27 Ekim 2016 Perşembe

Portakal Aromalı Fındıklı Kurabiye

portakal-aromalı-fındıklı-kurabiye

Portakal aromalı fındıklı kurabiyelerden evvel anlatacak çok şeyim var.


Hayatımda başarısız olduğum bir çok konu var. Kendimi bu başarısızlıklarımla kabul ediyor ve seviyorum. Zaten insanın , her konuda daimi başarıya ulaşıyor olması kendine büyük bir yük demek benim için. Çünkü başarı, beraberinde yüklü miktarda külfet getiriyor insana. Ne külfeti ? Beklenti külfeti...

Başarısız olduğum işlerde kendimle ilgili 'beklenti' duymayı bir kenara bıraktım. Başardığım ve sahip olmaktan mutlu olduğum şeylere daha çok odaklanmaya başladım. Bunun bana getirdiği onlarca şey oldu. Şimdi burada iç dünyamı size ulu orta sergileyecek değilim :) Ama başarılı olduğum ve bu yüzden büyük mutluluk duyduğum bir şeyden kısaca söz edeceğim, Leyla'nın Kahve Dükkanı'ndan...

Bu bloğu yazmaya başlayalı tam 7 yılı doldurdum. Hatta 7 yıl + 3 ay. Bu süreçte tam 356 yazı yazdım. Bunların büyük kısmı benden 'hikayeler' içeren yazılar. Hayata bakış açıma odaklandığım, okuyanlarla sohbet edercesine yazdığım, binlerce-onbilerce kez okunup yüzlerce yorum almış , benim için okuduğum tüm kitaplardan daha değerli 356 yazı... Çünkü bu kitabın yazarı benim. Başardım ve mutluyum çünkü

-Sadece tarif verip kaçan bloglara-sitelere yenilmedim.
-Fotoğrafına aldanıp denediğinizde hüsrana uğrayacağınız tarifler yazanlardan olmadım (bu duyguyu sıkça yaşadım).
-Son yıllarda İnstagram gibi sosyal ağlarda türemiş, blog yazarının  'emeğinin' görmezden gelinmesine sebep olan fedakar(!) hatunlardan olmadım (Elimizdeki telefonla otobüste, durakta, derste, hatta tuvalette bile yazılabilen kısacık yazılarla, bilgisayar başına oturup bloğunu güncelleyen blog yazarlarını bir tutamayız değil mi ?)

Şimdi geride bıraktığım yıllarda edindiğim blog arkadaşlarıma bakıyorum, bir çoğu yazmayı bıraktı, bloglarını güncellemeyeli yıllar olan blog yazarları var. Hem de hepsi öyle okunası, öyle değer verilesi insanlar ki... Yanına gidip, 'bırak o yaptığın işi de al şu bilgisayarı , otur , yaz' diyesi geliyor insanın. Yakın olsak gidicem ha :)

Nadiren de olsa yazan, kalemini sürdürmek için mücadele veren tüm arkadaşlarımı sevgiyle kucaklıyorum. İyi ki varsınız. Varsınız da başardığımız hissini bana daha çok yaşattınız.

Afiyetle...

Portakal Aromalı Fındıklı Kurabiye , fındıklı kurabiye, portakal kokulu kurabiye


Malzemeler (20-22 adet) :

120 gr oda ısısında tereyağı
1 çay bardağı sıvıyağ
1 su bardağı pudra şekeri
3 su bardağından 1 parmak eksik un(daha fazla koyarsanız sert oluyor)
1 portakal kabuğu rendesi

Kurabiyeleri bulamak için ; 1 çırpılmış yumurta akı + 1 su bardağı dövülmüş fındık
Üzeri için ; 40 gr bitter çikolata

Yapılışı :

-Pudra şekerini yoğurma kabına alıp üzerine portakal kabuğunu ekleyin ve elinizle ovup 5 dk bekletin.
-İlk olarak oda ısısında tereyağı sonra sıvıyağı ekleyip karıştırın.
-Son olarak azar azar un ilavesiyle kurabiye hamurunu oluşturun. Hamuru bir strece sıkıca sarıp buzdolabında 30 dk dinlendirin.
-Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın.
-Yuvarladığınız parçaları önce yumurta akına sonra fındığa bulayıp yağlı kağıt serili tepsiye koyun ve elinizle hafifçe bastırın.


Portakal Aromalı Fındıklı Kurabiye , fındıklı kurabiye, portakal kokulu kurabiye

-180 derecede ısıtılmış fırında kurabiyeleri hafif pembe renk alana dek pişirin.
-Kurabiyeleri fırından alıp hemen tezgah üstüne koyun ve soğumalarını bekleyin.

-Bitter çikolatayı eritip soğuyan kurabiyelerin üzerine dilediğiniz şekli verin.

Portakal Aromalı Fındıklı Kurabiye , fındıklı kurabiye, portakal kokulu kurabiye



Tepkiler: 
Share This

Gez ve öğren !

2 yorum:

  1. Yazın da güzel olmuş, kurabiyelerin de, eline sağlık ☺ Ben de yıllardır yazmayanları görünce üzülüyorum, neden bitsin ki? Bilmiyorum tabii, belki çok yoğun iş temposu engel oluyor olabilir veya hayatının başka telaşları vardır. Senin kadar sohbet edercesine hiç yazmasam da, artık iş hayatım zamanımın çoğunu kaplasa da, hâlâ aklımın bir köşesinde yeni bir tarif fikri vardır ve bir kaç defa denerim; tarifin lezzeti, kıvamı, sunumu ve fotoğrafı hoşuma gittiğinde yayınlamak ve öncesinde bu süreci yaşamak bana eğlenceli gelir. Düşük viteste de olsa devam etmenin bana iyi geldiğini farkettiğim için açık tutuyorum blogumu 🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meliha kesinlikle aynı fikirdeyim. Bırakmak yerine seyrek aralıklarla da olsa yazmak... Hiç bırakmayalım inşallah :)

      Sil

Kahve Dükkanından Mutlu Ayrılın .