31 Mart 2012 Cumartesi

CEZERYELİ PASTA ve "Nasıl Fotoğraf Çekiyorum?"

CEZERYELİ PASTA ve "Nasıl Fotoğraf Çekiyorum?"


cezeryeli pasta

Kış uykusundan uyanır uyanmaz taşınma sebebiyle ara vermek zorunda kaldığım fotoğraf çekme merakıma geri döndüm.

Son birkaç aydır bana gerek e-posta gerekse yazı yorumlarında sıkça sorulan bir konu üzerine biraz çene çalmak istiyorum bugün.

Konumuz ; fotoğraflama. Konuyu ilginç yapan ve sizi bu yazıyı okumak zorunda bırakan şeyse profesyonel fotoğraf makinesi ile değil DİGİTAL FOTOĞRAF MAKİNESİ ile fotoğraflama.İlgi duymayanlar dağılabilirler !

Öncelikle fotoğraf çekme konusunda hiç bir eğitim almadığımı ve bu yazıyı akıl verme amaçlı yazmadığımı belirtmeliyim. Niyetim, yemek fotoğrafı çekerken nelere dikkat ettiğimi anlatmak. Esasında söyleyeceklerim yanlış bilgiler olabilir,  ama yanlışsalar bile bence benim bu bilgilerle çektiğim fotoğraflarım gayet iyi ;)

Ne kadar niyetlensem de profesyonel bir makinem olmadığı için hep ertelemek zorunda kaldım fotoğraf eğitimi meselesini (ertelemeye de devam). Böyle olunca 'iş başa düştü' hesabı kendim bir şeyler keşfetme gereği duydum. Özelikle fotoğrafla ilgili forumların bu konuda bana epey yardımı dokundu. Yani merakınız var ama imkanınız yoksa teorik olarak internetten bir şeyler öğrenebilirsiniz ve amatör fotoğrafçı olma sürecine kendi azminizle ilk adımı atabilirsiniz.

Doğru fotoğraflama için ilk yapılacak şey bence fotoğraf makinesini tanımak. Ben makinemim ( SONY CYBER SHOT 7.2 MP ) aslında iyi fotoğraf çekebildiğini 3 yıl önce Bademli Kurabiye fotoğraflarını çekerken farkettim. Fotoğrafta art arda dizdiğim kurabiyelerin ön formundaki netlik ve arkaya doğru artan bulanıklığı beni içine çekti. Çekiş o çekiş, hala öndeki obje net arkası bulanık (alan derinliği) fotoğrafların aşığıyım.Bunu makinede sağlayamadığım zamanlarda kullandığım photoshop  programı sayesinde rahatlıkla gerçekleştirebiliyorum.

Makinenizi tanımak için önce çekim yapacak bir obje belirleyin (vazo, çiçek, çerçeve, tabak, fincan, bardak veya 1 dilim kek). Bu objeyi karanlık (dışarıda akşam saatlerinde, evde az ışıklı alanlarda) , aydınlık (doğal ışığın yoğun olduğu zamanlarda) , loş ortamlara (yatak odası ve banyo dahil) yerleştirerek çekimler yapın.
  • Objenin bir noktada çekimini yaparken makinedeki tüm programları sırayla ayarlayarak deneyin. Balkon zemininde bir çay bardağının çekimini yapıyorsunuz diyelim. Çekimi makinenizin tüm programlarıyla  gerçekleştirin. "otomatik ayarlama" , "beyaz parlak sahne çekimi (kar vb. ya da beyaz zeminli çekim için)" , "plaj" , "manzara" , "zayıf ışık" , "zayıf ışıklı portre" , "flu fon"  benim makinemdeki ayarların bazıları. Bunlar birçok dijital makinede bulunan hemen hemen aynı isimdeki ayarlar. Tüm bu programlarla aynı objeyi aynı ortamda fotoğraflayın. 
  • Ardından fotoğrafları bilgisayar ortamına aktarıp nasıl göründüklerine bakın. Sizi memnun edecek mutlaka bir kaç fotoğraf çıkacaktır. Bu fotoğrafların çekim esnasındaki programlarını bir kağıda not edip diğerlerini eleyin, yani silin.
  •  Makineyi tekrar elinize alıp aynı objeyi bu kez evin başka bir bölümüne getirin. Programları ayarlayarak tekrar çekimler yapın. 
  • Aynı yerde farklı programlarla yaptığınız çekimleri bilgisayar ortamına aktarıp kötü olanları eleyin. Beğendiğiniz fotoğrafların programlarını aynı kağıda not etmeye devam edin. Birkaç farklı ortamda dilerseniz farklı objelerle çekim yaptıktan sonra not ettiklerinizi başka bir kağıda ayrıntılı bir şekilde aktarın.
Not etme işlemini şöyle yapabilirsiniz ;

          Kahve fincanı fotoğrafı , en uygun çekim zamanı öğleden sonra , en uygun çekim yeri balkon masası , en uygun çekim ayarı otomatik programlama.
          Kurabiye fotoğrafı , en uygun çekim zamanı sabah saatleri ,  en uygun çekim yeri pencere önü , en uygun çekim ayarı beyaz parlak sahne.
          Soda şişesi fotoğrafı , en uygun çekim zamanı sabah saatleri , en uygun çekim yeri yemek masası , en uygun çekim ayarı yüksek hassasiyet gibi.

Böylece hangi mekanda ,  hangi saatlerde (doğal ışığın kalitesi açısından) , hangi programla  en kaliteli çekim yapılabileceğini belirlemiş olursunuz. Bu aşamayı aynı gün içerisinde yapmaya kalkarsanız hem çok yorulur hem de yeterince kaliteli sonuçlar alamazsınız. Benim tavsiyem sabah çekimlerini bir cumartesi veya pazar sabahı bir obje için farklı ortamlarda ve farklı ayarlarla denemeniz. Böylece sabah çekimini 1 saat gibi bir zamanda tamamlamanız mümkün. Öğle saatleri ve akşam saatleri fotoğraflarını ayrı günlerde deneyin ki objeyi ordan oraya taşırken ve sürekli makinenin ayarıyla oynarken yorulup ilginiz dağılmasın.

Buraya kadar olan kısım, evinizin bir çok yerinde (benim eski evimde 6 ayrı ortam vardı) , farklı programlarla çekilmiş bir sürü fotoğrafa sahip olmanızı sağladı. İşin bundan sonrası daha az yorucu. Bilgisayar başında fotoğrafları yeniden yaratmak , yani photoshop ... O da bir sonraki yazıya kalsın.

Sanırım ilk söylenecek şeyi en sona sakladım , göze hoş görünen , beğenilen bir fotoğraf çekmek istiyorsanız hiç şüphesiz doğal ışık kullanın, yani flaşlı çekim yapmayın. Benim 200 tarifimin içinde en çok beğendiğiniz tariflerimin fotoğrafları hep doğal ışıkta çekim yapılarak oluşturuldu :) Kesinlikle daha naif, daha hoş ve daha dikkat çekici oluyorlar. Hadi bakalım , iyi çekimleriniz olsun....

cezeryeli pasta

Cezerye Tarifi

1 kilo havuç
2 su bardağı toz şeker
150 gr fındık

Yapılışı:

-Havuçları yıkayıp soyun ve bol suda yumuşayana dek haşlayın.
-Haşlanan havuçları süzün ve rendenin ince tarafı ile rendeleyin. 

-26cmlik kelepçeli kalıbın iç tabanını yağlı kağıt ile kaplayın.
-Rendelediğiniz havuçları bir tencereye alıp üzerine 2 su bardağı şekeri ilave ederek tahta kaşıkla kavurun.
-Havuçlar suyunu salıp şeker tamamen yok oluncaya kadar yüksek ateşte karıştırarak kavurun. Sonra havuçlar iyice eriyene kadar orta ateşte kavurmaya devam edin.
-Fındıkları irice döküp havuçların içine ekleyin ve birkaç dakika daha kavurun.

-Oluşan cezeryeyi ılınınca kelepçeli kalıbın tabanına bastırarak yerleştirin. Tamamen soğuyunca buzdolabına alıp 30dk dinlendirin.

cezeryeli pasta


Muhallebi Tarifi


3 su bardağı süt
2 çay bardağı şeker
1 çay bardağı un
2 tatlı kaşığı mısır nişastası

Yapılışı :

-Muhallebi malzemelerini orta ateşte karıştırarak pişirin.
-Muhallebi kaynamaya başladıktan sonra ocağı en kısık ayara getirip birkaç dakika daha karıştırarak pişirin.
-Pişen kremayı mikserin yüksek ayarıyla biraz ılınana dek(5dk kadar) çırpın.
-Soğuyan cezeryenin üzerine ılınan muhallebiyi yayın.
-Muhallebi soğuyunca üzerini 1,5 su bardağı hindistancevizi ile kaplayıp servis edene dek buzdolabında bekletin.
-Servis edeceğiniz zaman kelepçeyi açın ve altındaki yağlı kağıdı sıyırarak pastayı servis tabağına alın. Soğukken tüketin.



LeylaK

21 Mart 2012 Çarşamba

NARLI CUPCAKE ve "Kış Uykusu" Üzerine

NARLI CUPCAKE ve "Kış Uykusu" Üzerine

narlı cupcake diyet cupcake

Benimkine "bloğu ihmal etmek" , "tembellik" , "yazmaya ara vermek" falan denmez. Birkaç aydır yaptığım şey düpedüz KIŞ UYKUSU ...

Laf olsun diye dediğimi sanıyorsanız okumaya burada son verebilirsiniz. Öyle böyle değil, bildiğin kış uykusu işte ; akşam 21:00 sabah 06:00 ...

Güneş enerjisiyle çalışan bir tip değilim. Hatta sonbahar-kış mevsimlerine karşı ayrı bir sevdam söz konusu. Ama gel gelelim , bu yıl kış mevsiminin bize illallah dedirttiği de bir gerçek.  Benim gibi bir kış çocuğu yaz aylarının yoğun sıcağından pek hazzetmez. Ilık ve yağmurlu gökyüzünü sever (Yani ya Londra'da olmalıydım ya Trabzon'da). Bu sebepledir ki Bahar'ın ister İlk olsun ister Son, her haline pek düşkündür. Anlayacağınız , ben bahar çocuğuyum ... (Her yaklaşan mevsim öncesi benden aynı cümleyi duymaya mahkumsunuz ; "ben kış çocuğuyum" , "ben sonbahar çocuğuyum" vs...!!!)


Tamı tamına 61 gündür Trabzon'dayım (Tam gününü bulmuşum yazı yazacak, yine plakayı tutturdum :)). 2 aydır göremediğimiz karı son 1 haftadır yoğun şekilde yaşadık buralarda (2 aydır kar yoktu ama acı soğuğu vardı). Pırıl pırıl denizi kar bulutlarıyla kaplı görmek inanılmazdı. Biz de fırsat bu fırsat bol bol seyrettik. 3 gün gökyüzüne ve toprağa hakim olan karın ardından kısa süreli bir "kar eritme yağmuru" , hemen sonrasında 2 günlük müthiş bir güneş bastı her yanı. Tam manasıyla baharı yaşadık. İşte O gün uyandım...

Fotoğraf , bir önceki yazımda "salondaki kanepeden Karadeniz'in bir kısmı" olarak nitelendirdiğim yere ait.  Farkı , kar bulutları ve kar taneleri.


Henüz beni tam olarak tanıyacağınız kadar bir zaman geçmedi. Ama bloğumun yaklaşık 3 yıllık geçmişine şöyle bir göz atarsanız, benim her yıl kış uykusuna yattığımı farkedebilirsiniz. Kış aylarında düzenli olarak hergün işe gider, eve gelir, yemek yer, çay içer ve ortalama günde 8-9-10 saat uyurum. Malum , enerjiyi yaza saklamak lazım. Dallarda çiçeklerin yeşermesinden hemen önce , muhakkak bir bahar yazısıyla yeni sezona başlar , sıcaklığın artışıyla ben de performansımı arttırırım. Temmuz ve ağustos ayları blok yazılarının en yoğun olduğu dönemdir (Çünkü örtmen Leyla tatildedir). Eylül ayı sakinleşme sürecine girişimi, aralık ayı ise yeniden kış uykusuna dalışımı ifade eder.

Sözün özü ; uyandım yahu ! Hala farkına varmadıysanız fotoğrafları seyrededurun .

Baharın ilk tarifi pastalarını hayranlıkla izlediğim Gökçe'ye ait. Geçen hafta sonu 3 ayrı tarif denedim Çikolata Kavanozum'dan. İşte bu cupcakelerde onlardan biri. İçinde YUMURTA olmayışı beni ilk cezbeden şey oldu. Yumurta olmadığı halde kocaman kabarmış halleri beni mutfağa adım adım yaklaştırdı. 24 cupcake çıkaracak kadar bereketli bir hamur oluşu da bana "denemeliyim" dedirtti.  Hamuru kalıplara biraz cimri paylaştırmış olmalıyım ki benim cupcakelerim Gökçe'ninki gibi kalıplardan taşarcasına görünemedi. Ama tadları MUHTEŞEM. Nemli, yumuşacık bir kek ve sufle gibi bir tad bırakıyor damakta. Yumurtasız oluşundan ötürü Gökçe bunu diyet cupcake olarak nitelendirmiş, ben de onun yolundan gidiyorum (Daha da diyet bir tarife dönüşsün isterseniz kepekli un kullanın, zira benim aklıma gelmedi yaparken) ;

Buyrun , diyet ve meyveli bir kek hikayesi :

narlı cupcake diyet cupcak

Malzemeler (24 adet) :
(Facebook sayfamızı takip edip, tariflerden anında haberdar olabilirsiniz , TIKLAYIN )
(Kaynak : Çikolata Kavanozum)

1 su bardağı nar suyu
3 su bardağı un 
1,5 su bardağı  toz şeker
1/2 su bardağı kakao
2 çay kaşığı karbonat (silme)
1 çay kaşığı tuz (silme)
1 su bardağı kaynar su
3/4 su bardağı sıvı yağ
2 yemek kaşığı sirke(elma veya üzüm)
1 yemek kaşığı vanilya aroması (vanilya aromam yok, sentetik vanilya şekeri de kullanmadığım için sıvı dengesini sağlamak adına aynı miktarda süt kullandım)

Üzeri İçin
Yarım paket Orman Meyveli Krem Şanti 
1/2 su bardağı süt
Mentos Şeker veya mevsime uygun bir kırmızı meyve

narlı cupcake diyet cupcak

Yapılışı :

-Kuru malzemelerin hepsini bir kaba eleyin (şeker , karbonat , un , kakao ,tuz). 
-Kuru malzemelerin üzerine kaynar su , nar suyu , sirke , sıvıyağ ve sütü ilave edip karıştırın.
-Homojen bir kıvam oluştuktan sonra kalıplara yerleştirdiğiniz cupcake kağıtlarını kek hamuru ile doldurun. Ben kalıpların 2/3'ünü doldurdum bu kadar kabardı. Daha çok kabarmasını isterseniz kalıpların tamamına yakınını doldurabilirsiniz. Ayrıca içinde yumurta bulunmadığı için kek hamurunu oda sıcaklığında bekletme konusunda sıkıntı yaşamazsınız. 12'li kalıpta kekler pişerken hamurun yarısını bekletmekte hiçbir sakınca görmedim ben :)
-Kekleri 180 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika pişirin. 
-Kekler ılındıktan sonra kalıplardan çıkarıp soğumaya bırakın. Bu sırada yarım paket orman meyveli krem şantiyi 1/2 su bardağı süt ile çırpıp buzdolabında 5 dakika dinlendirin. Yarım bölebilmek için mutfak tartısı kullanabildiğiniz gibi bunu göz kararı da ayarlayabilirsiniz. Ya da 1 paketin tamamını hazırlayıp yarısını capcakeleri süslemekte diğer yarısını da başka bir tatlı ile tüketmekte kullanabilirsiniz. 
-Soğuyan capcakelerin üzerini kremşanti ile süsleyip renkli mentos şekerler veya kırmızı mevsim meyveleri ile servis edin.


LeylaK

5 Mart 2012 Pazartesi

TuzBİBER'de Bu Ay DÜKKAN Var

TuzBİBER'de Bu Ay DÜKKAN Var


Bugünlerde ıspanak ayıklayıp börek yapmaktan , kurabiye hamuru yoğurup buzluğa koymaktan , paket paket çikolata eritip sos kaplarında saklamaktan , yumurta ve şekere bulanıp kek çırpmaktan bitap düşen birinin varlığını duyarsanız rahat olun , işte O benim , yalnızca biraz fazla misafir ağırlıyorum o kadar !

Hayatımda yaşamadığım şeyler yaşıyorum bu 10 yıl önce terkedip gittiğim şehre döndüğümden beri. 'yemek pişirmek' denen vakıa benim mutfakta haftada yalnızca 2 kere gerçekleşiyor mesela. Diğer günler mi ? Anneler sağolsun ;)  Sadece 2 gün yemek yapan ben , bunun dışındaki zamanımın çoğunu gelecek konuklarım için hazırlık yapmakla geçiyorum. Birkaç kez deneyip çok beğendiğim oldukça pratik bir pasta keşfettim örneğin , hem de hiç tenezzül edip almayacağım gazete yanı yemek dergilerinden birine ait .  Sonra ıspanaklı gül böreği yapmak konusunda tam manasıyla porofösör oldum. Zeytinyağlısını , yoğurtlusunu , sütlü-tereyağlısını denedim , hepsinin oluşturduğu kıvamı tek tek not ettim. Bir sonraki börek yazım epey teferruatlı olacak anlayacağınız.

Müptelası olduğum kumlu kurabiyemin de birkaç farklı şeklini deneme fırsatım oldu. Üzerine enteresan figürler çizdim , fotoğraflarını paylaşmak için baharın bana gülümsemesini bekliyorum , çok iştah açıcılar , yiyip yiyip yürüyüşe çıkarsınız ;) 

Ev dışındaki zamanımın tamamı yollarda ve okulda geçiyor. Günümün 8 saatini öğrencilerime ayıracağım hiç aklıma gelmezdi ! (Sabahçı sistemden tam gün eğitime geçiş yapmış öğretmenin hazin durumu). 

Evde dinlendiğim zamanlarda ise ne yaptığım sanırım şu alttaki fotoğraftan anlaşılıyordur. 


Günün bıraktığı telaşı , yorgunluğu salondaki kanepeden Karadeniz'i seyrederek hafifletiyorum...

Yeni evimdeki 4 haftanın özeti şimdilik böyle. Bugünkü yazımın amacı mutfakta denediklerimi anlatmak veya ev manzaramın havasını atmak değildi. Nasıl konu buralara geldi bilemedim ! Niyetim TuzBİBER dergisinin Mart ayı konuğu olduğumu bilmeyenlere bildirmek , içinde benden hangi tariflerin yer aldığını göstermekti. 


En üstteki fotoğraf Cezeryeli Kup. 'Cezeryeden kup mu olurmuş?' demeden önce yarım ölçü yapıp tadına bakın. Sonra adımı zaten bol bol anacaksınız.

Bir diğer tarif öğle yemeğinde aç karnımı hemencecik doyurmak için yaptığım , buralarda Mıhlama dediğimiz Pazılı Yumurtaya ait.

Tatlı olarak da çikolatalı toplarla süslediğim Ev Yapımı Bisküvili Pasta var dergide.


Bunların yanına 'sağlıklı beslenme'cilik oynayalım diye Yeşil Mercimekli Sebze Salatası da ekledim.

KAHVE tutkumu hatırlatmak babında bir de Kahveli Çikolatalı Muffın yaptım. Pişerken mutfak kahve kokusundan geçilmedi.

Tekrar gelene dek çok tarif yayınlamayın , yetişemiyorum .