28 Ekim 2011 Cuma

EKŞİ ELMALI BİSKÜVİ ve 'Ben Sümüklü Böcek Yemem'

EKŞİ ELMALI BİSKÜVİ ve 'Ben Sümüklü Böcek Yemem'


ekşi elmalı bisküvi

Oldu mu şimdi mis gibi 'elmalı bisküvi' başlığı yanında 'sümüklü böcek' cümleciği !

Aslında sözünü etmek istediğim şey sümüklü böcek değil. Siz bu 'sümüklü böcek' yerine 'hamam böceği' , 'kurtçuk-larva-tırtıl' , 'çekirge' , 'bağırsak-böbrek' hatta 'kokoreç' bile koyabilirsiniz (ki bence kokoreçi bunlardan ayrı tutun, yok öyle bir lezzet). 

Bunların yanında bir de şimdi sayacaklarımı düşünün ; 'karnıyarık' , 'izmir köfte' , 'perde pilavı' , 'beşamel soslu tavuk' , 'lahana dolması' , 'patlıcan oturtma' , 'kadınbudu köfte' , 'güveçte kuru fasulye', ' , 'su böreği' , 'saç kavurma' , 'baklava' ...daha sayayım mı yoksa nereye varmak istediğimi anladınız mı ?

Şu insanoğlu ne garip bir mideye sahip ! Böyle sebzeli , etli , baharatlı , fırında nar gibi kızarmış yemekler dururken sen git kıvrıla kıvrıla tabaktan çıkmaya çalışan kurtçukları , yerken çıtır çıtır ses çıkaran çekirgeleri , kaynar suya atılırken ciyak ciyak bağıran sümüklü böcekleri ye. Sonrada biri yanında burnunu çekince  'ığğğ ne kaba adam' de (bu iş çok iğrenç olmaya başladı) .

ekşi elmalı bisküvi

Öyle sanıyorum ki yer kürede Osmanlı , Fransız ve İtalyan mutfağı olmasa insanoğlu ya aç kalacak ya da işte böyle iğrenç şeylerle beslenecekti (buna ne kadar beslenmek denirse!). Bu yüzden Uzakdoğu'dan batıya göç edip yerleşen genç kızları , hatta bunların içinden Türk erkekleriyle evlenenleri anlayabiliyorum artık. Mis gibi yemek bulmuş bırakır mı !

ekşi elmalı bisküvi

Ben , gıdadan-besinden-yemekten hiç anlamayan biri olsaydım bile bana 'sümüklü böcek tatlısı mı yoksa ekşi elmalı bisküvi mi arzu edersiniz' diye sorsalar tereddütsüz ekşi elmalı bisküvi derdim. Bu tercihim için fotoğraflar yeterli değil mi ? O zaman deneyip siz karar verin. Bu arada yanında test etmek amacıyla sümüklü böcek tatlısı denemek isterseniz haşlanmış sümüklü böceği biraz bal ve tarçınla ikram etmeniz gerekiyor ...

Ekşi Elmalı Bisküvi tarifini denemek isterseniz mutlak sûrette elmanın ekşi olanını tercih edin. Çünkü tatlı elma kullandığınızda elmalı kurabiyeden farkı olmayan bir lezzet elde ediyorsunuz. Ben kırmızı elma , sarı elma ve yeşil elma olmak üzere 3 farklı elmayla denedim. En lezzetlisi yeşil , ekşi elmadan yapılan oldu. Isırdığınızda ağzınıza mayhoş , yumuşacık , marmelat kıvamında bir lezzet akıyor.  Servis sırasında pudra şekeri kullanmak istemezseniz üzerine çikolata sosu dökmeniz de bir tercih olabilir. Ama ben olsam böyle birşey yapmazdım. Çünkü çikolata , elmanın mayhoşluğuyla karışınca çok baskın ve itici bir tad meydana getirebilir.

Buyrun ,  fotoğrafları seyderip canınızın çekeceği ve bir sonraki meyve pazarı gezintinizde gözünüzün ekşi elmalara takılmasına vesile olacak bir elma hikayesi :

ekşi elmalı bisküvi

Malzemeler (22X28 cm boyunda dikdörtgen kalıp için) :

125 gr yumuşamış margarin veya tereyağ
2 yemek kaşığı yoğurt
1/2 çay bardağı sıvıyağ
4 yemek kaşığı şeker
1 çay kaşığı karbonat
1 tatlı kaşığı kabartmatozu
Alabildiği kadar un (Yaklaşık 3 - 3,5 su bardağı)

İç Malzemeler :

4 adet ekşi elma
4 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı dövülmüş fındık

Üzeri İçin :

Pudra şekeri

Yapılışı :

-Oda sıcaklığındaki margarin - tereyağı derin bir kaba alın. Üzerine oda sıcaklığındaki yoğurdu ilave edip yoğurdun pütürlü kıvamı gidene dek karıştırın.
-Toz şekeri ekleyip homojen bir kıvam alana dek yoğurun.
-Un , karbonat ve kabartmatozunu ayrı bir kaba eleyin. Yağ-yoğurt-şeker karışımına kuru karışımı azar azar ilave ederek yumuşak bir hamur oluşturun.
-Hamuru streç filme sarıp 30dk buzdolabında dinlendirin.
-Elmaları rendenin en ince kısmıyla rendeleyin.
-Rendelenmiş elma ve şekeri suyunu salıp tamamen çekene dek tahta bir kaşıkla sürekli karıştırarak pişirin. Bu sırada elmaları tek başına bırakıp pişmesini beklemeyin.Sürekli karıştırın ki elmaların her yeri eşit şekilde pişsin ve suyunu bırakması daha kolay olsun. Unutmayın, marmelat kıvamında , ekmeğe sürülebilecek şekilde bir yumuşaklığa ulaşmalı elmalar. Süre açısından bunun 15 dakikaya yakın sürdüğünü söyleyebilirim.Biraz zahmetli ama emin olun çok lezzetli.
-Elma rendesini pişirip ılıttıktan sonra içine tarçın ve dövülmüş fındık koyup  karıştırın.
-Kullanacağınız kalıbı yağlı kağıtla kaplayın.
-Hamuru iki eşit parçaya ayırın. Bir parçayı merdane yardımıyla açıp kalıbın tabanına yayın, eşit olması için elinizle düzeltin.
-Yaydığınız hamurun üzerine elmalı harcı serip kaşıkla düzeltin.
-İkinci parça hamuru yağlı kağıt arasında(pürüssüz kıvamda olması için) merdaneyle açın . İç harcının üzerine ikinci parça hamuru kapatıp elinizle kalıbın her köşesine yayın.
-Hamurun üzerine çatalla delikler açın. 170 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Üzerinin pembeleşmesine izin vermeyin.
-Pişen bisküviler soğuyunca kare dilimlere ayırın ve üzerine pudra şekeri serperek servis edin.


LeylaK

16 Ekim 2011 Pazar

TAZE OTLU  , CHERRY DOMATESLİ  SEBZE  SALATASI

TAZE OTLU , CHERRY DOMATESLİ SEBZE SALATASI


Bugünlerde çok naif bir insan oldum. Eski hovardalıklarımı bir kenara koydum ve sakince etrafımda olan bitenleri izliyorum. Meğer insanoğlu  ne kadar çabuk telaşeye kapılabilen , kendine vakit ayırmaktan ne kadar aciz bir varlıkmış ...

Geçen pazar şu saatlerde evin altını üstüne getirmiş deli gibi temizlik yapıyordum. Bu pazar evin doğal olarak
altı üstüne geldiği halde ben  kılımı yalnızca çay içmek , bardağıma çay doldurmak , müzik kutumdan şarkı seçmek ve şuan bu yazıyı yazmak için kıpırdatıyorum ...

"Ne yani 'naif insan' yalnızca temizlik yapmaktan vazgeçen midir ?" demeden önce okumaya devam edin. Eğer öyle olsaydı ona 'naif' değil 'pis' insan derdiniz :)

Bugünlerde öyle herşeyi dinleyemiyorum mesela. Deli Anne'de keşfettiğim , iki gündür art arda onlarca kez dinlediğim , her dinleyişte daha bir sakinleştiğim  The Honey Trees - Moon River  favori müziğim oldu diyebilirim. Onun öncesinde birkaç gün Zaz'ın Dans ma rue şarkısını hayat felsefesi edinmiştim. Ve tüm bu şarkıların arasından eşimle birlikte hiç vazgeçmeden hergün 3-5 kez dinleyip evin her köşesini onun sesiyle doldurduğumuz Back To Black dingin ruhumun bir diğer kanıtı...

Buzdolabında yemek haline getirilebilecek bir sürü mevsimlik sebze varken ben onları pişirmek yerine elime alıp yere döke döke yiyorum. Hatta uzun uzun süslü kahvaltılar hazırlamaktansa birkaç parça ekmeği peynir, domates ve yumurtayla şenlendirdiğim basit kahvaltıları tercih ediyorum.
CİDDİYİM !!!

Hepinizin evinin bir duvarını kaplayan o kara kutuyu açmıyorum. Kitap okumuyorum , yalnızca fotoğrafları bol dekorasyon dergilerine göz atıyorum. Yazılarını bile okumaya üşeniyorum.

Kahve içmiyorum , süt daha basit ve sakinleştirici geliyor bana. İçine biraz bal ve zencefil eklemeyi ihmal etmiyorum. Birileri ayıklarsa eğer kaşıkla nar yiyorum. Elma bile çok yorucu geliyor ; soy , temizle , dilimle.... gerek yok !

Pijamalarımı giymeden ev eşofmanlarımla uyuyorum. Birkaç gün hiç rahatsız olmadım bundan ama bu gece biraz huzursuz uyuduğumu söylemeliyim.
HÂLÂ CİDDİYİM !!!

Sonuç ; ergenlik dönemindeki hayalperest lise kızları gibiyim. Sanırım nazar aldım , acilen kurşun döktürmem gerek ...
ÇOK CİDDİYİM !!!

Hayalperest demişken , şunu dinlemiş miydiniz ? Bu da bir naiflik göstergesi olabilir :


Ben öyle Edebiyat dersinde kompozisyon yazar gibi giriş-gelişme-sonuç sıralamasına dikkat edebilen biri değilim, sebebi en son söylemek huyumdur. Sanırım bugünlerde biraz hastayım. Ya da eşim önümüzdeki günlerde Trabzon'a yerleştikten sonra birkaç ay yalnız kalacağım için biraz huzursuzum. Yalnızlığa alışmaya çalışıyorum. Yemek yapmamam , kahvaltıyı geçiştirmem , kahve içmemem , evi temizlememem hep bu yüzden...Kendini iyi tanıyan biri olarak çok yakında eski gürültücü , hızlı hayatıma geri döneceğimi söyleyebilirim. O zamana dek hafif şeylerde idare edin.

Buyrun , sakin bir günün ürünü sebze salatası hikayesi ;


Malzemeler (İki porsiyon) :

10 adet cherry domates
10 dal taze nanenin uc kısımları
1 avuç (Çeyrek demet kadar) maydonoz
8 dal taze soğan
Yarım demet tere
1 adet havuç
2 adet turp
1 kase ince kıyılmış mor lahana
1 adet limonun suyu ve dış kabuğu

Yapılışı :

-Tüm sebzeleri yıkayın. Havuç ve turbun dış kabuğunu soyun ve rendeleyin.


-Mor lahanayı yıkayıp incecik kıyın.


-Lahanayı bir kaseye alıp üzerine 1 adet limonun suyunu sıkın ve bir çay kaşığı ucuyla tuz koyun. Birkaç dakika böyle beklettikten sonra elinizle lahanayı iyice ezin.Çıkan su işte tam bu renk olacaktır . Suyu salatada kullanacağımız için sakın dökmeyin !


-Mor lahanayı , rendelenmiş havuç ve turbu salata kasesine alın. Üzerine elinizle birkaç parçaya ayırdığınız tereyi , maydonozu ve domatesleri ilave edin. Yeşil soğanı doğrayıp tüm sebzeleri harmanlayın
-Suyunu çıkardığınız limonun dış kabuğunu ince ince doğrayıp sebzelere ekleyin.


-Taze nanenin uç yapraklarını koparıp salataya ekleyin.
-Son olarak mor lahananın limonlu ve tuzlu suyunu salatanın üzerinde gezdirin. Dilerseniz zeytinyağı ekleyip salatayı servis edin.


-Yanında kızarmış ve tereyağ sürülmüş ekmek dilimleyile çok lezzetli oldu, benden önermesi :)


LeylaK

10 Ekim 2011 Pazartesi

İlk Kez Deneyecekler İçin MARSHMALLOW'dan ŞEKER HAMURLU KURABİYE

İlk Kez Deneyecekler İçin MARSHMALLOW'dan ŞEKER HAMURLU KURABİYE

İlk Kez Deneyecekler İçin MARSHMALLOW'dan ŞEKER HAMURLU KURABİYE

DİKKAT :  %100 Başarı için yazının tamamını okuyun. Her ayrıntı fotoğraflarla  net olarak anlatılmıştır !!!!

Bugün , onuncu ayın onuncu günü. Hatta birazdan saat onbuçuk olacak ve ben tıpkı şarkıdaki gibi mumlarımı yakacağım...Yani bir çoğunuz için sıradan birgün. Ama Feridun Düzağaç ve benim için  öyle değil ! Neden ? Dinlerken okumaya devam edin.


Şeker hamuru , bloglarda görüp keşfettiğimden beri "gıda boyası"ndan ötürü hep uzak durmaya çalıştığım bir lezzet. Bilirsiniz bloglarda bir yazar yeni bir tarif denerse çoğunlukla bu bir akım haline gelir ve ardı ardına herkes bu denemelerin peşine düşer. Bunun son örneğini yakın zamanda browni kurabiye ile yaşadığımızı düşünüyorum . Sanıyorum en az 10 blog yazarı arkadaşım birkaç gün içerisinde browni kurabiyelerle doldurmuş olmalılar mutfaklarını :)

Tıpkı bunun gibi bir akım da son zamanlarda marshmallow şekerlemelerin şeker hamuruna dönüştürülmesi konusunda yaşanıyor. Benim gözlemlediğim kadarıyla şimdiye dek 5 blogta bu denemenin izlenimleri paylaşıldı. Hepsini okudum ve anlatımlarından etkilenerek yapmaya karar verdim. Şeker hamurlarını oluştururken anlatımların ne kadar basit ve ayrıntısız kaldığını gördüm. O kadar çok talihsizlik yaşadım ki hiç bir blogta bunlardan söz edilmemişti. Az çok bilim ve besin kimyasından anlayan biri olarak , yaşadığım sorunların diğer deneyenler tarafından yaşanmamış olmasına imkan olmadığı sonucuna vardım. Üzgünüm ama bazı blog yazarı arkadaşlarım yaptıkları şeyin ne kadar ciddi olduklarının farkında değiller. Bir tarifi deneyip "çok güzel oldu süper oldu hadi siz de yapın" gibi süslü cümleler kurmanın profesyonellikle bir alakası yok. Ben profesyonelce hazırlanmış bir yazı olması için bu fotoğraflar ve tarif anlatımıyla iki gündür uğraşıyorum.

SONUÇ : MARSHMALLOWU ŞEKER HAMURUNA DÖNÜŞTÜRÜRKEN YAŞAYACAĞINIZ TÜM SORUNLARI, PÜF NOKTALARINI, HER BİR AYRINTIYI AÇIK ŞEKİLDE ANLATAN  BİR YAZI ..

İlk Kez Deneyecekler İçin MARSHMALLOW'dan ŞEKER HAMURLU KURABİYE

Şeker hamurunu butik pasta malzemeleri satan yerlerden hazır almanız veya tüm malzemelerini temin edip evde kendiniz yapmanız mümkün. Benim gibi küçük bir ilçede yaşayanlar bunların hiçbirine ulaşamıyor maalesef ! Benim durumumda olanların püf noktalarına dikkat ettikleri sürece başarısız olmalarına imkan olmayan bir "şeker hamuruna dönüşüm" hikayesi bu. Keyifle okuyun :

Malzemeler (Ortalama 30-40 adet kurabiye süsleyecek kadar şeker hamuru için) :

145 grlık 2 paket Haribo Marsmallow Şeker
850-900 gr pudra şekeri
3 yemek kaşığı su

Streç filme sarmadan önce dışına bulamak için 2 çay kaşığı yumuşamış margarin (streç filme yapışmasını önlüyor)

Yapılışı :

-İlk olarak 145 grlık iki paket marsmallow şekeri paketlerini açıp pembe ve beyazları birbirinden ayırın. Böylece beyaz ve pembe olmak üzere iki adet şeker hamuru elde edeceğiz. Benim açtığım paketlerden 29 pembe 39 beyaz şeker çıktı.


-Pudra şekerini 250 grlık paketler halinde alın. Her üç paketin de ağzını keserek açın ve hazır bulundurun. Çünkü yoğururken eliniz yapış yapış olacağı için bol pudra şekerine ihtiyacınız olacak.
-Şekerleri benmari eritmek için bir sistem kurun. Şekerlerin önce birini eritip hamur haline getirin sonra diğerine geçin. İkisi için ayrı sistem kurmanıza gerek yok. Ben mari için ; bir tencereye yarıya kadar kaynar su doldurup ocağa alın. Üzerine tam oturacak geniş , cam bir kase koyun. DİKKAT : Kaynayan su değil su buharı cam kasenin tabanına değmelidir. Aksi taktirde şeker hamurunun yapısı bozulur ve şekil almaz.
-Pembe şekerleri (29 adet) oluşturduğunuz benmari sistemdeki cam kasenin içine atıp, ocağın ateşini yüksek seviyede tutun ki su kaynamaya devam etsin. Ortalama 7 dakika sonra şeker hamurlarının sakızlaşmaya başladığını göreceksiniz. Erime başladığında metal bir kaşıkla (ısıyı ilettiği için) şeker hamurlarını yavaş yavaş ezerek sürekli cam kasenin tabanında tutmaya çalışın (daha çabuk erimesi için). 15 dakika sonra aşağıdaki fotoğrafta bulunan görüntüye ulaşmış olacaktır şekerleriniz. Isınızın durumuna göre sizin şekeleriniz 1-2 dakika daha önce veya daha sonra şekle girebilir.


-İçine yeterli miktarda pudra şekeri eklemeden önce şeker hamuruna dokunursanız ne olur ?


-Eriyen şeker tam bir sakız kıvamında olduğu için dokunduğunuz anda yapış yapış bir hal alıyor. Zira ben komple elimi soktum ve şekerin ziyan olmaması için elimi yıkayarak değil pudra şekeriyle hamuru ovuşturarak elimden çıkarmayı başardım.
-Şekerin içine 1 yemek kaşığı su ve 250grlık pudra şekerinin yarısını boşaltıp kaşıkla karıştırarak elinizden geldiğinde pudra şekeriyle erimiş şekerin bütünleşmesini sağlayın. Kaşıkla çeviremeyeceğiniz duruma geldiğinde şeker hamurunu pudra şekeri serpilmiş tezgaha tek elinizle alıp yoğurmaya başlayın. Bu aşamaya kadar 250lık pudra şekerini bitirmiş olmalısınız ve hala şeker hamuru elinize yapış yapış geliyor olmalı. Yaklaşık 100gr daha eklemeyi kaldırabilir. Azar azar ilave ederek elinize daha az yapışan bir hamur oluşturun. Tamamen elinizden kopmasını beklemeyin . Eğer tamamen yapışmayacak bir hamur yapmaya kalkarsanız asla merdaneyle açılamayan, oldukça sert ve bir işinize yaramayacak bir hamur elde edersiniz.
-Şeker hamurunuz elinize hafif yapışır bir hal aldığında top haline getirin, her yerine yumuşamış margarin sürüp streç filme sarın. Oda ısısında 24 saat bekletin. Hemen kullanmayın.
-Beyaz şeker (39 adet) için de aynı işlemi uygulayın. Dilerseniz kullandığınız cam kasenin aynısını 5dk sıcak suda beklettikten sonra yıkayıp kurulayın ve benmari sisteme oturtun.
-Beyaz şekerlerin sayısı daha fazla olduğu için içine alacağı pudra şekeri miktarı da daha fazla olacaktır.Hazırda iki adet 250 grlık pudra şekeri bekletin.
-Aynı şekilde beyaz şekerleri eritip su ve 250 gr pudra şekeri ekleyip kaşıkla şekere yedirin.
-Tezgahın üzerine bolca pudra şekeri serpip hamuru azar azar pudra şekeri ilave ederek yoğurmaya başlayın. Beyaz şekerlere yaklaşık 500gr pudra şekeri eklemeniz gerekebilir. Hepsini birden eklemeyin. 
-İlkinden daha tecrübeli olacağınız için bu şeker hamurunu oluştururken daha az yorulacaksınızdır. Şeker hamurunun etrafını yumuşamış margarinle yağlayıp streç filme sararak oda ısısında 24 saat bekletin.

ŞEKER HAMURU İÇİN KURABİYE YAPIMI

Ben başarılı bir blog yazarı arkadaşımın kurabiye tarifini denedim. Yalnızca şeker hamuru için değil başlı başına yenmek için de yapılabilecek çok lezzetli bir kurabiye tarifi olduğunu söylyebilirim. Yarısını şeker hamuruyla kaplayamadan yedik zaten :)

Malzemeler (37 adet)
(Kaynak : Hayatın Tatları )

250 gr margarin
1 su bardağı pudra şekeri
1/2 su bardağı mısır nişastası
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı zencefil
1 çay kaşığı karbonat
1 çay kaşığı tarçın
1 paket vanilya
4 su bardağı un
Bir çimdik tuz

Yapılışı :

-Margarini eritin ve ılıtın. 
-Derin bir kaba pudra şekeri ve ılıttığınız yağı ilave edip elinizle çırpın.  
-Yumurta, zencefil, vanilya ve tarçını da ekleyip  iyice karıştırın.  
-Unun yarısını , nişastayı , karbonat ve tuzu eleyip  bu karışıma katın ve yoğurun.  
-Kalan  unu da azar azar ilave ederek yoğurmaya devam edin. 
-Orta sertlikte bir hamur elde edince streç filme sarıp 30 dakika buzdolabında dinlendirin. 
-Hamuru merdaneyle yarım cm. kalınlığında açıp  istediğiniz kalıplarla kesin. Hamuru yağlı kağıt arasında açarsanız pürüssüz kıvamda bir görüntü elde edersiniz. Kestiğiniz şekillerin üzerinde çatalla delikler açın.
-180 derecede ısıtılmış fırında  20-25 dakika arası pişirin.
  

BİR GÜN SONRA  :  

-Şeker hamurlarınızı pudra şekeri serpili tezgahta veya pudra şekeri serpili yağlı kağıt arasında incecik açın. -Aynı kalıplarla şeker hamurunu kesin. Kurabiyelerin üzerine bıçağın ucuyla bal sürün (şeker hamuruna yapışmasını sağlamak için). Kestiğiniz hamurları balı üstüne yapıştırın.


 -Diğer renk hamurla hayal gücünüzü kullanarak şekiller kesip kurabiyeleri süsleyin.Ben bu aşamada kurabiye kalıbı dışında hiç bir kalıp kullanmadım. Her şeyi elinizle şekillendirerek yapabilirsiniz .


Ben şeker hamurunu kullanarak biraz kendimi anlattım :) Şöyle ki ;

İlk Kez Deneyecekler İçin MARSHMALLOW'dan ŞEKER HAMURLU KURABİYE

Leyla , aşkı ve aşkını sever ...


Leyla , fotoğraf makinelerini , fotoğraf çekmeyi , fotoğraf çektirmeyi sever ...


Leyla , modaya düşkündür , özellikle topuklu ayakkabılara bayılır ...


Leyla , müziksiz yaşayamaz , rock tutkunudur...


Leyla , her türlü süslü takıyı sever , yüzüklere bayılır...
 

Leyla , mevsimlerden en çok ilk baharı sever...
 

Leyla'nın , öyle bir kelebek , tavşan tutkusu falan yoktur, kalıp vardı o yüzden yaptı ... :) O yılan sever...
 

Leyla , kahve , muffın , cupcake canavarıdır ...
 

 Leyla'nın en sevdiği şey , ortaya çıkardıklarının sınırsız sayıda fotoğrafını çekmektir...
 

Hatta bazen abartır...


Leyla , yaylasıın çam ormanlarına bayılır , hatta olsa güzel bir kozalak bile yapabilirdi...
 

Leyla , paylaşmayı sever , hırsızlıktan nefret eder , link vererek paylaşımları kullanabileceğinizi düşünerek sizi şeker hamuru deneyimlerinizle başbaşa bırakır. Bu arada hala Feridun Düzaçağaç'ı dinliyorsunuz değil mi ??

LeylaK

7 Ekim 2011 Cuma

SOSİSLİ EKMEK  &  CHERRY DOMATESLİ EKMEK

SOSİSLİ EKMEK & CHERRY DOMATESLİ EKMEK


Bugünlerde güneş çok tembel . Kendini sabah 7 civarında ancak göstermeye başlıyor. Göstermek dediysem öyle ışıl ışıl parlamak , perdeleri açarken gözümü kamaştırmak falan gelmesin aklınıza. Ancak , şöyle ucundan az biraz ayın görüntüsünü yarılamaya ve balkon kapısını açtığımda içeriye sabah ayazını almaya yetecek kadar kendini gösteriyor. Buna rağmen sabahları uyanmakta zorlanmıyorum. Gece birşeyler atıştırıp yatma alışkanlığım olmadığı için genelde alarmın sesine mide spazmlarımın sesinin eşlik edişini duyarak uyanıyorum. Yani ben her sabah gözümü açtığımda aç oluyorum aç !

Açken uyumanın ne demek olduğunu en çok diyet maduru olanlar bilir. Aç mideyle yatıp daha fazla oranda aç mideyle uyanınca insan kahvaltıda ne hazırlayacağını şaşırıyor (Şükürler olsun ki sabah doyacağımızı bilerek uyuyoruz). Tıpkı bu anlattığım aç sabahlardan birinde , "ne hazırlasam?" telaşlarıyla kahvaltımı şenlendirmek üzere farklı birşeyler denemeyi düşündüm.

Krepin her çeşidini , sahanda yumurtanın her modelini denemiş , kızartmadan uzak durmaya çalışan biri olarak aklıma fazla bir alternatif gelmedi.

Sonra buzdolabında günlerdir duran sosisleri fakrettim (Sebebi tembelliğim değil!! Bu tarz işlenmiş gıdalardan ne kadar uzak durmamız gerektiğini anlatmaya hiç niyetim yok !). Sosislerin bu "sağlıklı beslenme takıntısı"yla asla kullanılamayacağını , en doğrusunun onları "lezzetli beslenme"şeklinde değerlendirmek olduğuna karar verdim. Peki sosis nasıl lezzetli hale getirilir ?

Bir tarifte sosis kullanılacaksa bence yanında mutlaka domates olmalı. Domates varsa ona kaşar peyniri eşlik etmeli. Madem bu kadar yağ oranı fazla şeyler tercih ettik , yanına bir de sucuk eklersek çok daha lezzetli bir karışım elde etmiş oluruz düşüncesiyle , yani "Battı balık yan gider" diyerek mutfağa giriştim.

Ha ben o kadar yağlı ekmeği yiyemem , midem müsade etse de kilolarım etmez derseniz eğer bir de şöylesini deneyelim :

Ekmekleri zeytinyağı ile ıslatarak üzerine sosis ve domatesleri dizip, son olarak da kaşar yerine tel peynir ufalamayı deneyelim. Bir dal da taze nane eklersek , bence oldu bile !

Buyrun , hafifiyle , kalorisiyle , ama en çok da boll lezzetlisiyle aç bî aç bir ekmek hikayesi :


Sosisli Ekmek İçin Malzemeler  :

4 dilim tost ekmeği
2 adet uzun sosis
Birkaç dilim sucuk
1 yemek kaşığı tereyağ
1 tatlı kaşığı domates salçası
4 yemek kaşığı su
Domates
Kaşar peynir , tel peyniri veya eriyebilen herhangi bir peynir

Yapılışı :

-Yumuşamış tereyağını dilimlerin üzerine sürün.
-Salçayı 4 yemek kaşığı su ile açın. Her bir dilimin üzerine salçalı suyu paylaştırın.


-Sosis ve sucukları ince ince dilimleyin. Tost ekmeklerinin üzerine sosis ve sucukları paylaştırın.


-Domates dilimleri veya daha şık bir sunum için cherry domateslerini sucukların üzerine yerleştirin.


-Kaşar peynir kullanacaksanız rendeleyin , tel peynir kullanacaksanız ince dilimlere ayırıp ekmeklerin üzerini kaplayın.
-150 derecede ısıtılmış fırında peynir eriyene dek pişirin (15 dakika).


Cherry Domatesli Ekmek İçin Malzemeler :

4 dilim tost ekmeği
1 adet uzun sosis
8 adet cherry domates
4 tatlı kaşığı zeytinyağı
Taze nane
Kaşar peynir , tel peyniri veya eriyebilen herhangi bir peynir

Yapılışı :

-Ekmek dilimlerinin üzerine 4 tatlı kaşığı zeytinyağını paylaştırın.
-İnce dilimlenmiş sosisleri tost ekmeklerinin üzerine yerleştirin.
-Cherry domayesleri ortadan ikiye ayırıp ekmeklere bölüştürün.


-Kaşar peynir kullanacaksanız rendeleyin , tel peynir kullanacaksanız ince dilimlere ayırıp ekmeklerin üzerini kaplayın.Peynirin üzerine taze nane yapraklarını yerleştirin.




-Ekmekleri ,150 derecede ısıtılmış fırında peynir eriyene dek  pişirin(15 dakika).


LeylaK

4 Ekim 2011 Salı

Ev Yapımı KÖPÜK KREMALI BİSKÜVİLİ MUFFIN

Ev Yapımı KÖPÜK KREMALI BİSKÜVİLİ MUFFIN

bisküvili muffın

4 gündür  blog arkadaşlığının ne demek olduğunu öyle yürekten yaşıyorum ki hergün size mutlu haberler vermek ve güzel yorumlarınızla yeniden o heyecanı yaşamak geliyor içimden.

Evet 4 gün önceki heyecanım yavaş yavaş diniyor ve normal hayatıma geri dönüyorum. Tahminen yeni yılın ilk ayında tamamiyle Trabzon'a yerleşmiş olacağız. Bu mutluluğumu eşsiz yorumlarıyla pekiştirmiş tüm blog yazarı arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu birlikteliğin tadı bambaşkaymış ! İyiki heyecanımı paylaşmışım. Bundan sonra heyecanlanacak birşey olmasa bile paylaşabilirim hazırlıklı olun :)

Bir haftadır mutfaka yatıp mutfakta kalkıyor , deyim yerindeyse mutfaktan çıkmıyorum. Bir yandan geciktirdiğim kış hazırlıklarımı tamamlamaya çabalıyorum diğer yandan da yeni muffınlar deniyorum. Uzun süredir kurabiyelerden elimi eteğimi çektim , bir muffın sevdasıdır gidiyor bende.

Son üç muffın denememde gayet başarılı sonuçlar elde ettim ve internette çılgınlar gibi muffın arayışlarına başladım.

Orjinal tarifler için daha çok yabancı blogları gezerken bir fotoğraf paylaşım sitesinde işte bu bisküvili muffın tarifiyle karşılaştım. O kadar profesyonelce fotoğraflanmıştı ki yalnızca görüntüsü bile aşık olmama yetti.

bisküvili muffın

Peki görüntüsüne aşık olunur da tadına olunmaz mı ???

Tadıyla ilgili bir yorum yapmaktan kaçınıyorum. Ben susuyorum ve fotoğraflar konuşuyor :)

Öyle güzel kabardı ve içindeki bisküviler öyle güzel bütünleşti ki hamurla , daha ilk muffının tadına bakar bakmaz başka hangi bisküvi ile denenebileceğinin telaşına düştüm. Tarif hikayesine şöyle bir göz atın bakalım , bu muffınları başka hangi bisküvi ile deneyebiliriz ?

Hadi yaratıcı blog yazarları , fikirlerinizi paylaşın , deneyelim ... Yok amacım öyle yaratıcılık falan değil , maksat dilimiz damağımız yeni tadlar tanısın !

Ev yapımı köpük krema tamamiyle benim uydurduğum bir isim. Adına siz farklı birşey diyebilirsiniz. Öyle bilimsel ölçüler , profesyonel mutfak aletleri veya incecik ısı hesapları gerektiren birşey değil !  İsminin cazibesine kanmayın yani...

Aslında tarif , sevgili Cafe Pepela'nın bir cupcake tarifinde kullandığı , toz jelatin ve kremşantinin çırpılmasıyla oluşmuş köpük kıvamında bir krema. Son zamanlarda denediğim tüm muffın tariflerimde süsleme amaçlı kullandığım ve tadından oldukça memnun kaldığım , hele o köpük kıvamına aşık olduğum oldukça lezzetli bir krema. Bu yüzden orjinal tarifteki gibi kremşanti değil köpük krema yapmayı tercih ettim. Elinizde malzeme yoksa bu tarifin üst kısmında yalnızca kremşanti de kullanabilirsiniz.

Buyrun , içi bisküvi dolu bir muffın hikayesi :

bisküvili muffın

Kek İçin Malzemeler (20 adet muffın kağıdı ) :
Kaynak : Mutfak Hatıraları

2 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı süt
1/2 su bardağı mısır nişastası
1 + 1/2 su bardağı un
1 paket kabartmatozu
1 çay kaşığı karbonat
3 paket kremalı bisküvi (Tercihen Negro)

Yapılışı :

-Oda sıcaklığındaki yumurtaları şeker ile köpük köpük olana dek (Yaklaşık 5 dakika) çırpın.
-Mısır nişastası , un , kabartmatozu ve karbonatı derin bir kaba eliyin.
-Süt ve sıvıyağı ayrı bir kapta karıştırın.
-Yumurta-şeker karışımına süt-sıvıyağ karışımını ekleyip tel çırpıcı ile birkaç kez karıştırın.
-Kuru karışımı sıvı karışımı 3 seferde eleyip tahta bir kaşıkla karıştırın.
-Muffın kalıplarına muffın kağıtlarını yerleştirin. Her bir kalıbın zeminine, ikiye ayırdığınız bisküvinin kremalı tarafını yerleştirin.


-Bisküvilerden 10 adet ayırıp kalanını ufak parçalara ayırarak hamura yedirin.Hamuru muffın kalıplarına paylaştırın.


-160derecede ısıtılmış fanlı fırında muffınları üzerleri kızarana dek pişirin.


Köpük Krema İçin Malzemeler :

1 paket vanilyalı kremşanti
1 su bardağı süt
1 yemek kaşığı toz jelatin (dolu dolu)
2/3 su bardağı sıcak su

Yapılışı :

-Kremşantiyi süt ile çırpıp buzdolabına alın.
-Sıcak suda toz jelatini eritip ılınmasını bekleyin.
-Erimiş jelatinle kremşantiyi birbirine ilave edip tekrar çırpın.
-Krema sıkma torbasına kremayı doldurun ve soğumuş muffınların üzerine sıkın.
-Kalan bisküvileri bıçak yardımıyla ikiye ayırıp muffınların üzerine yerleştirin.
-Dilerseniz kakao serpip servis edin.

DİKKAT : Ufaklıklar kremayı deli gibi yiyebilir , dikkatli olun. Benim etrafımdakilerin çok hoşlarına gitti !


LeylaK