26 Şubat 2011 Cumartesi

HAŞHAŞ TOHUMLU NUTELLA SOSLU MUFFIN

HAŞHAŞ TOHUMLU NUTELLA SOSLU MUFFIN

haşhaş tohumlu muffın

Herşeyi bir yana bıraktım. Elimin tersiyle ittim ne hazırladıysam. Hikayesi yazılmış , sadece bir tıkla yayınlanmayı bekleyen Elmalı İncirli Pasta , hemen ardından yayınlamayı planladığım hazır va nâzır Kağıt Kebabı , mis gibi sarımsak kokusuyla fotoğraflarını bir an önce çekip mideye indirdiğim Kremalı Mantar Soslu Spagetti ......

2 gündür hiç göstermediğim tavırlar sergiliyorum evde. Buzdolabının kapağını açıp 5-6 saniye içeriyi hayran hayran seyrediyor , sonra yüzümde tüm dişlerimi gösteren bir gülümsemeyle kapağı kapatıyorum. Hiç bir neden yokken 'yaptım,çok güzel oldu ben yaptım,yaptım' diye söyleniyorum. Önüme bir tabak koyup , içindekini birkaç dakika iştahla seyrediyorum. Panik yapmayın henüz delirmedim. Bu tavırlarımın tek sebebi ; işte bu içi haşhaş tohumu dolu , üzeri nutella ile kaplı lezzet fıçıcıkları ....Evet dolabın kapağını açıp içindeki seyrettiğim şeyle , tabağı önüme koyup dakikalarca baktığım şey aynı : Haşhaş Tohumlu Nutella Soslu Muffın

Neyin beni bu kadar heyecanlandırdığını bilemiyorum. İlkkez bu derece lezzetli muffınlar yapmış olmak mı ? Tam manasıyla istediğim şekilde kabarmalarını sağlamam mı ? Yoksa üzeri için tamamiyle kendi buluşum olan(daha önce Cenk pasta ara katı için kullanmıştı nutellayı ama muffınların üstünü kaplama fikri tamamen bana ait:)) Nutellalı Sos'u yaratmam mı ?


Bizim dükkanda kurabiye hariç ne pişerse pişsin bir sonraki güne kalma ihtimali biraz güçtür. Heleki öğle saatlerinde hazırlanmış birşeyse mutfağa gide gele bir kısmı tükenir. Yemek sonrası çay faslında kalan kısmı afiyetle mineye indirilir. Sakın bu muffınların da pişer pişmez yenilip bitirildiğini sanmayın. Eşim bu kekcikleri bitirmesin diye mutfakta nöbet tutmaya kadar götürecektim işi. Tek istediğim öğle ve akşam olmak üzere her öğün 1 er tane yiyerek bu lezzetin keyfini 3 gün çıkarmaktı. Peki başarılı oldum mu ? Kesinlikle :) Perşembe günü pişen muffınlarımın son birtaneciğini az önce yemiş bulunmaktayım. Bu kadar söz sarfetmemin ardından sanırım artık , önce tarifi okuyup ardından mutfağa geçmeniz gerektiğini anlamışsınızdır.

Buyrun , heyecanlı bir muffın hikayesi :

Malzemeler (12 Adet Küçük Kalıp İçin) :

2 adet oda sıcaklığından yumurta
100 gr oda sıcaklığında tereyağı (1/2 su bardağı sıvıyağa denk)
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
2 su bardağı un
1 paket kabartmatozu
1/2 çay bardağı tatlılık haşhaş tohumu

Nutellalı Sos İçin :

3 yemek kaşığı nutella
2 yemek kaşığı krema

Yapılışı :

-Oda sıcaklığındaki tereyağı ve şekeri köpük haline gelene dek mikserle çırpın.
-Un , kabartmatozu ve haşhaş tohumunu bir kaseye eleyin. Haşhaş tohumunu elemeniz önemli,çünkü içerisinden bazı istenmeyen maddeler çıkabiliyor.
-Tereyağ ve şeker karışımına azar azar sütü ekleyip çırpma teliyle karıştırın. Bu ve bundan sonraki aşamalarda mikser türü hızlı çırpıcı kullanmayın.
-Oda sıcaklığındaki yumurtaları tek tek sıvı karışıma ilave ederek çırpmaya devam edin.
-Son olarak un,kabartmatozu ve haşhaş tohumlu karışımı azar azar 2.kez eleyerek sıvı karışıma yedirin. Bu aşamada kesinlikle tahta kaşık kullanın ve keki alttan üste doğru karıştırın.
-Kağıt kalıpları muffın kalıplarına yerleştirip hamuru 2,5 yemek kaşığı olacak şekilde bölüştürün.
-160 derece ısıtılmış fırında 20 dakika pişirin.Fırından fırına bu süre değişeceği için 15. dakikadan sonra sık sık kontrol ederek pişirin.
-Muffınları kalıplardan çıkarmadan tel ızgara üzerine alıp soğutun.
-3 yemek kaşığı nutellayı ben mari usulü eritin. İçerisine 2 yemek kaşığı süt kremasını ilave edip çırpın.
-Soğuyan keklerin üzerine ılık nutellalı sosu paylaştırın.
-Şeker,ceviz veya fındıkla muffınları süsleyin. Keklerin içindeki tereyağı ve haşhaş tohumu tadı yeterince baskın olduğu için üst süslemesinde hindistancevizi kullanmayın. Hatta ceviz ve fındık bile ağır olacaktır.Bu yüzden ben hafif olması amacıyla birkaç tane şeker kullandım.
-Nutellalı sos iyice soğuduktan sonra kağıtlardan ayırıp kekleri servis edin. Üzerini streç filmle sararak buzdolabında muhafaza edin.


LeylaK

23 Şubat 2011 Çarşamba

UNLU İRMİK HELVASI

UNLU İRMİK HELVASI

unlu irmik helvası , irmik helvası , sütlü irmik helvası

'Unlu irmik helvası' demek mi daha doğru , yoksa 'irmikli un helvası' mı bilemedim . Düşündüm , düşündüm ve irmik helvasını çok sevdiğim için 'irmik' adını kullanmanın daha doğru olacağına karar verdim .Evet biraz duygusal ve taraflı davrandığımın farkındayım.Ama bu helvayı tattığınızda miktarları eşit olduğu halde irmik tadının ,un tadına kıyasla daha baskın olduğunu anlayacaksınız. O yüzden ismi 'unlu irmik helvası' olarak anılırsa sevinirim :)

Çocukluğumla ilgili hatırladığım pek fazla anım yoktur. Zaten oldukça sınırlı olan bu anılarım içinde fıstıklı bir irmik helvası görüntüsü vardır ki kime ait , nereye ait , hangi yaşıma ait? hiç bilmiyorum... Yıllar sonra anneme 'hani irmikten bişey vardı helva mı tatlı mı bilmiyorum çok küçükken yemiştim içi fıstıklı , çok güzel bişeydi' diye anlatışımı hatırlıyorum.Annem karar verememişti önce irmik tatlısı yaptı. Büyük umutlarla hazırlanan tatlının sonu hüsran oldu.Yedim 'ı ıhh bu değil anne'  diye tutturdum. Bizim irmik helvası zaman içinde unutuldu gitti. Ne şanslıyım ki çok sonraları , memlekete her gidişimde beni bir tepsi fıstıklı irmik helvası ile karşılayan bir ablam oldu :) Yani çocukluğumda yiyemediğim irmik helvasının kat kat fazlasını tadarak o günlerin acısını çıkarttım. Ablamdan tarifini aldığımdan beri her aklıma estiğinde 3 porsiyon irmik helvası yapar , aç karna yarısını yerim , yarısını da akşam çayla birlikte yemek için saklarım.Anlayacağınız sabaha birşey kalmaz .

Bu tarifi ise 3 ay önce keşfettim. Evime misafir olarak gelen bir öğretmen arkadaşım  bana irmik helvası yaptı getirdi. Kaşıklayıp servis ederken helvanın ne kadar yumuşacık olduğunu farkettim, tabi yerken de. Önce , yeni yapıldığı için bu kadar yumuşak olduğunu sandım. Ama helvanın yapılışının üzerinden yaklaşık 1 gün geçmesine rağmen helva hala yumuşacık kalınca merak edip tarifini aldım.Meğer işin sırrı UNdaymış.İrmik helvasının bıçakla kesip çatalla yenen kıvamda olmasını istiyorsanız irmik ve sütle hazırlamalısınız.  'yok benim helvam kaşıklayıp yensin,yumuşacık olsun' diyorsanız irmikle eş değer miktarda un ilave ederek helvayı pişirmelisiniz. Sonuç olarak Sütlü İrmik Helvası , Dondurmalı İrmik Helvası tariflerinden sonra irmik helvası arşivime bir tarif daha eklenmiş oldu. Darısı yenilerinin başına diyerek hikayemize geçiyorum. Buyrun , yumuşacık bir helva hikayesi :


Malzemeler :

1 su bardağı beyaz un
1 su bardağı irmik
3 su bardağı şeker
3,5 su bardağı süt
2 paket fıstık ( tercihen )
4 yemek kaşığı tereyağ (200 gr)

Yapılışı:

-Tereyağı derin bir tencerede eritin.Ocağı her zaman orta ateşte tutun.
-Süt ve şekeri bir tencereye alıp , kısık ateşte kaynama noktasına kadar ısıtın. Ara sıra karıştırarak içindeki şekerin erimesini sağlayın ama sütün kaynamasına asla izin vermeyin.
-Kullanacaksanız eğer fıstıkları , irmiği ve unu tereyağı erittiğiniz tencereye ekleyip hızlıca karıştırın. İrmik ve un çabuk yanabilen iki besin olduğu için sürekli karıştırmanız çok önemli. Ayrıca her bir irmik ve un tanesinin yağı içine çok iyi çekmesi gerek ki kimi taraflar kuru kimi taraflar daha ıslak kalmasın. Orta ateşte sürekli karıştırarak kavurduğunuzda 5 dk sonra irmik ve un , kahverengine dönmeye başlayacaktır. Yaklaşık 8 dk sonra iyice rengi koyulaşacaktır. Sakın pes etmeyin ve 2 dk daha kavurmaya devam edin. Biraz kolunuz ağrıyabilir ama emin olun ortaya çıkan lezzete değer :)
- 10 dk kavrulmuş ve rengi iyice koyulaşmış helvanızın altını en kısık dereceye getirin ve ısınmış olan şekerli süt karışımı yavaş yavaş helvaya dökün. Bu sırada bir elinizle de helvayı karıştırmayı unutmayın. Bu sayede helvada küçük un topaklarının olmasını önleyeceksiniz.
-Şekerli süt karışımını iyice yedirdiğiniz helvanın kapağını kapatın ve sıvı karışı içine çekene dek kısık ateşte bekletin. Bu esnada helvanın başından ayrılmayın ,sürekli kontrol edin. Bu işlem için tam bir zaman vermek zor , tencerenin büyüklüğünden irmiğin kalitesine göre bu zaman değişebiliyor. Bazen 5 dakikada çekerken bazen bu süre 9 dakikayı bulabiliyor.
-İrmik ,içindeki sıvıyı tamamen çektikten sonra tencerenin altını kapatın , tencereyi tıpkı pilav demler gibi bir beze sarıp 15 dakika bekleyin.
-Bekleme süresi sonunda tencerenin kapağını açtığınızda midenizin el verdiği ölçüde şekillendirip helvayı servis edin. Ben genelde açken bu helvayı yaptığım için çoğunlukla tencerenin yarısını bir tabağa boşaltıp,üzerine ceviz serper  hemen yerim. Ama bugün tarifi blogta yayınlama fikrini kafaya koyduğum için bu işi tokken yaptım. Gördüğünüz gibi tok olunca servis ve fotoğraf aşamasıyla ilgilenmesi de kolay oluyor. Bir tepsiye yayın 5dakika ağzı açık şekilde beklettiğiniz helvanızı kurabiye kalıplarıyla kesip servis edebilirsiniz. Unutmayın ! Çok yumuşak bir kıvamda olduğu için her şekle girebilir bir helvanız olacaktır. Yani gerisi sizin yaratıcılığınıza bağlı :)

16 Şubat 2011 Çarşamba

HAZIR SU BÖREĞİ YUFKASI İLE SU BÖREĞİ YAPIMI

HAZIR SU BÖREĞİ YUFKASI İLE SU BÖREĞİ YAPIMI


Hazır satılan gıdaların onlarcasını gördük market raflarında : tarhasından oğmaçına kadar hazır çorba , köfte , pizza , mantı , hatta 5dakikada servise hazır makarna .....

Hepsini tadmış , hiçbirinden hazzetmemiş biri olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ; bu yufkaya 'hazır' demek hakaret olur . Bu ancak ; 'hazır gıda sektöründe asrın icadı' olarak ifade edilebilir :)))

3 ay önce eşim , herzaman alışveriş yaptığımız peynirci dükkanında görmüş , tadını merak ederek alıp getirmişti 'hazır su böreği yufkası'nı . İlk önce yufkacılarda veya marketlerde paket halinde satılan yufkalardan bir farkı olduğunu sanmıyordum. Paketin arkasını çevirip bu yufkalarla böreğin hazırlanışını okuduğumda yanıldığımı anladım. Bu , sadece yufkaları açılıp kurutulmuş , haşlanmaya hazır bir yufkaydı . Yani yapılacak işlemleri düşününce adının hazır olmasının aksine bu böreği yapmanın epey meşakkatli olduğunu anladım. Ne yalan söyleyeyim biraz da içim rahatladı . Bir tarifi hazırlarken harcanan emek ne kadar çoksa lezzeti de o oranda artıyormuş gibi gelir bana . Ve bu hazır su böreği yufkasını kullandığımda da bu düşüncemde yanılmadığımı anladım. Ortaya çıkan lezzet kesinlikle SU BÖREĞİydi ......  O gün bugündür , tüm misafirlerime 'size su böreği yaptım' deyip hava atmak ,onlar tadına bakıp resmen bayıldıktan sonra 'kandırdımmmm' demek bende gelenek haline geldi :))  Sanırım artık bizim eve sadece su böreği yemek için geliyorlar . Ardında bıraktıkları beğeni de benim ödülüm oluyor :)

Tarifin yapılış aşamaları zaten gayet uzun olduğu için sözlerime burada son verir , 'hazır gıdaların en zahmetlisi' olan bu böreğin hikayesine başlamaktan onur duyarım :) Buyrun , aşık olunacak lezzette bir börek hikayesi :

Malzemeler :

1 paket hazır su böreği yufkası ( Maalesef her yerde ,her zaman bulunmuyor .Bulduğunuzda birkaç paket alıp,hiç açmadan son kullanma tarihine dikkat ederek 3 ay kadar buzdolabında saklayabilirsiniz).
250 gr tereyağı
400 gr beyaz peynir
1 avuç kıyılmış maydanoz (tercihen)

Makromarket'te bulunuyor.

Yufkaları Haşlamak İçin :

3 lt kaynama sıcaklığında su
2 yemek kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı sıvıyağ
Haşlanan yufkaları soğutma işlemi için 1,5 lt soğuk su kullanılmalı. Yufkaları soğutma işlemi sırasında ısınan su 2 defa değiştirilmeli.Yani soğutma işlemi için 4,5 lt soğuk su

Yapılışı :

-Tereyağı eiritin. Su böreğini daha hafif olması amacıyla sıvıyağ kullanarak yapmayın.Su böreğinin özelliği tereyağlı oluşudur. Hem de bol tereyağlı.Ama bir diğer önemli nokta da tereyağının pastörize değil yayık tereyağı olması.Aşağıdaki fotoğrflarda pastörize tereyağı ile yayık tereyağı arasındaki farkı net olarak görebilirsiniz.


-Erittiğiniz tereyağına fırçayı batırıp tepsinin içini yağlayın.
-Beyaz peyniri ezip maydanoz ile harmanlayın.


-Paketi açıp yufkaları ayırın.Bir pakette 12 tam yufka var. 4 tanesi yuvarlak tam yufka. 8 tanesi yarım yufka . 16 tanesi çeyrek yufka. Tam yufkaları böreğin en alt ve en üst kısmında kullanın . Diğer yufkalar orta katlar için daha ideal.


-Kaynar suyu genişce bir tencereye alıp tuz ve sıvıyağı ekleyin.
-Yufkaları tek tek kaynar suyun içine düzgünce yerleştirin. 7-8 saniye boyunca kevgir yardımıyla yufkanın her yerinin ,kat yeri oluşmadan ıslanmasını sağlayın.
-Yufkayı sıcak sudan alıp bekletmeden soğuk su dolu kaba aktarın. Ellerinizle yufkanın her yerini açıp soğuk su ile ıslatın. Suyu ısındıkça değiştirin .
-Yufkayı soğuk sudan çıkarıp suyunu elinizle çekip akıtın.


-Önce sıcak suda haşlayıp sonra soğuk su ile ıslattığınız yufkaları kat kat tepsiye dizin.
-Her bir kat yufkada tereyağından 2-3 yemek kaşığı yufkaların üzerine gezdirip fırça ile her yere yayın.



-Orta kata geldiğinizde beyaz peynir - maydonoz karışımını yayın.



-Tüm yufkalar bittikten sonra en üstteki yufkayı da tereyağı ile kaplayıp streç filme sarın. Böreği pişirmeden önce 1-2 saat buzdolabında bekletin. Ben bir gece önceden hazırlayıp buzdolabında bekletiyorum. Çok daha lezzetli oluyor.


-Arzuya göre böreğin üzerine çörek otu serpin.
-180 derecede ısıtılmış fırında alt ve üst kısmı tamamen kızarana dek (yaklaşık 35-40 dakika) pişirin.
-İlkkez Kahve Dükkanı'nda görüp denediyseniz, yerken beni anımsayın :)

SONRADAN EKLEME : Yorum yazan adsız takipçimizin ayrıntılı anlatım isteğine binaen şöyle bir ek yapma gereği duydum.
  • En alta yaydığımız büyük yufkayı haşladıktan sonra kullanıyoruz. Hiç bir yufkayı haşlamadan kullanmıyoruz.
  • 16 parça olan küçük yufkaları da diğer boyuttaki tüm yufkaları da elimizle kıvrım vererek seriyoruz. Olabildiğince kıvrımlaştırmaya ,düz bırakmamaya gayret ediyoruz.
  • Su böreğinin orjinalinde kaşar peyniri kullanılmaz. Ama dilerseniz içerisine kaşar peyniri koyabilirsiniz.
  • Eğer böreği pişer pişmez bekletmeden servis edecekseniz böreğin en üstüne kaşar peyniri rendeleyebilirsiniz. Ama eğer birkaç saat bekleyebilecek veya bir sonraki güne kalacak şekilde hazırlayacaksanız , üzerine rendelenen kaşar peynir kuruyacak ve hem kesimi hem yemeyi zorlaştıracaktır.


AFİYET OLSUN

LeylaK

5 Şubat 2011 Cumartesi

SEBZE SOSLU FETTUCCİNİ  (Çeçil Peynirli)

SEBZE SOSLU FETTUCCİNİ (Çeçil Peynirli)



Makarna ....

Çikolata gibi , kahve gibi , aşk gibi bir kelime....

Türk mutfağına söyleyecek sözüm yok. Müthiş lezzetlere sahibiz. Keza Osmanlı mutfağı da öyle. Ama İtalyan mutfağını her keşfedişimde kendi mutfak kültürümüze duyduğum hayranlığı İtalyan mutfağına da duymaktan kendimi alamıyorum. Aynı hisler Yunan mutfağı için de geçerli bence. Hatta Çerkez , Kürt ve Arap mutfağı için de .....Yani insan yemeği sevmeye görsün , lezzetli olan herşeye hayran oluyor :))

İtalyan mutfağı aşkımın depreştiği bir yaz günü keşfettim fettucini (fettuccine) makarnayı. Ürünlerini çok beğenerek tükettiğim bir İtalyan makarna markasının market reyonuna adamıştım ki kendimi , o an farkettim fettucini makarnayı henüz denemediğimi. Yalnız olduğum bir akşam işte bu fotoğrafta gördüğünüz o kocaman tabak dolusu makarnayı iftar menüsü olarak kendime layık gördüm. Ama makarna hazır olduğunda gözü doymamış olan ben , İtalyan usulü makarnayı biraz Türk mutfağına uydurmak niyetiyle üzerine çeçil peyniri ve ceviz ilave ettim. Peynir çok yakıştı ama siz ceviz eklemeyin. Yani tamam güzel bir lezzet de 'karıştırma' fiilini o kadar da abartmamak gerekiyor bence :)

Fettucini hakkında kısa bir ansiklopedik bilgi vermeden tarife geçmek istemiyorum. İtalyanca karşılığı 'küçük şeritler' anlamına gelen fettucini , Roma mutfağına özgü bir makarna çeşididir. Yoğun şekilde yumurta ve un içermekte olup (her 100 gr una 1 adet yumurta) daha geniş şeritler halindeki kesilen şekline 'tagliatelle' denmektedir. Bir çok farklı sosla tüketilebilmesinin yanında en bilineni Alfredo sostur. Ama ben besleyiciliğini arttırmak düşüncesiyle ilk denememi o çok bilinen alfredo sos yerine sebze soslu yapmayı tercih ettim.

Farklı bir makarna deneyimi yaşamak isteyenlere buyrun , oldukça karışık bir makarna hikayesi :

Malzemeler :

200 gr fettucini
1 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patlıcan
1 adet kırmızı soğan
2 adet domates
1 avuç ince kıyılmış maydonoz
2 adet sıvıyağ
50 gr çeçil peyniri
Makarnayı haşlamak için su + 1 tatlı kaşığı sıvıyağ + 2 çay kaşığı tuz

Yapılışı :

-Havuç ve kabağı rendeleyin. Soğan , patlıcan ve domatesi küp şeklinde doğrayın.


-Sıvıyağı wok tavaya alın ve kızdırın. Üzerine soğan , havuç ve patlıcanları ekleyip yüksek ateşte sürekli karıştırarak kavurun. Karıştırma işlemini bırakmayın ki sebzeler yanmasın.


-Kavrulan sebzelere kabağı da ekleyip birkaç dakika daha hızlıca kavurmaya devam edin.


-Son olarak domates ve maydonozları ekleyin.Domatesler çok ezilmeden kavurun.


-Fettucini makarnayı tarifteki şekliyle hazırlayın. Sert kıvamda sevenler için 7dk haşlamak yeterlidir. Daha yumuşak kıvamda istiyorsanız 9dk haşlamınız gerekmekte.



-Haşlanan makarnayı wok tavadaki sebzelerin üzerine ekleyip harmanlayarak veya servis tabağına alıp üzerine sebze sosunu dökerek servis edin.
-Çeçil peynirini minik parçalara ayırıp sıcak makarna ve sebze sosunuzun üzerine yayın. Makarna soğumadan tüketin.



LeylaK

Afiyet Olsun


1 Şubat 2011 Salı

BAŞTAN ÇIKARAN LEZZETLER : ÇİKOLATALI KEK

BAŞTAN ÇIKARAN LEZZETLER : ÇİKOLATALI KEK

çikolatalı kek

Tatilin 4. günündeyim ve ben tüm hızımla biriken tariflerimi hikayeleştirip yayınlayarak , onlara gereken değeri vermeye devam ediyorum :) Bazılarınız gibi ben de kendime şaşırmış durumdayım. Sabahları istediğim kadar uyumanın verdiği keyiften mi , yoksa günümü okulda boğaz yıpratmak yerine evimde geçiriyor olmanın verdiği huzurdan mıdır bilinmez,hergün birşeyler anlatasım var. Böyle devam ederse eğer bizi bol tarifli , bol hikayeli günler bekliyor demektir....

Bugün , uzunca bir süredir ilkkez sabah yanır uyanmaz televizyonu açtım. Kanal kanal gezip beni hiç cezbetmeyen programları atlarken bir sabah programında Oktay Usta'ya rastladım. Çikolatalı ve meyveli waffle yapıyordu , izlemeden geçmek olmazdı. Waffleların yapılışını izlerken bu tarifin  Selma ve Aslı ' nın "Baştan Çıkaran Lezzetler" etkinliğine ne kadar da uygun olduğumu düşündüm. Tam o anda benim bu etkinlik için çikolatalı keki yayınlamayı düşündüğüm aklıma geldi.Waffle tarifini başka zaman değerlendirmek için ayırıp çikolatalı kek yazımı hazırlamaya karar verdim . Tarifin ismini yazmak için pek fazla düşünmeme gerek kalmadı . Zaten bu etkinliği gördüğümde  çikolatalı kekim için  "işte benim baştan çıkaran lezzetim" dedim.  İçinde çikolata olup da insanı keyiflendirmeyecek bir tarif düşünemiyorum zaten. Eğer aranızda böyle düşünmeyenleriniz varsa onlara koca bir "yazık" diyorum :)

Bu yazıdan çıkarılacak sonuç şudur efendim : Sabah programları insana bazen unuttuklarını hatırlatır :) "Başka bir sabah programı hikayesinde görüşmek dileğiyle" diyor ve sözlerimi burada noktalıyorum. Buyrun , baştan çıkaran bir çikolata hikayesi : 

Kaynak : Ben ...(Birkaç kez değişik malzeme ve ölçülerle denenmiştir,gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz)

çikolatalı kek

Malzemeler (Baton kek kalıbı için, 10-12 dilim) :

3 adet yumurta
1 su bardağı süt
1/3 su bardağı sıvıyağ
1 + 1/3 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı kakao
80 gr bitter çikolata
1/2 su bardağı dövülmüş ceviz
1 paket kabartmatozu
1 paket vanilya
1,5 su bardağı un (+kıvamı koyulaşmazsa 2 yemek kaşığı kadar daha)


Yapılışı :

-Oda sıcaklığında beklemiş yumurtaları çırpma kabına alın. Üzerine toz şekeri ilave edip mikserin en yüksek ayarı ile hep aynı yöne doğru , yaklaşık 5 dk çırpın.
-Süt ve sıvıyağı ekleyip tahta bir kaşıkla karıştırın.
-Un , kabartmatozu, vanilya ve kakaoyu bir kaba eleyin.
-Bitter çikolatayı benmari usulü eritin.
-Unlu karışımı sıvıkarışıma 3 ayrı seferde ekleyip tahta kaşıkla birbirine yedirin.
-Son olarak eritilmiş çikolatayı ekleyin ve yağlanmış baton kek kalıbına karışımı boşaltın.Üzerine dövülmüş cevizleri serpin.
-Keki 175derecede ısıtılmış fırında 15 dakika pişirip ardından ısıyı 150 dereceye indirin.Kek pişince sıcakken kalıptan çıkarın servis yapın.

NOT : Baton kek kalıbından keki kolay çıkarmak için kalıbın tabanını ve yanlarını tam kapatacak şekilde yağlı kağıt serip,kenarlardan artan kısımları kesin.Böylece kek pişince kalıptaki yağlı kağıttan tutarak yukarıya doğru çektiğinizde kek kendiliğinden çıkacaktır.

LeylaK