30 Mayıs 2012 Çarşamba

BUGÜNLERDE BEN ;

BUGÜNLERDE BEN ;


Her öğretmen için internet başında sabahlama kabusu şu sıralar başlamış olmalı. Durum bende de aynı ;


EFLATUN'a bayıldım. Sesi, tarzı, müziği tam sonbahar tadında. Zaten Trabzon da 5 gündür tam manasıyla sonbahar havasında. Not işlemlerini yaparken ben de bolca O'nu dinliyorum. 

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Az Yağlı Tavuk  ve "ETERNITY'm"

Az Yağlı Tavuk ve "ETERNITY'm"



Tavuk konusunda son günlerde bolca duyduğumun şu can sıkıcı sözleri şimdi bir yana bırakın ! Ben de tavuk olsaydım ; 
kırda-bayırda , bağda-bahçede özgürce gezip her bulduğum doğal şeyi yemek yerine çiftliklerde tıkış tıkış boğulurcasına yaşayıp , hap gibi hormonlu yemlerle beslenerek şişirilseydim benim de vücudumda toksik madde birikir , yiyeni kanser ederdim !!! 
ve bunun gibi şeyler işte.



Sabah 7'de evden çıkıp akşam 4'te eve girebilen bir kadına , tavuk gibi akşam yemeğine çabucak hazırlanabilecek bir besinden vazgeçmesi için bundan çok daha fazlasını söylemek lazım.  Her zor durumda en büyük kurtarıcılarımdan biri olmuştur. Bu kadar çok çeşidi yapılabiliyorken ve bu kadar çabuk hazır olabiliyorken bana "amann herşey kanser yapıyor zaten" deyip afiyetle yeni çeşitler denemek düşer. Beslenme uzmanlarına , doktorlara ve binimum organikçilere göre hakikaten "herşey kanser yapıyor" ... (Bunu demeyi biliyorlar da o içtikleri zıkkımı bırakmayı neden bilmiyorlar anlamam ! )


Dün yine koştur koştur eve gelmeden önce yol boyu ,75 yıllık ömrümüzün 20 yılında aklımızı meşgul edip bir türlü cevabını bulamadığımız o kutsal soruya yanıtlar düşündüm ;  "ne pişirsem?" . Ve bu soruyu her aklıma getirdiğimde sonunda istemeden de olsa aynı şeyi yaptım ; tavuk .

N'apabilirim seviyorum kendisini ! Ayrıca ben de isterim tabi eskisi gibi eve gelip patlıcanın çok lezzetli olduğu şu günlerde bir karnıyarık veya imam bayıldı, hadi o da olmadı patlıcan oturtma yapmayı. Ya da akşam çayının yanında 2 parça bitter çikolata çıkarmak yerine bir gül tatlısı , revani ya da browni pişirmek...

Sonuç ; vaktin yoksa kurtarıcın böyle tavuk eti olur işte. Sırf bu yüzden bir sürü çeşit tavuk yemeği öğrendim. Ana yemekler listeme bakarsanız 1-2 tane tavuk yemeği olduğunu görürsünüz. E bir zamanlar vakit çoktu tavuğa tenezzül bile etmezdim :) Şimdiyse pratik şeyleri sever oldum. 

Bu da birkaç keredir denediğim ve çok lezzetli bulduğum bir tavuk tarifi. Üstelik bu kez tarifimi ETERNITY'den hediye gelen setimin içindeki tavayla pişirmeyi denedim. Çok güzel pişti tavuk eti. Setin içindeki fırın tepsisinde pişecek yemeklerimin tadını da şimdiden merak ediyorum. Bilmeyen vardır belki , Eternıty desenli tencere üretimini Türkiye'de başlatan ilk firma. Bir sürü farklı desen çeşitleri var. Hepsine buradan bakabilirsiniz ama en güzelinin bana gelen tencerelerdeki desenleri olduğunu söyleyebilirim :)  Ayrıca Eternıty'nin sitesinden sipariş vermeniz de mümkün. 


Çok güzeller değil mi ... En yakın zamanda içi seramik kaplı tavalarını da denemek istiyorum. Onlar da son günlerde şef aşçıların favorilerinden. 

Şimdi siz tarifi okurken , diğer herkes maç izlerken ben  de kendime tek porsiyonluk bir muhallebi pişirmeye gidiyorum. Yorumlarınızı sıcacık muhallebimi kaşıklarken okuyacağım. Hadi devam edin...


Malzemeler ( 2 Kişilik ) :

4 parça tavuk incik
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay kaşığı acı kırmızı biber
Yarım çay kaşığı isot (acılı sevenlere)
Yarım çay kaşığı karabiber
3 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz
1 adet patates
4 diş sarımsak

Yapılışı : 

-Tavuk incikleri enlemesine 2 parçaya ayırın. Bunu yapmaktaki amacımız  ince olsunlar ki çabuk pişsinler. 
-Bir kaseye (veya fotoğrafta gördüğünüz gibi pişireceğiniz tavaya) yağ, tuz ve baharatları koyun. Sarımsakları soyup dövün ve ekleyin.Tavuk etlerini bu karışıma alıp etlerin her yerini bulayın.


-Etleri bir tavaya alın (tavayı kızdırmanıza gerek yok). İçine başka hiç birşey eklemeden üzerini tam örtecek bir kapak kapatıp kısık ateşte 20-25 dakika pişirin.
-Patatesi soyup ince ince ve yarım ay şeklinde dilimleyin. Etrafını az tuza bulayın.
-Bir yüzü pişen etleri çevirin. Bu esnada tavada bolca su olacak, bu tavuğun kendi suyu ve biz pişirdikçe içine çekecek, sakın dökmeyin !
-Çevirdiğiniz tavukların üzerini patates dilimleri ile örtün. Üzerine kekik serpin. Tavanın kapağını kapatıp tekrar kısık ateşe alın ve 20-25 dakika pişirin. Kısık ateşte pişirmemin sebebi tavuk etinin daha lezzetli olması. Siz isterseniz orta ateşte çok daha çabuk pişirebilirsiniz. Ben çorba ve pilav yapana dek tavuklar hazır olduğu için hiç acele ettirmiyorum etlere :) Böylece lokum gibi ağızda dağılan bir kıvamda pişiyor.


-Pişen tavuk ve patatesleri pilav ve yoğurtla servis edin.


NOT : Eğer benim gibi biraz kızarmış tavuk eti seviyorsanız son 5 dakika tavanın kapağını açıp suyu tamamen kaybolana dek yüksek ateşte önlü arkalı tavukları pişirin. Ben eşime ayırıp kalanını kendi istediğim gibi yapıyorum . İşte böyle ;


Hep bu iki kaseyle çorba fotoğrafı çekmek gibi bir niyetim vardı bir türlü olmadı. Bu kez olsun bari dedim. Yani böyle derin kaselerde yemek yemek gibi bir alışkanlığımız yok ama biz sevdik :) 

İkisi de eski kaseler ve bence çok şıklar (Hele şu kenarları nar çiçeği çizgili olan). Tek kase-tabak-çanak herşeyi çok seviyorum. Üst üste diziyorum onları raflara. Psikopat değilim di mi !


LeylaK

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Hakkımdaki 7 Gerçek !!!

Hakkımdaki 7 Gerçek !!!


Ödül ve mimler , yetişemediğim için çok taraftarı olmadığım etkinliklerden. Ama 2 ayrı yerden gelince bu kez karşı koyamadım :)  PeNeLoPe  ve  Demet  "Çok Yönlü Blogger" olarak adlandırmaya layık görmüşler beni.  Bu sebeple ödülü alıp hakkımdaki 7 gerçeği de duyurmam gerekmiş. Bana da gerekeni yapmak düşer.
Ama dikkat edin ! Benim hakkımdaki 7 gerçek düşündüklerinizden biraz farklı ...


  • Birçok kadının aksine ben futbolu seviyorum. Eşinizin vıdı vıdılarına , stadlardaki küfürlere (ki bazen haklılar) , her maç sonrası tvyi dolduran tartışma programlarına kulak tıkayıp iyi bir futbol müsabakası izlemeyi deneyin , seveceksiniz. Taraftarı olduğunuz takımı sizin gibi binlerce insanın doldurduğu  bir stadda izlemenin keyfinden söz etmiyorum bile... (Üstteki fotoğraf , Barcelona futbolcusu Lionel Messi'ye ait)                                                                                                               

2 Mayıs 2012 Çarşamba

NUTELLALI BRİOCHE , Bir Fransız Hikayesi

NUTELLALI BRİOCHE , Bir Fransız Hikayesi

nutellalı-brioche, brioche-ekmeği-tarif, briyoş-nasıl-yapılır


Size iki farklı cümle kuracağım ve bu uzun yazıda ne demek istediğimi daha en başından anlayacaksınız :
  • Bir Osmanlı padişahı olsaydım , Fransa'yı fethedip onu topraklarıma katmak için brioche ekmeği yeterli bir bahane olurdu ( Padişahlarımızın damak tadı mükemmel , hepsi birer gurme denebilecek nitelikte insanlar olduğunu düşünürsek hiç de abartmış olmam ) ! 
  • Fransız kadınları , onlara ait böyle bir ekmek varken (her markette, adım başı her cafede bu minik ekmeklerin satıldığını hayal ediyorum) nasıl diyet yapabilirler bilemiyorum. Ben olsam sabah kahvaltıda üzerine bal , fındık ezmesi vs. sürüp , öğle ve akşam yemeklerindeyse süzme yoğurt veya krem peynirle çorbanın yanına servis eder 3-5 tane yerdim.
Brioche ekmeği (Briyoş diye okunuyor)  tarifini Cenk'te ilk gördüğüm zaman (ki üzeri nutella ve antep fıstıklı olan beni en çok cezbedendi) hafızama kazınmış ama mayalı olduğu için çabucak unutulup gitmişti.Sonra ilerleyen zamanlarda Cenk'in aynı ekmeği içi çikolatalı olarak yaptığını görünce aklımda mayaya karşı oluşan tabu çatlamaya başladı.Brioche ekmeğini deneyip mis gibi kokusunun eve yayılması fikrine beni en çok ısındıran şeyse işte bu görüntü oldu. 


Bu fotoğrafı gördükten sonra tam 2 gün brioche hayaliyle yaşadım. "Nasıl pişiririm , içine ne koyabilirim , nasıl fotoğraflarım ?" düşünceleri kafamda uçuşup durdu. Bu minik ekmeklerin kuş yuvasında uyuyan yavru misali duruşlarını sağlayabilmek için 3 ayrı video izledim. Ustaların el marifetleri olmalı ki ilk denememde aynı görüntüyü sağlayamadım. Hatta tadı bile anlatıldığı kadar cezbedici değildi. Hüsrana uğramıştım. 2 günlük hayaller , brioche hamurunu hazırlama , kıvamını tutturmak için defalarca buzdolabından çıkarıp yoğurma , birgün sonra şekil verip dinlendirme...BAŞARISIZLIK...



Pes etmedim !
Daha çok tarif aradım , yabancı bloglardan  7-8 farklı tarifin ortak yönlerini buldum. Farklı olan tek bir şey vardı , ben de onun üzerinden gidip tekrar denemeye karar verdim ; yaş maya...

Nasıl bir mayazede oluşumu Kıyır Poğaça tarifinde ayrıntılı olarak anlatmıştım. Yaş maya ile ne denediysem tutturamadığımı , sonucun taş gibi , kabarmamış , ufacık , şekilsiz , tuhaf şeyler olduğunu söylemiştim. Ama bu ekmeği denemeyi o kadar çok istiyordum ki son bir yaş maya kabusu yaşamayı göze aldım. Sonuç mu ? Galip gelmiş miyim ?



Brioche , Fransız tarihinde ilkkez 1404 yılında kayıtlara geçtiği bilinen geleneksel bir Fransız ekmeği (Bazı kaynaklarda "börek" olarak geçiyor)dir.Bir ekmek hamurundan farklı olarak içerisinde bol miktarda  tereyağ  ve çokca yumurta bulunur. Fransızlar bricohe yapımında çeşitli marmelatlar ve kuru üzüm gibi yemişler kullanıyorlar. Aslında tadı poğaçayı andırmıyor değil,  yalnızca dokusu ve kokusu poğaçadan biraz farklı , daha kıyır kıyır ve daha tereyağlı...

Brioche ekmeğini benim hafızamda unutulmaz kılan şeylerden biri de ilkkez lise yıllarımda duyduğum ve içeriğindeki vicdansızlıkla içimi titreten bir cümle oldu :

"Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler"

Yazık ! Bu sözün sahibi  Fransa kraliçesi  Marrie Antoinette hanım efendiye büyük haksızlık etmişim. Meğer onun pasta sözünden kasettiği bizim bildiğimiz kremalı , meyveli , çikolatalı tatlı değil brioche ekmeğiymiş. Çevirmenin azizliği !
Yani işin aslı kadın bu cümleyi benim anladığım gibi aç insanlarla dalga geçmek için söylememiş. Tabi bu durum onu  haklı çıkarmazo da ayrı bir konu. Neyse , sizde de unutulmaz olmasını sağlayabildim mi ? :)

Kuru mayanın yakın tarihte kullanıma başlandığını düşünürsek brioche ekmeğinin ilk yapıldığı asırlarda onun kuru maya ile kabartıldığı fikri bana aykırı geldi.Eğer orjinali kuru maya ile yapılmıyorsa kuru maya ile denesem bile her halukarda asıl tarife sadık kalamayacaktım. Yani birçok blogta olduğu gibi kuru maya ile değil de yaş maya ile denememin tarifin orjinalliğe etkisi açısından hiçbir sorun olmayacaktı (Bahanem de hazır!) . Benim o eşsiz akıl yürütmeme , kurduğum karışık bağlantılara , şekil veren ellerime sağlık !! muhteşem oldular.

Sözün özü birileri bu ekmeği denediği için , ötekiler bunu gelenekselleştirdiği için , berikiler asırlar boyu bu lezzeti taze tuttuğu için , blog yazarları hiç tadına bakmadan dünyaya böylesine yayılabilmesini sağladığı için çok mutluyum. Siz de bu mutluluğu yaşamak istiyorsanız brioche pişirip sıcacıkken bir tanesinin tadına bakın. Beni anacaksınız .

Buyrun , bir Fransız hikayesi :



Malzemeler (15 adet küçük boy brioche için) : 

1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
150 gr  tereyağ (soğukken 8 eşit parçaya ayrılıp oda sıcaklığına getirilmiş olacak)
1 yumurta 
5 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı tuz (silme)
1 paket yaş maya
Aldığı kadar un (En az 1 kilo)
1 su bardağı Nutella

Üzeri İçin :

1 yumurtanın sarısı
1 yemek kaşığı su
1 tatlı kaşığı şeker

Yapılışı : 

-Cam bir kaseye süt ve su ekleyip mayayı bu karışımda eritin. Üzerine şekeri ilave edip  10 dk bekletin.
-Ayrı bir kaba 2-3 su bardağı un eleyip üzerine tuz serpiştirin. 10dk dinlendirilmiş olan maya karışımını ve 1 adet yumurtayı una ekleyip azar azar un ilavesi ile yumuşak bir hamur elde edin. Sıvı malzemeler hamura tamamen karıştıktan sonra birer birer kestiğiniz tereyağ parçalarını hamura ekleyip her birini hamura yedirin. Her seferinde biraz un ekleyerek tüm tereyağ parçalarını bitirin. Son tereyağ parçasını da ekledikten sonra poğaça hamuru kıvamında bir hamur elde etmiş olmalısınız. Tereyağ ilavelerinde hamuru ÇOK FAZLA YOĞURMAKTAN KAÇININ, yoksa tereyağın cıvıklaşmasına ve hamurun gereğinden çok un istemesine sebep olursunuz ki gereğinden fazla un piştiğinde oldukça katı bir ekmeğe dönüşüyor. 
-Hamuru nemli bir bezle örtüp 1 saat mayalanmasını bekleyin. 1 saatin sonunda hamur tam 2 katına çıkmış olacak. Henüz tam kabarmamışsa yarım saat daha bekleyin. Hamurun ortasına bir yumruk vurup içindeki havayı boşaltmasını sağlayın. Ardından hamur kabının üzerini birkaç kat streç filmle sarıp buzdolabına koyun.  
Hamurun kıvamı için 1 gece buzdolabında beklemesi gerekiyor ama benim bir gece beklettiğim ekmek hamuru ile bir saat beklettikten sonra pişirdiğim ekmek hamuru arasında lezzet açısından biraz fark vardı. Buzdolabında 1 saat beklettiğim hamurun ekmeği çok daha lezzetli oldu. Belki de ilk denemede ben becerememişimdir , tercih sizin.
-Hamurdan 15 eşit parça ve 1 adet de yumruk büyüklüğünde parça oluşturun (üzerindeki küçük yuvarlakları yapmak için).
-Her bir hamur parçasını elinizle yuvarlak açın, içerisine 1 dolu tatlı kaşığı nutella koyup yuvarlayın. Hazırladığınız hamurları yağlı kağıt koyulmuş veya tereyağ ile yağlanmış muffın kalıplarına yerleştirin.
-Ayırdığınız 1 yumruk hamurdan 15 eşit ufak parça oluşturup yuvarlayın ve her birini diğer yuvarlakların üzerine yerleştirin.
-Hamuru oda sıcaklığında 1 saat daha dinlendirin.



-İyice kabarmış olan ekmek hamurlarının üzerine 1 yemek kaşığı su ile çırpılmış yumurtayı sürün. Son olarak 1 yemek kaşığı toz şekeri her bir ekmek parçasının üzerine serpin.



-200derecede ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin.

Çay , kahve veya süt ile servis edin. Ya da fırından çıkar çıkmaz sıcakken 2 taneyi yiyip gerisini istediğiniz şeyin yanında yavaş yavaş tüketin: )

       nutellalı-brioche, brioche-ekmeği-tarif, briyoş-nasıl-yapılır