21 Kasım 2020 Cumartesi

Leyla'nın Eliminasyon Diyeti

 


Günlerdir bu yazıya başlıyor, fakat tek kelime edemeden kapatmak zorunda kalıyordum. Eliminasyon diyetimle ilgili sürecin ve sonrasının nasıl geçtiğine dair sorular almamış olsam, muhtemelen bu yazıyı asla yazamazdım :) Çünkü ben artık evde zaman yönetimi konusunda sıkıntılar yaşıyorum. Sanki gün bir başlıyor ve bir bitiyor. Ortasında yalnızca mutfakta bir şeyler pişirmek/hazırlamak/temizlemek , çocukların ardını toparlamak, aralarındaki çatışmaları yönetmek, çamaşır sepetini boşaltıp ütü sepetini doldurmak, sonra ütü sepetini boşaltıp tekrar çamaşır sepetini doldurmak, aralardaki boşluklarda da evi süpürmek var . Beni en çok yoran konu ise sağlıklı beslenme çabalarımda mutfakta geçirdiğim zaman. Çünkü bazen o kadar uzun süre mutfakta kalmak zorunda oluyorum ki salona geçince kendimi ayakta 'şimdi ne pişirecektim' diye düşünürken buluyorum. Yani salon koltuğu bana o denli yabancılaşmış !

Eliminasyon diyeti yalnızca vitamin/mineral dengesini bozabileceğinden değil, 'mutfak yorgunluğu'na sebebiyet vermesinden ötürü de  uzun süre yapılabilecek bir diyet değil.  Ayrıca diyet ilerledikçe bağımlı olduğumuz gıdalardan ayrı kalmanın vücutta yarattığı stresle uzun süre baş edebilmek de bu diyeti kısa süreli yapma sebeplerinden biri bence . Diyette başlangıç sebeplerimi , diyetteki yasaklarımı ve serbestlerimi, diyet boyunca sabah kahvaltılarımı (akşam yemeği önerilerimi) instagram sayfamda ayrıntılı olarak paylaşmıştım. Fakat diyet süreci boyunca ve sonrasında yaşadığım değişiklikler orada anlatılabilecek kısalıkta değil . İşte bu sebeple böyle bir yazı doğdu. O zaman hadi okuyalım !

Diyet sürecinde ne gibi değişiklikler yaşadım ?

  • Öncelikle şunu belirtmeliyim. Diyete başlama sebebim olan egzaman, vitiligo, bacaklarımda oluşup vücuduma yayılma eğilimi gösteren ve teşhisi 2 ay evvel koyulan kızarıklıklarla ilgili farklı etkiler yaşadım. Egzamam ilk günlerde inanılmaz hafifledi. Fakat diyetin son 1 haftası aynı şiddette geri geldi. Egzamanın yalnızca beslenme değil stres kaynaklı da olduğunu görmeme sebep oldu bu durum. Bu benim için çokkk önemli ! Belki de benim egzamamı peynir değil stres tetikliyordur.
  • Vitiligo gibi derin hastalıklar için bu diyeti 1 ay gibi kısa bir süre yapmak maalesef yeterli değil. O yüzden vitiligoda bir gerileme zaten beklemiyordum ve hiç bir değişiklik olmadı.
  • Bacaklarımda oluşan kızarıklıklarda ilk 2 hafta hiç bir değişiklik olmadı. Çok yoğun, bazı yerlerde bordoya çalan renkte iri kızarıklıklar kollarıma, omzuma yayılmış durumdaydı. 2.haftadan sonra vitamin/mineral desteği sağlayan bir bant yapıştırdım vücuduma. 24 saat sonra çıkardım. Bu süreçte o bantın mı etkisi oldu yoksa diyet mi işlemeye başladı bilemiyorum ama son 2 haftada kızarıklıklarım %75 kayboldu (Bu arada teşhisimin adını bilmiyorum, oldukça uzun ve latince bir şeyler söyleyen doktoruma ismi tekrar sorduğumda Türkçe bir karşılığı yok demişti).
  • Daha ilk sabahtan başlamak üzere diyetin özellikle ilk 1 haftası enerjim çok yüksekti. Azıcık uyku ile dinç bir şekilde güne başlıyor ve yorulmaksızın çalışabiliyordum. Fakat son haftalarda yine diyetin getirdiği vitamin/mineral kaybından kaynaklı olduğunu düşündüğüm yorgunluklar başladı. Öyle ki neredeyse tüm gün yatmak istiyordum (Gün boyunca hiç dinlenemiyor olmamın da bunda etkisi olmuştur tabii).
  • Diyetin 2. haftasında kafa hacamatı yaptırdım. Ben senelerdir hacamat yaptırırım ve kafa hacamatı sayesinde sinüzitten tamamen kurtulmuş biriyim.  Hacamat yaptıranlar iyi bilir, hacamattan evvel 3 gün ve hacamat sonrası 3 gün beslenmeden hayvansal gıdalar çıkarılarak bir diyet uygulanır. Bu , damarlardaki kanın daha akışkan olmasını sağlar. Böylece hacamat yapılan bölge  toksinlerden daha iyi temizlenir. Ben zaten 14 gündür böyle bir beslenme içerisinde olduğum için hacamat esnasında inanılmaz bir kan çıkışı oldu başımdan. O güne dek ne ben ne de hacamatı yapan annem böyle bir kan çıkışına şahit olmamıştık. Fakat anında bir rahatlama, sanki başımın üzerinden kaldırılmış bir yük hissettim. Bana en iyi gelen şey kesinlikle kafa hacamatıymış bunu bir kez daha anladım. Hacamattan sonraki 3-4 gün baş ağrılarım oldu. Baş ağrısı vücudun toksinlerden arındığının bir göstergesidir. Hatta eliminasyon diyetine başladıktan 3-4 gün sonra başlayan baş ağrıları normal kabul edilir. Sanırım benim hacamattan destek almış olmam toksin atımını yoğun şekilde ancak o zaman başlatabildi. 3-4 gün sonra tamamen kesildi.
  • Diyetin bana getirdiği en olumlu şeylerden biri saç dökülmesi problemimin tamamen bitmesi oldu. Daha evvel saç dökülme sorunu yaşadığımda ayın Aslan burcu günlerinde saçımı kestirerek bu süreci durduruyordum fakat şu dönemde kuaföre gitmeyi çok mantıklı bulmadığım için uzun zamandır saç kesimi yaptıramamıştım. Sanırım bu diyet sayesinde bol bol taze sebze/meyve tüketmiş olmam, mevsim balıklarını haftada en az 4-5 gün tabağıma yerleştirmiş olmam saçlarıma çok iyi geldi.
  • Bir diğer olumlu şey cildimdeki değişim oldu. Yüzümde her zaman  dokunduğumda pütür pütür hissettiğim cildim gitti, yerine pürüssüz ve parlak bir cilt geldi. Resmen cildimin ışıldadığını hissettim. hatta diyet boyunca 2,5 kg vermiş olmama rağmen yalnızca yüzüme bakanlar kilo aldığımı düşündü. Hani kilo alınca insanın cildi gerilir, kırışıklıkların fark edilme ihtimali düşer ya :) İşte öyle bir etki.
  • Kilo konusu açılmışken , evet 2,5 kg verdim. Üstelik ben oldukça zayıf biriyim, vücudumda yağ kitlesi çok düşük. Fakat buna rağmen bu kiloyu verdiysem , kilo fazlalığı olan birinin bu diyet sonucunda hatrı sayılır bir kilo kaybı yaşayabileceğini düşünüyorum. Tabii diyetten çıkardıklarınızın yerin neyi ne kadar koyduğunuz çok önemli. Sabah kahvaltısında 2 kase dolusu kuru yemiş yerseniz , o iş olmaz :)
  • Kilo vermenin dışında diyet boyunca kendimi çok hafif hissettiğimi de belirtmeliyim. Yani tabaklar dolusu gıda tüketmeme rağmen hiç şişlik yaşamadım. Çünkü bedenimi şişirecek hiç bir şey tüketmedim, o da kendini şişirmedi :)
  • Peki en önemli değişim ne oldu dersiniz ? Kesinlikle damak tadımdaki değişim 1 numaraya oturur derim. Diyetten evvel bir oturuşta 1 kase kuru yemişle 5 kuru inciri mideye indiren ve gözü hala kuru incirlerde olan ben ,yalnızca 1 kuru incirle şeker isteğinden kesilir hale geldim. Diyetten şekeri çıkarınca canınız zaten şeker istemiyormuş, bunu daha iyi anladım. O yüzden en zorlanmadığım konu şeker konusu oldu diyebilirim. Canım hiç şekerli bir gıda istemedi. Hatta ilk 2 hafta kendim için meyve şekerlerini dahi kullanarak kek veya kurabiye pişirmedim. Öyle bir ihtiyaç hissettiğimde taze meyve tükettim ve nadiren kuru meyve yedim. Canım istese yer miydim ? Elbette yerdim, instagram sayfamda oldukça fazla tarif var, şekersiz pişirilen ama şekerli mutluluğu veren tariflerden birini yapar , oturur yarısını tek seferde yerdim :) 
  • Yalnızca şeker konusunda değil karbonhidrat konusunda da durum aynı. Defalarca poğaça, haşhaşlı çörek, pizza vs. pişirdim. Hiç mi canım istemedi ? Hayır hiç istemedi. Çünkü onu metabolizmanızdan çıkardınız ve bedeniniz ona ihtiyacı olmadığına ikna oldu. Hepsi bu :)
Eğer aklıma gelen başka olumlu gelişmeler olursa bu yazıya ilave yaparım. Şimdilik benim not ettiklerim bu kadar. Gelelim 21 günlük (ki ben onu 23 gün sürdürdüm) diyetin bitiminde başladığım 'geri tanıtma' aşamasına. Bu aşamada diyetten çıkardığımız gıdaları teker teker diyete sokarak etkilerini gözlemliyor ve not ediyoruz. Sonra olumsuz etki yaratan tüm gıdaları diyetten sonsuza dek çıkarıyoruz. 

Ben öncesinde de buna benzer kısıtlamalar yaptığım için bana neyin iyi geldiğini neyin iyi gelmediğini zaten biliyordum. Fakat yine de yeni fark ettiğim ve hatta inanılmaz aydınlandığım şeyler oldu ;

  • Diyetin geri tanıtımına ilk olarak yumurta sarısı yiyerek başladım. Kahvaltıdan yalnızca 1-1,5 saat kadar sonra başlayan baş ağrısı, vücutta yorgunluk, gözü açamama gibi semptomlar yaşadım. psikolojim çökmüştü ve oldukça gergindim. Benim için kötü bir gündü ve günün sonunda 'bir daha asla yumurta yemeyeceğim' dedim. Fakat yumurta benim için hem önemli bir besin kaynağı hem de benim aşk yaşadığım bir gıda. Kek, pankek, kurabiye vs. yaparken yumurtaya alternatif çok ürün var evet ve ben bunları her tarifimde kullandım ama sahanda tereyağlı yumurtanın, sucuklu yumurtanın veya yumurtalı ekmeğin bir alternatifi yok maalesef  :/ Ve ben onları seviyorum :) Bu deneyimimden 4 gün sonra tam 1 yumurta tüketmeyi denedim. Bingo ! O gün hiç bir şikayetim olmadı. Bundan cesaret alarak 1 gün sonra tekrar tükettim ve aynı şikayetleri tekrar yaşadım. Ben şu sonuca vardım, yumurta tüketeceksem sarı ve beyaz bir arada olmalı ve her gün olmamalı ! Haftada maksimum 4 yumurta tüketmeye karar verdim böylece.
  • Süt ürünlerinden yalnızca peynir için geri tanıtım yaptım kendime. Aslında peynir en en en son tanıtılması gereken gıda. O derece mimli yani :) Ama ben peyniri çok seviyorum ve etkilerini görmek istedim. Geniz akıntımı artırdığını zaten biliyordum. Bir kaç günlük peynir tüketimimin sonucunda yoğun geniz akıntısı ve ardından da boğaz ağrısı problemi yaşadım Böylece peynirin de yerini kafamda oturttum. Her sabah değil ve yalnızca 1-2 küçük dilim :) Aslında vitiligo hastalarının yumurtayı da peyniri de beslenmelerinden tamamen çıkarması gerekiyor. Fakat ben ne kadar süre yaşayacağımı bilmediğim bu dünyada ikisi ile de sonsuza dek vedalaşmayı mantıklı bulmuyor ve bunu kabul etmiyorum. Eğer ilerleyen yıllarda Tıp bilimi bana 'yumurta ve peynir sende vitiligo yapmış' diye net bir kanıtla gelirse, o zaman hiç düşünmeden gerekeni yaparım :)
  • Tanıttığım bir diğer gıda domates salçası oldu. Domates mevsimini geride bıraktığımız için zaten manavdan domates alıp yemeyi hiç düşünmedim. Açıkçası canım da hiç domates yemek istemedi. Bunun yerine domates salçası ile pişirilmiş nohut yemeği yiyerek domates geri tanıtımımı yapmış oldum. Geri tanıtımlardan sorunsuz geçmiş olan tek gıda şimdilik domates. Herhangi bir olumsuz etkisi olmadı bedenime. 
  • Bir diğer geri tanıttığım besin yer fıstığı oldu. Ve buraya kocaman bir kırmızı X koymak istiyorum. Yer fıstığı benim için tamamen bitmiştir !
  • Kendimi çok iyi ama mutsuz hissettiğim 2 gün evvel evdekilere uzun zamandır börek pişirmediğimi hatırladım. Yeşil mercimekli bir iç hazırladım. Niyetim onlara bu iç ile bir börek sarıp aynı iç ile kendime de glutensiz, yumurtasız bir poğaça yapmaktı. Fakat tüm yemekler hazır olup börek fırına verilince kendimde poğaça yapacak enerjiyi bulamadım. Mis gibi sağlıklı yemeğimi yedikten sonra üstüne 1 tabak yeşil mercimekli yufka böreği yedim. Tek kelimeyle mükemmel yapmışım. Yeşil mercimekli böreğe bir kez daha aşık oldum. Gelelim bedenimdeki olumsuz etkilerine. Sabah bütün vücudum şiş bir şekilde uyandım. 1 aydır gluten girmeyen bedenim anında vermesi gereken tepkiyi bana verdi :) Bu zaten beklediğim bir şeydi çünkü bu diyetten sonra 'glutenli ürün tanıtma' diye bir şey yok. Çünkü gluten, asla hayatımıza sokmamamız gereken bir şey. Ben 1 ay boyunca glutensiz unlarla yumurtasız,sütsüz,yoğurtsuz ekmekler, poğaçalar, krepler, pankekler pişirmiş biri olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ; glutenin olduğu hiç bir şeye karşı özlem duymam. Ama bu demek değildir ki artık benim için gluten bitmiştir. Hayır hayır ! Fırından beyaz ekmek alıp yiyeceğimi hiç sanmıyorum veya pastaneden simit/poğaça almak da bana göre değil. Fakat incecik hamurdan yapılmış kavurmalı Sürmene pidesine , kendim pişireceğim çıtır sokak simidine veya canım çok isterse yapıp yiyeceğim yumuşacık Karaköy poğaçasına asla hayır demeyeceğim. Benim için önemli olan denge ! Hani bunu haftada/ayda 1 gün yapmakla her gün yapmak aynı şey değil. Bir de pek tabii bi oturuşta tepsinin tamamını yememek kaydıyla :)
  • Son olarak geri tanıtımlarda ev tipi sucuk tükettiğimi de yazarak bu yazıma son veriyorum. Fabrikasyon bir sucuk değildi ve bende herhangi bir olumsuz etkisi olmadı. Ama yine de ben sucuk konusunda mesafeli davranmaktan yanayım. 
Aklıma ilaveler gelirse yine buraya eklemeler yaparım. Sormak istedikleriniz olursa vakit buldukça cevaplamaya çalışırım. Şimdi mutfağa gidip glutensiz ekmeğimi incecik dilimleyecek, tost makinesinde ısıtacak, sahanda sadeyağlı poşe yumurta yapacak, avokado ezmesi hazırlayıp hepsini aynı tabakta buluşturacağım :) 

Şifa olsun.
LeylaK


Tepkiler: 
Share This

Gez ve öğren !

0 yorum:

Kahve Dükkanından Mutlu Ayrılın .