22 Temmuz 2012 Pazar

ÇİKOLATALI ÇİÇEK EKMEK ve 'Ramazan Geldiğinde...'

ÇİKOLATALI ÇİÇEK EKMEK ve 'Ramazan Geldiğinde...'


çiçek ekmek

Her yıl Ramazan ayı geldiğinde ; 
  • Tüm TV kanalları aya uygun program yapma gereği duyar ! İlgili , ilgisiz hepsi ihtiyaca binayen en iyi hitâbet , en derin bilgi , en yüksek mevkî , en ağlatıcı nîda hangi hocadaysa onu transfer eder , günde en az 1 (ki bu çoğunlukla iftar saati programlarıdır. Kanalda para bolsa ve yönetimin niyeti de varsa bunun bir de sahur versiyonunu düzenlerler)  Ramazan programı yayınlar. Böylece yaz tatiline çıkan dizi oyuncularından boşalan saatlerin bir kısmını Ramazan ayı programları doldurulur.
  • Evlilik ayları gelip çattığında o düğün senin bu düğün benim tokmak tutan elleri nasıl bağlayana dek davul çalan davulcular(!) 1 aylık gece mesaisine başlarlar. Belediyeden (veya muhtarlıktan) ücret aldıkları yetmiyormuş gibi Ramazan ayının 10. ve 20. günü kapınıza dayanıp bahşiş isterler. Arife günü ve bayram günleri aynı yerleri tekrar gezip nasıl akıllarında tutuyorlarsa "siz geçen sefer de vermediydiniz , bir sonrakine hazır olsun" diye tehdit vari cümleler kurar , sinirlerinizi zıplatırlar. Tamam gece davul iyidir , insana sahur için enerji katar , mahalleye canlılık getirir vs. ama bu devirde saat  ya da telefon alarmı dururken davulcu sesiyle uyanan kaldı mı be kardeşim ! Bu neyin bahşişi ? (Tırnak içerisinde yer alan davulcu cümlesi 2 Ramazan önce bizzat bana, mahalle davulcusu tarafından söylenmiştir. 2 kişi gezdikleri için dövemedim keratayı, yoksa yenilir yutulur laf değil!)
  • Yerli - yersiz her gazete Ramazan ayına 1 kaç hafta kala kuponla Elmalılı Hamdi Yazır Kur'an Tefsiri , dua kitabı , Emine Bedel yemek tarifleri kitabı-dergisi , bayrama birkaç gün kala da geleneksel bayram tatlıları dergisi verme yarışına girerler ! Kıyıya köşeye bakın, illaki vardır evinizde birkaç tane o dergilerden.
Amacım eleştiri yapmak değil bir sinerji yaratmaktı. Aklımdaki ilk cümleden konu buralara nasıl geldi bilmiyorum. Şimdi ilk cümleyi yazdığımda siz de bana hak vereceksiniz. Hadi en başından ;

çiçek ekmek

Her yıl Ramazan ayı geldiğinde ;  özellikle  hatırlanan bazı şeyler vardır. Aslında çok şey vardır da (işte tam bu noktada benim kafam karışır ve üstteki cümleler kurulur.) benim için bu hatırlanan şeylerin en değerlisi GÜLLAÇtır. Arayın , Ramazan ayı dışında güllacı biraz zor bulursunuz canını sevdiğimin tatlıcı dükkanlarında !.  Başka zaman gittiğimde asla ikram edilmeyen ama iftar sonrası misafirin yediği hazmedilsin niyetiyle yapılan TÜRK KAHVESİ vardır mesela. Ya da Trabzon'da LAVAŞ vardır şekerli suyla ıslatılıp yapılır ve illaki Ramazan ayında yenir. 

Peki başka ne vardır bizim muhakkak Ramazan ayı gelince hatırladığımız ? Hadi bakalım beyin fırtınası yapıyoruz. 11 ay unutup bu mübarek ayda aklınıza gelen o özlenesi yiyecek-içecek nedir ? Alayım cevapları ...

Bol misafirli , çok şenlikli , tadına doyulmaz Ramazanlarınız olsun...

çiçek ekmek

Malzemeler :
(Kaynak : Umut Sepeti)

20 gr. Yaş maya
2 su bardağı ılık süt
3 yemek kaşığı sıvıyağ 
1 yemek kaşığı bal
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
1 adet yumurta ( sarısı üzerine)

İç Dolgusu İçin (İçine çikolata koymak benim fikrimdi, dilerseniz siz de Zeliha gibi içi boş veya içine alternatif başka malzemeler koyarak da deneyebilirsiniz)

80 gr %70 kakaolu bitter çikolata

Yapılışı : 

-Mayayı ve ılık sütü geniş cam bir kaseye alıp mayayı eritin.

-Üzerine sıvıyağ (veya eritilmiş margarin) , yumurtanın beyazı , bal , tuz ve azar azar un ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin.-Hamurun üzerini nemli bezle örterek 45-50 dk  mayalanmaya bırakın.
-24 cmlik kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt serin. Kalıbın yan duvarlarını sıvıyağ ile yağlayın.
-Çikolatayı bıçak yardımıyla ince ince doğrayın (1 denememde fındıklı çikolata kullandım, aman ha uzak durun !).-Mayalanan hamuru tezgaha alıp elinizle rulo haline getirin. Ruloyu bıçak yardımıyla 6 veya 8 eşit parçaya bölün (3 kere denediğim bu tarifte 8 parçaya ayırarak yaptığım ekmeğin 6 parçaya bölünerek yapılmış ekmeğe oranla daha iyi piştiğini farkettim).



-Hep bir parçayı yuvarlayıp merdaneyle yarım cm kalınlığında açın. Açılan hamurun ortasına 1tatlı kaşığı çikolata koyup tekrar yuvarlayın. Yuvarladığınız hamurları kelepçeli kalıba dizip 20 dk tepsi mayalanması için bırakın.

çiçek ekmek


-Mayalanan hamurun üzerine 1 yemek kaşığı sütle açılmış yumurta sarısı sürün ve 1 tatlı kaşığı kadar toz şeker serpin.


çiçek ekmek

-180 derecede ısıtılmış fırında , ekmeğin üzeri tamamen kızarana dek pişirin. Ekmek biraz ılındıktan sonra kalıbı açıp , tercihen SICAKken servis edin.
(Üstteki fotoğraflarda pörtlemiş hamurdan göz kırpan çikolatayı görüyor musunuz?)

Baharda nerdeyse 2 haftada bir yapıp bir günde tepsinin tamamını yiyince bir süre çikolatalı ekmek olayına ara vermeyi tercih ettim. Ama özleniyor be kerata !

Fotoğrafların bir kısmı hıdrellez için hazırladığım ekmekten. Yemyeşil çimlerden anlamış olmalısınız, pişer pişmez pikniğe gittik ve evde demleyip götürdüğüm çayın yanında üzerine Nutella sürerek afiyetle yedik. Yoo hiç de abartmış sayılmam !

Bu da 3 kişilik piknikte ekmeğin kalan kısmı :


LeylaK

16 Temmuz 2012 Pazartesi

ELMALI AY ÇÖREĞİ

ELMALI AY ÇÖREĞİ


elmalı ay çöreği

Henüz 3-5 gün önceydi ; 
  • Leyla akşam serininde bahçede oturuyor. Gündüz çan çan ortalığı inleten cır cır böceklerinden , kuşlardan , kurbağalardan eser yok. Sus pus olmuş uykuya yatmışlar hepsi, yalnızca kumsalı yalayan dalga sesi...
  • Tatilciler bir bir evlerinin bahçesine çekilmiş. Güneş yanıklarından , bugün de denizin diğer günlerden farksız dalgasından dem vurup ısınmak için çay içiyorlar.
  • Oksijen o kadar bol ve geceler o kadar sessiz ki Leyla deliksiz uyumuş , sabah 6'da gözünü çoktan parlamış güneşe açmış , denizin yolunu tutuyor , huzurlu...
  • Denizin en sakin , en temiz hali sabah hali. Pırıl pırıl suyun içinde deniz gözlüklerini takmış o yana bu yana dönüp duran minik balıkları peşinde kulaç atıyor.
  • Ege çok tuzlu , arınmak için mutlaka evde duşa ihtiyaç var. Soğuk suyla kendine geliyor.
  • Kahvaltı desen mütemadiyen bahçede. Defne ağaçlarının altında , henüz güneşin onların gölgede kalmasına izin verdiği saatlerde yapıyor ki uzun uzun tadını çıkartabilsin. Kahvaltı dediğin öyle olur.
........(buraya bir dolu güzel tatil cümlesi yerleştirebilirsiniz)

Ve bugünlerdeki durum ;
  • 6:30'da alarmın sesiyle zar zor uyanıldı. Leyla bu saate işe gidecek olan eşi için biraz vicdan yapmış şekilde kahvaltı hazırlıyor. Birkaç dakika sonra sırf eşiyle kahvaltı yapmış olmak için gözü yarı açık yarı kapalı bir şeyler atıştırıyor.  Gözü yatakta , bir an önce yatacak.
  • Saat 8. Leyla saate bakıyor , "uff çok uyumuşum kalksam mı kalkmasam mı ?" girdabı içinde tekrar uykuya dalıyor.
  • Saat 9. Uyandığında saatin çok geç olduğunun bilincinde , daha bir koyvererek tekrar uykuya dalıyor.
  • Saat 10. Leyla uyanıyor , birkaç gün önce ne kadar düzenli , sağlıklı , mutlu bir hayatı olduğunu hatırlayıp Karadeniz'in nemli , basık , bulutlu ve insanı sürekli uykuda tutan havası için biraz söylenip günün geri kalanını planlıyor. Oldukça pişman...
  • Akşam saat 21:30. Geç uyanmışlığın getirdiği bela temizliğe de yansıyor ve işler bir türlü bitmek bilmiyor. Leyla geç saatlere kadar ayakta ,şuan kendini atacak yer arıyor. Derken derdini anlatmak için kendine bu nefis çörekleri yoldaş seçiyor. Size de okuyup "Bodrum iyiydi" demek düşüyor.
Hakikaten ya ! Bodrum ne iyiydi öyle. Tatil dediğin birkaç ay sürmeli. Yazık oldu yazık !!!


elmalı ay çöreği

Hamuru İçin Malzemeler (10-12 adet) :
(Facebook sayfamızı takip edip, tariflerden anında haberdar olabilirsiniz , TIKLAYIN )

1 yumurta
125 gr tereyağ veya margarin
160 gr un (Ekstradan 2 yemek kaşığı una daha ihtiyaç duyabilirsiniz)
1/4 tatlı kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı tozşeker

İç Harcı İçin :

2 küçük elma 
1 yemek kaşığı tozşeker
1 yemek kaşığı dövülmüş ceviz veya fındık
1 tatlı kaşığı tarçın

Üzeri İçin : 

1/2 su bardağı pudra şekeri

Yapılışı :

-Elmaları rendenin kalın tarafı ile rendeleyin. Teflon tavaya tozşekeri koyun. Rendelenmiş elmayı orta-kısık ateşte , ara sıra karıştırarak , suyunu bırakıp tamamen çekene dek  pişirin (25-30 dk).
-Pişen elma harcını ateşten alıp 15 dk soğutun. Soğuyan harca tarçın ve dövülmüş ceviz-fındık ilave edip karıştırın.
-Yumurta, tereyağ(margarin), un ve karbonatı yoğurarak yumuşak bir hamur elde edin. Yoğurma sırasında hamur elinize çok yapışırsa ekstradan 1-3 yemek kaşığı daha un ilave edin.Ama fazla kaçırmayın.
-Hamuru 10-12 adet eşit parçaya bölün (ben orta büyüklükte 12 adet çörek yaptım).
-Her bir hamuru avuç içinizi kullanarak 10cm genişliğinde yuvarlak açın. 
-Açtığınız yuvarlak hamurun ortasına iç harcından 1er tatlı kaşığı dolusu koyup ikiye katlayın. Parmak uçlarınızla çöreklere ay şekli verip yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin.


-180 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dakika, üzerleri hafif pembeleşene dek (kızarmayacak!) pişirin.


-Pişen çörekleri soğuması için tel ızgara üzerine alın.Tamamen soğuduklarında üzerlerini pudra şekeri ile kaplayın.

elmalı ay çöreği

Benim gibi çöreklere bakıp bakıp tatil özlemi içine girmeyin. Geçtiğimiz haftaların hasretine öyle bir kaptırmışım ki kendimi , evime odaklanamıyorum. Sanki birkaç hafta kalıp tekrar gidecekmişim gibi. Nereye yaaa ! Daha Ramazan var , bayram var , okul açılacak , çok çalışıp ara tatili gözleyeceğiz. Sonra ara tatil göz açıp kapayıncaya dek geçecek. İkinci dönem ha sıcaktı ha soğuktu derken bitecek veeee , hah işte yaz tatili. Şunun şurasında Bodrum'a ne kaldı !

Vurun beni...


LeylaK