberin etrafından bastırarak hamuru kalıba dökün.
-Alt fotoğrafta olduğu gibi kalıptan kenarlara taşmalar meydana geldiyse bıçakla hafifçe ayırın (Ben bu kısımları pişirip mutfak balkonumu mesken eyleyen kumrulara verdim).
-Hamuru dökdükten en fazla 1,5 dk sonra çemberi krepten ayırın. Artık rahatça krebinizi ter yüz ederek pişirebilirsiniz. Çemberin verdiği yuvarlrklık sayesinde kusurzsuz olacaktır.
-Tüm hamuru bu şekilde önce kalıba döküp birkaç dakika sonra kalıbı çekip çıkararak pişirin.
-Mini krepler dinlenirken içlerini doldurmak için domates , peynir , maydonoz , roka , dere otu vs. gibi aklınıza gelebilecek tüm sandviç malzemelerini hazırlayın.
-Bir mini krepin üzerine beyaz peyniri sürüp domates dilimlerini dizin. Son olarak yeşillikleri de ekleyip ikinci mini krepi üzerine kapatın. İşte krepviçleriniz hazır.
AFİYET OLSUN
LeylaK