Henüz 3-5 gün önceydi ;
- Leyla akşam serininde bahçede oturuyor. Gündüz çan çan ortalığı inleten cır cır böceklerinden , kuşlardan , kurbağalardan eser yok. Sus pus olmuş uykuya yatmışlar hepsi, yalnızca kumsalı yalayan dalga sesi...
- Tatilciler bir bir evlerinin bahçesine çekilmiş. Güneş yanıklarından , bugün de denizin diğer günlerden farksız dalgasından dem vurup ısınmak için çay içiyorlar.
- Oksijen o kadar bol ve geceler o kadar sessiz ki Leyla deliksiz uyumuş , sabah 6'da gözünü çoktan parlamış güneşe açmış , denizin yolunu tutuyor , huzurlu...
- Denizin en sakin , en temiz hali sabah hali. Pırıl pırıl suyun içinde deniz gözlüklerini takmış o yana bu yana dönüp duran minik balıkları peşinde kulaç atıyor.
- Ege çok tuzlu , arınmak için mutlaka evde duşa ihtiyaç var. Soğuk suyla kendine geliyor.
- Kahvaltı desen mütemadiyen bahçede. Defne ağaçlarının altında , henüz güneşin onların gölgede kalmasına izin verdiği saatlerde yapıyor ki uzun uzun tadını çıkartabilsin. Kahvaltı dediğin öyle olur.
........(buraya bir dolu güzel tatil cümlesi yerleştirebilirsiniz)
Ve bugünlerdeki durum ;
- 6:30'da alarmın sesiyle zar zor uyanıldı. Leyla bu saate işe gidecek olan eşi için biraz vicdan yapmış şekilde kahvaltı hazırlıyor. Birkaç dakika sonra sırf eşiyle kahvaltı yapmış olmak için gözü yarı açık yarı kapalı bir şeyler atıştırıyor. Gözü yatakta , bir an önce yatacak.
- Saat 8. Leyla saate bakıyor , "uff çok uyumuşum kalksam mı kalkmasam mı ?" girdabı içinde tekrar uykuya dalıyor.
- Saat 9. Uyandığında saatin çok geç olduğunun bilincinde , daha bir koyvererek tekrar uykuya dalıyor.
- Saat 10. Leyla uyanıyor , birkaç gün önce ne kadar düzenli , sağlıklı , mutlu bir hayatı olduğunu hatırlayıp Karadeniz'in nemli , basık , bulutlu ve insanı sürekli uykuda tutan havası için biraz söylenip günün geri kalanını planlıyor. Oldukça pişman...
- Akşam saat 21:30. Geç uyanmışlığın getirdiği bela temizliğe de yansıyor ve işler bir türlü bitmek bilmiyor. Leyla geç saatlere kadar ayakta ,şuan kendini atacak yer arıyor. Derken derdini anlatmak için kendine bu nefis çörekleri yoldaş seçiyor. Size de okuyup "Bodrum iyiydi" demek düşüyor.
Hakikaten ya ! Bodrum ne iyiydi öyle. Tatil dediğin birkaç ay sürmeli. Yazık oldu yazık !!!
Hamuru İçin Malzemeler (10-12 adet) :
(Facebook sayfamızı takip edip, tariflerden anında haberdar olabilirsiniz , TIKLAYIN )
(Facebook sayfamızı takip edip, tariflerden anında haberdar olabilirsiniz , TIKLAYIN )
(Kaynak : Gurme Mutfak Hikayeleri)
1 yumurta
125 gr tereyağ veya margarin
160 gr un (Ekstradan 2 yemek kaşığı una daha ihtiyaç duyabilirsiniz)
1/4 tatlı kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı tozşeker
İç Harcı İçin :
2 küçük elma
1 yemek kaşığı tozşeker
1 yemek kaşığı dövülmüş ceviz veya fındık
1 tatlı kaşığı tarçın
Üzeri İçin :
1/2 su bardağı pudra şekeri
Yapılışı :
-Elmaları rendenin kalın tarafı ile rendeleyin. Teflon tavaya tozşekeri koyun. Rendelenmiş elmayı orta-kısık ateşte , ara sıra karıştırarak , suyunu bırakıp tamamen çekene dek pişirin (25-30 dk).
-Pişen elma harcını ateşten alıp 15 dk soğutun. Soğuyan harca tarçın ve dövülmüş ceviz-fındık ilave edip karıştırın.
-Yumurta, tereyağ(margarin), un ve karbonatı yoğurarak yumuşak bir hamur elde edin. Yoğurma sırasında hamur elinize çok yapışırsa ekstradan 1-3 yemek kaşığı daha un ilave edin.Ama fazla kaçırmayın.
-Hamuru 10-12 adet eşit parçaya bölün (ben orta büyüklükte 12 adet çörek yaptım).
-Her bir hamuru avuç içinizi kullanarak 10cm genişliğinde yuvarlak açın.
-Açtığınız yuvarlak hamurun ortasına iç harcından 1er tatlı kaşığı dolusu koyup ikiye katlayın. Parmak uçlarınızla çöreklere ay şekli verip yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin.
-180 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dakika, üzerleri hafif pembeleşene dek (kızarmayacak!) pişirin.
-Pişen çörekleri soğuması için tel ızgara üzerine alın.Tamamen soğuduklarında üzerlerini pudra şekeri ile kaplayın.
Benim gibi çöreklere bakıp bakıp tatil özlemi içine girmeyin. Geçtiğimiz haftaların hasretine öyle bir kaptırmışım ki kendimi , evime odaklanamıyorum. Sanki birkaç hafta kalıp tekrar gidecekmişim gibi. Nereye yaaa ! Daha Ramazan var , bayram var , okul açılacak , çok çalışıp ara tatili gözleyeceğiz. Sonra ara tatil göz açıp kapayıncaya dek geçecek. İkinci dönem ha sıcaktı ha soğuktu derken bitecek veeee , hah işte yaz tatili. Şunun şurasında Bodrum'a ne kaldı !
Vurun beni...


