31 Ağustos 2009 Pazartesi

DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE

                      
       
Bakmayın siz bir blog yazdığıma. Esasında yakın bir geçmişe kadar  beceriksizin teki olarak atfederdim kendimi. Yaptığım keklerin hiç biri kabarmaz, kurabiyelerim çoğunlukla şekersiz olur, yemeklerimse hep tuzsuzdu (ki hala bazen tuzsuz olur). Bu beceriksizliğin içinde her misafir gelişinde benim imdadıma hazır kurabiye, bisküvi ve kekler yetişirdi. Hatta öğrencilik yıllarımda zihnimi açsın bahanesiyle kahvenin yanında ,tok olmama rağmen 1paketini bitirdiğim biskremler, misafir ağırlamalarımda en çok benim tabağımda yer alırdı ! Eminim hala "çay sohbeti" zamanlarında misafirlerini bunlarla ağırlayanlar vardır. Ki yanlış da anlaşılmasın bu kötü birşey değildir, yani misafir gittiğinizde sizi hazır kurabiyelerle ağırlayan ev sahibine "yeteneksiz insan" muamelesi yapmayın.

Peki bu dönüşümüm nasıl oldu. İlginçtir ama ben  hayatım boyunca o kadar çok bisküvi almışım ki bir çoğunun paketinde yazan bilgileri bilir olmuşum(en azından gramlarını). Bunu farkettiğimde "daha ne kadar bisküvi yiyecek ve misafirlere yedirmeye devam edeceksin Leylaaaa" diye sordum kendime (veya dışardan bir ses de sormuş olabilir :)) En nihayetinde anladım ki benim beceriksiz olduğum her bir konunun ayrı ayrı püf noktaları varmış. Kek kabarmaz,çünkü şekerle yumurtayı aynı yönde, aynı hızda ve köpük köpük olana dek çırpmazmışım.Ya da pasta, kek, kurabiye tarzı yiyeceklere eklenecek yumurta mutlaka oda sıcaklığında olmalıymış.Velhasıl zamanla deneyerek ve öğrenerek bu noktalara geldik. E sıra zamanında bol keseden yediğimiz bisküvileri öğrenmeye geldi ve dediler ki "onun üzerinin çatlak olanı makbuldür". Efendim nasıl olur kurabiyenin üzeri çatlak çatlak? Bu ilk denememde sanırım "bisküvi acemilği"ndendir çok güzel çatladılar.Varsa bir bilen rica ediyorum , "bisküvilerin üzerinin pişerken çatlaması için bir püf noktası var mıdır?"

Bu kadar gevezeliğe katlandığınız , sabırla bu tarifi beklediğiniz için teşekkür eder ve konuyu ehline bırakırım. Buyrun çatlamış bir bisküvi hikayesi :

Malzemeler:
    
200 gr erimiş margarin(tereyağı da olur)
2 su bardağı şeker(1 su bardağını esmer şekerden de kullanabilirsiniz)
2 adet yumurta
2 yemek kaşığı sıcak su
2 su bardağı damla çikolata(veya küp doğranmış bitter çikolata)
1 su bardağı ceviz
1 paket vanilya
1 çay kaşığı karbonat
Yarım çay kaşığı tuz
Yaklaşık 4 su bardağı un
                         
Yapılışı:
  
-İlk iş olarak margarini eritip soğumaya bırakın.
-Cevizi rondoda incecik hale gelene dek çekin(ya da bisküvinin içinde iri kalmasını istiyorsanız daha kalın da çekebilrisiniz).
-Soğumuş margarin ve şekeri çırpın.
-Yumurtaları bu karışıma ekleyip harmanlayın.
-2 yemek kaşığı sıcak suyu karbonatla özdeşleştirip bisküvi karışımına ekleyin.
-Vanilya ve tuzu da ilave edip çırpmaya devam edin.
-Unu yavaş yavaş eleyerek karışıma yedirin.
-Damla çikolata ve cevizi de ekleyip yumuşak bir hamur elde edene kadar tahta bir kaşıkla karıştırın.
-Katı bir bisküvi hamuru olmayacağından yayvan bir kaşık yardımıyla hamurdan parçalar kopartıp yağlı tepsiye dizin ve kaşıkla düzeltin.Bu aşama biraz zahmetli olacaktır ve biraz da hızlı davranmanız gerekebilir..Hamura ekleyeceğiniz unun miktarı çok önemli o yüzden azar azar ekleyip hamurun kıvamı gelince un eklemeyi sonlandırın.
-Tepside pişmeyi bekleyen bisküvileri buzdolabında 10dakika bekletin.Bu sayede bisküvi hamuru çok fazla yayılmayacaktır.
-Önceden ısıtılmış 180derecedeki fırında 10dakika pişirin.Pişirme süresine dikkat edin bu süre 13-14 dakikaya çıkarsa bisküvilerin kenarları kuruyabilir.10dakika sonunda bisküvilerden bir tane alıp yiyerek test edebilirsiniz,ben öyle yaptım.
-İlkgün biraz daha yumuşak fakat sonraki günler tıpkı hazır bisküviler gibi sert bir bisküvi elde edeceksiniz.Bu sebeple yumuşak tüketmek istiyorsanız ilkgün bitirmenizi tavsiye ederim :)

LeylaK

Tepkiler: 
Share This

Gez ve öğren !

4 yorum:

  1. Ellerinize sağlık bizim ev kurabiye canavarlarıyla dolu o yüzden bende çeşit çeşit yaparım:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sibel teşekkür ederim, benim evde henüz iki canavarız, ilerde sayı arttıkça neler yaparım bilmem :)

      Sil
  2. Zaman tünelinde yolculuk gibi geldi birden, eski bir tarife yorum yazmak...
    Yazı akıcı gelince bir iki kelam etmeyi canım çekiyor da ondan yazıyorum, yoksa kurabiyelerin nasıl çatlatıldığını ben de bilmiyorum. Benimkilerin de hepsi çatlak değil zaten ve hattâ hepsinin çatlaması gerektiğinden de çok emin değilim. bu kadar boş lafın üstüne bir de geleceğe not düşeyim bari; ben de nutellaya bayılırım ama ne zamandır almamak için irademi çalıştırıyorum :) Hafif tarifteydi galiba, bir yazı okuduktan sonra bir daha hiç yemedim. Kaşık kaşık margarin yeme fikri tüylerimi ürpertmişti çünkü :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meliha, eski yayınlara yorum geldiğinde şaşırıyorum, 'bakan var mı oralara ?' diye :)
      Öyle olduğunda da hatırlamak için yazılarımı baştan sona okuyorum. Bazıları hiç hoşuma gitmese de bu kurabiye yazısını güzel yazmışım :)
      Nutella konusunda, şimdi ben de hayal ettim ! İnanılmaz itici geldi ! Nasıl dem vurucaz bu isteğe bilemedim...

      Sil

Kahve Dükkanından Mutlu Ayrılın .