24 Ağustos 2012 Cuma

Katmer Poğaça Nasıl Yapılır ?

Katmer Poğaça Nasıl Yapılır ?

katmer-poğaça, kat-kat-poğaça-yapımı
5 gün evvel sayısız kere "iyi ki" ile başlayan cümleler kurdum : İyi ki  Banu var. İyi ki Banu'nun facebook hayran sayfası var. İyi ki arife gecesi o sayfayı keşfettim, iyi ki o sayfayı dibine dek gezinme gereği duydum, iyi ki gezinirken bu katmer poğaçaları gördüm...

Sonra hüsrana kapıldım, tarifi yok zannettim. Arasam bulurdum bir tarif ama ben bire bir aynısı olsun istedim. "Banu'nun denediğini denemeliyim dedim". Ve Banu çıkıp "benim denediğimi dene tabi ki" dercesine "tarif yukarıda Leyla" dedi :) Hemencecik imdadıma yetişti...Peki daha sonra ?

...Katmer poğaça fırından çıkar çıkmaz bir ısırık aldım. O an, son aylarda beynimde oluşturduğum tüm mayalı tarifleri bir kalemde silip attım (Aklım başıma geldiğinde "ı ıhh, briochesuz olmaz" deyip, "iyi ki tarifleri gaza gelip de defterden silmemişim" dedim. Etti mi sana bir "iyi ki" daha !). O ömrümde yediğim en yumuşak poğaça olmalıydı. Üstelik mis gibi tereyağ kokulu...

İlk denemenin ardından bir denemem daha oldu. 2. denemede bir şey farkettim. Benim poğaçalarım fotoğraflardaki gibi kat kat olmuyordu. Onlarca farklı katmer poğaça fotoğrafı buldum internette. Bunların çok azı Banu'nun yaptığı gibi kat kat ayrılmıştı. Neden hepsi öyle olmuyordu ? Üstelik tarifler birbirine oldukça yakındı. Sonra aklımda aniden bir görüntü belirdi , croissant yani kruvasan !


Evet mantık aynıydı. Mayalı hamuru yap, aç, katların arasına tereyağ sür, DOLAPTA BEKLET, tekrar aç, pişir ! İşte bu, DOLAPTA BEKLET. Neden ? tereyağ kat aralarında donsun ve pişerken eriyip katları birbirinden ayırsın diye. Bazen, haftada birkaç kez yediğim balığın beynime çok iyi geldiğini düşünüyorum :)

3. denememde işte o ayrıntıyı kullandım. Tereyağ sürdükten sonra hamuru buzdolabında bekletip öyle açtım. Ve hemen hemen dilediğim sonuca ulaştım. Bu kez içi yumuşak, dışı çıtır kıvamda katmer poğaçalarım oldu.

Ne kadar şanslıyım ki o sabah mücadelesine, yaşayışına, ruhuna hayran olduğum biri evime konuk oldu. O katmerlerin tadına beraber baktık. Daha doğrusu bir müddet ben tadına baktım, o bu kahvaltının fotoğraflarda yer bulmasını sağladı.

Ve o gün birkaç "iyi ki" ile başlayan cümle daha kurdum. İyi ki Bursa'da çalışmışım. İyi ki Nurcan'ı tanımışım. İyi ki Nurcan'ın bir çok fotoğrafçıdan farklı olarak aşkla yaptığı bir işi var. Ve iyi ki o günü , bu eşsiz fotoğraflarla ölümsüzleştirmiş...

Bir sonraki yazım Nurcan ve onun hikayesiyle ilgili olacak. O güne dek eğer fotoğrafçılık alanına ilgi duyuyorsanız ya da "ben ilgilenmem, poz veririm" diyorsanız Nurcan Çakır FOTOĞRAF'ta biraz gezinin.

Buyrun , okunası değil, seyredilesi bir poğaça hikayesi :
katmer-poğaça, kat-kat-poğaça-yapımı

Malzemeler (16 adet poğaça için) :
(Kaynak :Banu'nun aracılığıyla Mutfak Güncesi )
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 yumurta (akı içine, sarısı üstüne)
  • 1 yemek kaşığı kurumaya (suda eritilmeyenlerden kullandım)
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 2 çay kaşığı toz şeker
  • Aldığı kadar un (yaklaşık 3-3,5 su bardağı)

Arasına : Oda sıcaklığında yumuşatılmış 75 gr tereyağı

Yapılışı :
  • Sütü ılıtın. Serçe parmağınızı süte değdirdiğinizde yakmayacak bir ısıda olmalı.
  • Süt , sıvıyağ ve yumurtanın akını derin bir kaba alıp karıştırın.
  • 3 su bardağı un , tuz , toz şeker ve mayayı ayrı bir yerde harmanlayın.
  • Unlu karışımı sütlü karışıma azar azar ilave edip ele yapışmayacak bir hamur olana dek yoğurun. Gerekirse yarım su bardağı kadar un takviyesi yapabilirsiniz.
  • Hamuru 8 eşit parçaya ayırın. Bu aşamada ben hep mutfak tartısı kullanıyorum. Son yaptığım katmerlerde her bir parçayı tam 92 gr ayarlamıştım. Tartınız varsa onu kullanarak bezeleri ayarlayın.
  • Her bir bezeyi , merdane yardımıyla tatlı tabağı büyüklüğünde açın.
  • Açtığınız bezeleri bir spatula yardımıyla tereyağ sürerek üst üste dizin. En üste koyduğunuz bezeye tereyağ sürmeyin. Tereyağ sürerken hamuru bıçak darbeleriyle zedelememeye özen gösterin. 75 grlık tereyağın tamamını kullanmalısınız, o yüzden işe başlamadan evvel tereyağı 7 eşit parçaya ayırırsanız kat aralarındaki yağ daha orantılı olur.
  • Açılan hamurları düz bir tabağa koyup üzerini yüksekçe bir kapla kapatarak buzdolabına kaldırın. Streç filme sarmayın. Hamuru buzdolabında mümkünse 1 saat, eğer vaktiniz yoksa kat aralarındaki tereyağ donana dek bekletin.
  • Hamuru çıkarıp 60-70 cm enine ulaşana dek merdane ile açın. Hamura çok fazla temas etmemeye ve hamurda yırtıklar oluşturmamaya çalışın.
  • Açılan hamuru önce 4 parçaya ayırıp sonra eşit şekilde bölerek 16  parça oluşturun. Her bir parçayı kalın tarafından sigara böreği sarar gibi sarıp fırın tepsisine dizin.

katmer-poğaça, kat-kat-poğaça-yapımı
  • Sarma işlemi bittikten sonra katmerleri oda sıcaklığında 1 saat mayalanması için bırakın. 
  • Mayalanan katmerlerin üzerine hafifçe çırpılmış yumurta sarısı sürün. Yumurta sarısını sürerken hamura bastırmamaya ve kesik yerlerine denk getirmemeye dikkat edin. Dilerseniz üzerlerine haşhaş tohumu, çörek otu ve susam serpin.

katmer-poğaça, kat-kat-poğaça-yapımı

  • 170 derecede ısıtılmış fırında katmerlerin üzeri kızarana dek pişirin.
NOT : Poğaçayı muhakkak sıcakken tam yağlı beyaz peynir, reçel veya çikolata kreması ile tatlandırarak afiyetle yiyin. Poğaçanın reçele nasıl daldırıldığını bilmiyorsanız aşağıdaki fotoğraftan öğrenin :) Katmer poğaçalarınız afiyet şifa olsun...

katmer-poğaça, kat-kat-poğaça-yapımı

Ve evet, o manikürsüz eller bana ait. Düğün için kuaföre gidicem,manikürümü biriktiriyorum, olamaz mı ! :P

SON bir şey daha ; katmer poğaçayı içi dolu yapmak da mümkün. Peynirle doldurarak sarabilirsiniz. Ben boş olmasını seçtim , tercih size kalmış...

16 Ağustos 2012 Perşembe

Tereyağlı&Fındıklı Kurabiye

Tereyağlı&Fındıklı Kurabiye

tereyağlı fındıklı kurabiye

Tereyağın tencerede erirken ki kokusu ne kadar cezbediciyse, fırında pişerken ki kokusu da bir o kadar "al beni, ye beni" der. Tereyağlı kurabiyeyi ilk denediğimde ben de aynen öyle demiştim, "alayım seni, yiyeyim seni"... 

Lezzeti benim Bademli Kurabiye ile kapışacak boyutta değilse bile, ona arkadaşlık edecek ölçüde güzel  bir kurabiye bu. İlk pişirmemin hemen ardından bu hamurla birkaç denemem daha oldu. Velhasıl yiye yiye sıkıldım. Başka hinlikler düşünmeye başladım. Zira bu kurabiyenin hamuru çok güzel ve lezzetliydi. Ona başka şeyler de eşlik etmeliydi. Tabi bu eşlikçileri tadını bozmamalı, aksine yüceltmeliydi. Düşündüm, düşündüm, düşündüm...

tereyağlı fındıklı kurabiye

Ceviz oldukça yağlı bir tohum olduğu için zaten yağlı olan bu hamurda bayıcı bir etki yaratacaktı, hemen eledim.

Fıstık, tereyağla yan yana hiç düşünemediğim bir yemişti, sildim attım.

Haşhaş, evet muffında tereyağla birlikte harika bir uyum oluşturuyordu ama aynı şeyi kurabiye için düşünmek zordu, vazgeçtim.

Kayısı, incir ... I ıhh, bu fikirden hiç hoşlanmadım.

Fındık. "Fındık mı ? Hani şöyle kavrulmuş, hafiften üstündeki kahverengi kabuğu sıyrılmış... İçine ufalamak olmaz, fındığın yağı kurabiyeye karışır ve cevizle düşündüğümden farksız olur. Peki bütün kullansam ? Bingo... İşte bu." dedim.

tereyağlı fındıklı kurabiye

Hamuru oluştururken un miktarını azalttım. İri ve kubbemsi değil de daha basık kurabiyeler yapmak istedim. Daha ince ve daha çıtır çıtır... Kısacası daha bisküvimsi... Un ölçüsünü verirken normal hamurdaki ölçüyü kullanacağım. Siz daha yassı kurabiyeler isterseniz benim yaptığım gibi unu 2 yemek kaşığı azaltmayı deneyin.

Buyrun, tereyağ ve fındığın fırında pişerken size yaşatacağı eziyetin hikayesi :

tereyağlı fındıklı kurabiye

Malzemeler (18-20 adet kurabiye için) :

125 gr tereyağı
1 yumurtanın sarısı
1/2 su bardağı şeker
1/2 paket kabartma tozu
2 su bardağı un
Kurabiye sayısı kadar kavrulmuş bütün fındık

Üzeri için : Yumurtanın beyazı

Yapılışı:

- Tüm malzemeleri cam bir kaseye alıp karıştırın. Yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde edin.
- Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Benimkiler gibi olmalarını istiyorsanız kurabiyelerin üzerine avuç içinizle bastırıp yassılaştırın ve yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
- Kurabiyelerin üzerine yumurta akı sürün ve her birinin ortasına bir bütün fındık koyun.
- 180 derecede ısıtılmış fırında kurabiyelerin rengi hafif dönene dek (10-15 dakika) pişirin.

Sıcakken , aç karna olmamak şartıyla 3-5 tanesini yiyin. Zaten kurabiyelerin fırına girdiği son 5 dakikada bir an önce pişmeleri için dua edeceksiniz. Bari hafif tok bir mideyle onları karşılayın ki fazla kaçırıp mide spazmı geçirmeyin. Ayrıca benim tavsiyem süt veya kahveyle değil çayla tüketmeniz. Başınızın üstünde yeri olacak, söz veriyorum ;)

Bu arada, fotoğraflardaki yeni imzamı nasıl buldunuz ? Kalp, bende şık durmuş mu :P


LeylaK

10 Ağustos 2012 Cuma

Al Beni TİRAMİSU !

Al Beni TİRAMİSU !

tiramisu, kolay tiramisu

Zamanın behrinde bir tiramisu maceram olmuştu... Pehhh , bir daha 2 yıl kadar bir süre tiramisu yapmadım, yemedim, yedirmedim. Sebep ? O peyniri kremaya sıcakken ekle de gör sebebini. 14 saat , 35 derece sıcaklıkta, ayakkabının içinde kalmış ayak gibi kokmuştu meret ! Abartmıyorum...

O gün bugündür nerde tiramisu görsem uzak dururum. Hele de kedidili bisküvi ile yapılmışsa. Sevmiyorum, sevemiyorum. Anılarım depreşiyor be, ondan !

Ha bir gün Kemal beni alır, "gel hatun, bi doğru tiramisu yemişliğin, yedirmişliğin yok, götüreyim seni İtalya'ya da hem gözümüz hem midemiz bayram etsin" derse o zaman bir düşünürüm ! Hele de şunun gibi bir tiramisu gelirse karşıma, hiç kedidiliymiş, savoiardiymiş demez yumulurum.



Velhasıl aylar, yıllar geçti, gebelikte canımın istemediği peyniri, bebeğini kaybeden bünyem eski haline geri gelince arar oldu. Aramak ki ne aramak... Peyniri peynir haliyle yiyorum, içinde peynir olan her şeyi yiyorum, bana mısın demiyor. Kaç gün art arda kemalpaşa tatlısı yedim sırf içindeki peynir kokusu gözümü doyursun diye, ı ıhh, o da kesmedi. Sonra çareyi tiramisuda buldum. Böyle içindeki kahve miktarını da abartmayınca peynirin tadını da kokusunu da alıyorum yerken. Diyeceğim o ki 2 haftadır 3 kez tiramisu, 1 kez de tiramisu cupcake yapmışlığım var ki,ömrümde bir daha bu kadar yemem herhalde ! Peki doydum mu ? Nerdeeeee...



Şu fotoğrafları yüklerken bile "bir kaç dilim olsa da yuvarlasak kahveyle" diye geçiriyorum aklımda (midemden).

Ha tabi bana bu tadı hissettirmesinde tiramisunun içindeki peynir tek başına etkili olmadı. Öyle bir pandispanya ile deniyorum ki onu, içine hiçbir şey koymasam bile afiyetle yenir. Bu pek doğru bir cümle olmadı. Şöyle diyeyim ; içinde hiçbir şeye benzemeyen bir şey bile koysam, saraydan çıkma padişah tatlısı gibi gelir insana yeminle... 

Şimdiye dek denediğim hiç bir pandispanyada böyle bir doku ve tat yakalayamadım. Gökçe tam ona uygun bir isim bulmuş ; YUMUŞAK DOKULU PANDİSPANYA...Daha iyisi olamazdı. Ne demek istediğimi , denerseniz anlarsınız.

Buyrun, çakma bir tiramisu hikayesi : 

(Bu arada TİRAMİSU İtalyanca BENİ AL demekmiş, başlık ona binayen, yanlış olmasın :))



Pandispanya İçin Malzemeler (20 cmlik kelepçeli kalıp) :
(Kaynak : Çikolata Kavanozum)

4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un
1/2 su bardağı nişasta
1 çay kaşığı limon suyu
1/2 çay bardağı kaynar su

Pandispanyayı Islatmak İçin : 1 çay bardağı sıcak su + 2 tatlı kaşığı granül kahve veya cappuccino (Orjinal tarifte kahve likörü kullanılıyor, alkol alanlar öyle denesin)

Yapılışı :

-Yumurtaların sarıları ile beyazlarını ayırın. Şekerin yarısını yumurtanın sarısına ekleyip mayonez kıvamına gelene dek çırpın. Mayonez kıvamını aldıktan sonra içerisine kaynar suyu ekleyip birkaç saniye karıştırın.
-Yumurtanın aklarını köpükler olana dek çırpın (30 saniye kadar). Köpük halini alında içerisine limon suyu ve kalan şekeri ekleyip katı, beze hamuru kıvamını alana dek çırpın. Ben toplam 8 dakikada istediğim kıvama ulaştım.
-Un ve nişastayı ayrı bir kaba eleyin.
-Yumurtanın sarıları ile aklarını aynı kaba aktarıp üzerine unlu karışımı eleyin. Tahta bir kaşık yardımıyla çırpmadan karışımı birbirine yedirin.
-20 cmlik kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt serin. Hamuru kalıba döküp 175 derecelik fırında 35-40 dakika pişirin.
-Pişen pandispanyayı ılındıktan sonra kalıptan çıkarıp soğutun. Streç filme sarıp buzdolabında tercihen 1 gece veya 3-4 saat dinlendirin.
-Dinlenen pandispanyayı uzun ve keskin bir bıçak yardımıyla ikiye ayırın. Bu pandispanyanın özelliği çok nemli ve yumuşacık olması. O yüzden pandispanyayı ıslatırken olabildiğince az kahveli su kullanıyoruz. Yani yalnızca kahve tadının keke işlemesini sağlayacak kadar.
-Keki ıslatmak için sıcak suya kahveyi ekleyip eritin. Kahveyi kekin her yerine eşit miktarda bölüştürün.

Krema İçin Malzemeler : 

2,5 su bardağı süt
1 yumurta
2 Türk kahvesi fincanı şeker
2 Türk kahvesi fincanı un
1 kutu (200 gr) labne peyniri veya mascarpone peyniri (Migros ve Metro'da mevcut)

Yapılışı :

-Tüm malzemeyi bir tencerede karıştırın. Unu karışıma eleyerek eklerseniz topaklanma ihtimali ortadan kalkar. Eğer yine de topaklanma olursa el blendrıyla karışımı çırpın.
-Muhallebi kıvamına gelene dek kremayı orta ateşte pişirin.
-Kremayı ara ara mikserle çırparak soğutun.
-Soğuyan kremaya labne peynirini veya mascarpone peynirini ekleyip mikserin yüksek devrinde 5 dk çırpın.

Tiramisuyu Oluştururken : 

Üzerini kaplamak için : 1 çay bardağı kakao + 60 gr bitter çikolata (%70 kakaolu)

-Keki ıslattıktan sonra alt tabanın üzerine kremanın yarısına yakınını döküp iyice sıvayın.
-Kekin ikinci katını üzerine kapatıp kremanın kalanıyla kekin tamamını kaplayın.
-Keki buzdolabında 2 saat dinlendirin. Böylece kek kremayı iyice içine çekmiş olacak.
-Buzdolabında dinlendirilmiş tiramisunun üzerini 1 çay bardağı kakao ile kaplayın.
-Çikolatayı benmari usulü eritip çikolatanın olduğu tabağı 3-4 dakika mermer tezgahta soğutun. Böyle çikolata bizim şekil verebileceğimiz sıcaklığa inmiş olacak. İnce uçlu krema torbasını kullanarak veya buzdolabı poşetinin içine çikolataya döküp ucunu incecik keserek tiramisunun üzerinde şekiller oluşturun.



En güzeli, vanilyalı dondurma ile servis edin :) Sonra da bana dua edin. Hadi bakiyim...

LeylaK

2 Ağustos 2012 Perşembe

Temmuz ! Bi Çekil Git ...

Temmuz ! Bi Çekil Git ...


Ömrümde hiç bir ayın başıyla sonu arasında bu kadar duygu ve yaşanmışlık farkı olduğunu görmedim. Nasıl mı ? Okuyoruz ...

Bodrum'dayız. Tatilin 9. günü. Daha önümüzde uzunnn günler var. Mutluyum. Çok mutluyum. Yalnızca tatilden sebep değil, yaklaşık 35 hafta sonra anne olacakmışım, ondan bu kadar mutluyum...