Geçtiğimiz yaz yayınladığım ‘Temmuz, bi çekil git!’ yazımı hatırladım dün. Üzerinden tam 12 ay geçmiş ve bu süreçte ‘ne kadar çok şey değişmiş’ dedim. Yok esasında tam olarak öyle demedim, 'yuhhh, ne ara 1 yıl geçmiş yaa' dedim. Haberdar olmayanınız varsa evvela geçen yılın temmuz ayına bir baksın, sonra dönsün bu güzelliği okusun !
Haziran ayı da bitti biter ve ben Dükkan’da henüz 1 tarif
yayını yapabildim. Bunun iki sebebi var ama ben evvele ilkinden başlayayım.
İçimde , 10 haftalık bir insan evladı var. Ne mutfağa sokuyor beni ne kırmızı
kanepenin üzerine oturtuyor ne de bilgisayar ekranını açtırıyor ! Enteresan bir
aşerme dönemi geçiriyorum. Millet yemekten-içmekten tiksinir, ben bunlara
ilaveten evimin salonundan, koltuklardan, balkondan, banyodan ve bilgisayardan
da tiksinmiş durumdayım. Varsa mantıklı bir açıklamanız alayım lütfen, çünkü
ömrümde böyle absürt bişey duymadım ! Özellikle 7 ve 8. haftada bu
tiksintilerim tavan yapmıştı. Şimdi yavaş yavaş geçiyor sanırım ki bilgisayarı
açtığımda bir saate yakın gezinebiliyorum. Buna da şükür !!!
Dükkan’a zaman ayıramamamın 2. nedeni yeni bloğum(uz)la
ilgili. 2 ay kadar evvel Facebooktaki Kahve Dükkanı’nda adıyla ilgili size
fikirler danıştığım yeni KADIN BLOĞUnu sonunda oluşturduk. Hatta tam 33 gündür yayındayız.
Dekorasyondan modaya, sağlıktan alışverişe, magazinden seyahate kadar bir çok
kategoride 26 farklı yazı yayınlamışız. Peki siz hangisini okudunuz ? Hiç
birini. Neden ? Haberiniz yoktu be ya J
Kadına dair bulmak istediğiniz ne varsa, benim pek bir beğendiğinizi söylediğiniz anlatımımla beraber bundan sonra Şehri Nisa’da fazlaca bulabilirsiniz. Kadınsal mevzularınıza çare olamayacak, maksadımız hep beraber eğlenmek azıcık da öğrenmek olan bir mekan Şehri Nisa. Diğer kadın bloglarından farkı da bu zaten, kendimizi beğendirme çabamız yok, biz sadece bizi ilgilendiren konuları biraz alaya alarak eğlenmek istiyoruz ;)
Merak duyarsanız diye sizin için şöyle bir potpori hazırladım ;
İlk olarak en çok okunan yazımızla başlayayım. Bitki çaylarının faydalarıyla ilgili gevelediğim şeyleri okumak isterseniz bağlantıyı ziyaret etmeniz yeterli.
İkinci yazım, yaptığım ilk yayına yönelik. Bu yılın kamuflaj modasından yola çıkarak Kamuflajlansak da mı saklansak adıyla bir şeyler yazmıştım. İlginizi çekebilir. Eğer o ilginizi çekerse bu daha da hoşunuza gidecek, bu yazın rengarenk giysi modası.
Yüksek topukta abartmak diye de bir yazım var ki yüksek topuklu ayakkabının ne derece abartılabileceğini merak edenler böyle buyursun.
Yaza uygun bir cilt bakımı yapmak isteyenlere evde uygulanabilecek basit maske yöntemleriyle ilgili fikirler verdim. Çok işinize yarayacaktır ;) Hazır cilt demişken siyah nokta bantları ile ilgili kişisel deneyimlerimi anlattığım bu yazı da size güzel fikirler verebilir.
En keyifle hazırladığım ve bir o kadar keyifle okuduğum yazılardan biri kimlerle tatile gitmeyin yazısıydı. Bi okuyun, önerileriniz olursa not ederim ;)
Beğenisiyle beni en çok şaşırtan yazıysa İsveç Prensesine maço koca adlı yazı olmuştu. Demek ki magazini pek seviyoruz ;) Madem magazini seviyoruz, kendisini çılgınlar gibi kıskanmaktan geri duramadığım Kate Middleton'ın bebek alışverişi ile ilgili yazımı da beğeneceğinizi varsayıyorum.
Hiç hoşunuza gitmeyecek şeyler de yazıyorum tabi. Mesela kim çikolatanın zararlarını okumak ister ki ! Zarar demişken, çok yersek neler olur babında şey ettim, yanlış olmasın !
Bunların dışında da bir çok absürt konu mevcut bloğumuzda. Yakışıklı aktörlerin sakallı görünümleri , İstanbul'da denize girilebilecek plajlar , güneşin zararlı etkilerinden korunma yolları bu örneklerin arasında.
Velhasılı kelam, bir süre daha Dükkan'da yokum. Bu sıralar beni özlerseniz Şehri Nisa'ya beklerim. Gelin de azıcık eğlenelim.







