ELMALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ELMALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2012 Pazartesi

ELMALI AY ÇÖREĞİ

ELMALI AY ÇÖREĞİ


elmalı ay çöreği

Henüz 3-5 gün önceydi ; 
  • Leyla akşam serininde bahçede oturuyor. Gündüz çan çan ortalığı inleten cır cır böceklerinden , kuşlardan , kurbağalardan eser yok. Sus pus olmuş uykuya yatmışlar hepsi, yalnızca kumsalı yalayan dalga sesi...
  • Tatilciler bir bir evlerinin bahçesine çekilmiş. Güneş yanıklarından , bugün de denizin diğer günlerden farksız dalgasından dem vurup ısınmak için çay içiyorlar.
  • Oksijen o kadar bol ve geceler o kadar sessiz ki Leyla deliksiz uyumuş , sabah 6'da gözünü çoktan parlamış güneşe açmış , denizin yolunu tutuyor , huzurlu...
  • Denizin en sakin , en temiz hali sabah hali. Pırıl pırıl suyun içinde deniz gözlüklerini takmış o yana bu yana dönüp duran minik balıkları peşinde kulaç atıyor.
  • Ege çok tuzlu , arınmak için mutlaka evde duşa ihtiyaç var. Soğuk suyla kendine geliyor.
  • Kahvaltı desen mütemadiyen bahçede. Defne ağaçlarının altında , henüz güneşin onların gölgede kalmasına izin verdiği saatlerde yapıyor ki uzun uzun tadını çıkartabilsin. Kahvaltı dediğin öyle olur.
........(buraya bir dolu güzel tatil cümlesi yerleştirebilirsiniz)

Ve bugünlerdeki durum ;
  • 6:30'da alarmın sesiyle zar zor uyanıldı. Leyla bu saate işe gidecek olan eşi için biraz vicdan yapmış şekilde kahvaltı hazırlıyor. Birkaç dakika sonra sırf eşiyle kahvaltı yapmış olmak için gözü yarı açık yarı kapalı bir şeyler atıştırıyor.  Gözü yatakta , bir an önce yatacak.
  • Saat 8. Leyla saate bakıyor , "uff çok uyumuşum kalksam mı kalkmasam mı ?" girdabı içinde tekrar uykuya dalıyor.
  • Saat 9. Uyandığında saatin çok geç olduğunun bilincinde , daha bir koyvererek tekrar uykuya dalıyor.
  • Saat 10. Leyla uyanıyor , birkaç gün önce ne kadar düzenli , sağlıklı , mutlu bir hayatı olduğunu hatırlayıp Karadeniz'in nemli , basık , bulutlu ve insanı sürekli uykuda tutan havası için biraz söylenip günün geri kalanını planlıyor. Oldukça pişman...
  • Akşam saat 21:30. Geç uyanmışlığın getirdiği bela temizliğe de yansıyor ve işler bir türlü bitmek bilmiyor. Leyla geç saatlere kadar ayakta ,şuan kendini atacak yer arıyor. Derken derdini anlatmak için kendine bu nefis çörekleri yoldaş seçiyor. Size de okuyup "Bodrum iyiydi" demek düşüyor.
Hakikaten ya ! Bodrum ne iyiydi öyle. Tatil dediğin birkaç ay sürmeli. Yazık oldu yazık !!!


elmalı ay çöreği

Hamuru İçin Malzemeler (10-12 adet) :
(Facebook sayfamızı takip edip, tariflerden anında haberdar olabilirsiniz , TIKLAYIN )

1 yumurta
125 gr tereyağ veya margarin
160 gr un (Ekstradan 2 yemek kaşığı una daha ihtiyaç duyabilirsiniz)
1/4 tatlı kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı tozşeker

İç Harcı İçin :

2 küçük elma 
1 yemek kaşığı tozşeker
1 yemek kaşığı dövülmüş ceviz veya fındık
1 tatlı kaşığı tarçın

Üzeri İçin : 

1/2 su bardağı pudra şekeri

Yapılışı :

-Elmaları rendenin kalın tarafı ile rendeleyin. Teflon tavaya tozşekeri koyun. Rendelenmiş elmayı orta-kısık ateşte , ara sıra karıştırarak , suyunu bırakıp tamamen çekene dek  pişirin (25-30 dk).
-Pişen elma harcını ateşten alıp 15 dk soğutun. Soğuyan harca tarçın ve dövülmüş ceviz-fındık ilave edip karıştırın.
-Yumurta, tereyağ(margarin), un ve karbonatı yoğurarak yumuşak bir hamur elde edin. Yoğurma sırasında hamur elinize çok yapışırsa ekstradan 1-3 yemek kaşığı daha un ilave edin.Ama fazla kaçırmayın.
-Hamuru 10-12 adet eşit parçaya bölün (ben orta büyüklükte 12 adet çörek yaptım).
-Her bir hamuru avuç içinizi kullanarak 10cm genişliğinde yuvarlak açın. 
-Açtığınız yuvarlak hamurun ortasına iç harcından 1er tatlı kaşığı dolusu koyup ikiye katlayın. Parmak uçlarınızla çöreklere ay şekli verip yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin.


-180 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dakika, üzerleri hafif pembeleşene dek (kızarmayacak!) pişirin.


-Pişen çörekleri soğuması için tel ızgara üzerine alın.Tamamen soğuduklarında üzerlerini pudra şekeri ile kaplayın.

elmalı ay çöreği

Benim gibi çöreklere bakıp bakıp tatil özlemi içine girmeyin. Geçtiğimiz haftaların hasretine öyle bir kaptırmışım ki kendimi , evime odaklanamıyorum. Sanki birkaç hafta kalıp tekrar gidecekmişim gibi. Nereye yaaa ! Daha Ramazan var , bayram var , okul açılacak , çok çalışıp ara tatili gözleyeceğiz. Sonra ara tatil göz açıp kapayıncaya dek geçecek. İkinci dönem ha sıcaktı ha soğuktu derken bitecek veeee , hah işte yaz tatili. Şunun şurasında Bodrum'a ne kaldı !

Vurun beni...


LeylaK

28 Ekim 2011 Cuma

EKŞİ ELMALI BİSKÜVİ ve 'Ben Sümüklü Böcek Yemem'

EKŞİ ELMALI BİSKÜVİ ve 'Ben Sümüklü Böcek Yemem'


ekşi elmalı bisküvi

Oldu mu şimdi mis gibi 'elmalı bisküvi' başlığı yanında 'sümüklü böcek' cümleciği !

Aslında sözünü etmek istediğim şey sümüklü böcek değil. Siz bu 'sümüklü böcek' yerine 'hamam böceği' , 'kurtçuk-larva-tırtıl' , 'çekirge' , 'bağırsak-böbrek' hatta 'kokoreç' bile koyabilirsiniz (ki bence kokoreçi bunlardan ayrı tutun, yok öyle bir lezzet). 

Bunların yanında bir de şimdi sayacaklarımı düşünün ; 'karnıyarık' , 'izmir köfte' , 'perde pilavı' , 'beşamel soslu tavuk' , 'lahana dolması' , 'patlıcan oturtma' , 'kadınbudu köfte' , 'güveçte kuru fasulye', ' , 'su böreği' , 'saç kavurma' , 'baklava' ...daha sayayım mı yoksa nereye varmak istediğimi anladınız mı ?

Şu insanoğlu ne garip bir mideye sahip ! Böyle sebzeli , etli , baharatlı , fırında nar gibi kızarmış yemekler dururken sen git kıvrıla kıvrıla tabaktan çıkmaya çalışan kurtçukları , yerken çıtır çıtır ses çıkaran çekirgeleri , kaynar suya atılırken ciyak ciyak bağıran sümüklü böcekleri ye. Sonrada biri yanında burnunu çekince  'ığğğ ne kaba adam' de (bu iş çok iğrenç olmaya başladı) .

ekşi elmalı bisküvi

Öyle sanıyorum ki yer kürede Osmanlı , Fransız ve İtalyan mutfağı olmasa insanoğlu ya aç kalacak ya da işte böyle iğrenç şeylerle beslenecekti (buna ne kadar beslenmek denirse!). Bu yüzden Uzakdoğu'dan batıya göç edip yerleşen genç kızları , hatta bunların içinden Türk erkekleriyle evlenenleri anlayabiliyorum artık. Mis gibi yemek bulmuş bırakır mı !

ekşi elmalı bisküvi

Ben , gıdadan-besinden-yemekten hiç anlamayan biri olsaydım bile bana 'sümüklü böcek tatlısı mı yoksa ekşi elmalı bisküvi mi arzu edersiniz' diye sorsalar tereddütsüz ekşi elmalı bisküvi derdim. Bu tercihim için fotoğraflar yeterli değil mi ? O zaman deneyip siz karar verin. Bu arada yanında test etmek amacıyla sümüklü böcek tatlısı denemek isterseniz haşlanmış sümüklü böceği biraz bal ve tarçınla ikram etmeniz gerekiyor ...

Ekşi Elmalı Bisküvi tarifini denemek isterseniz mutlak sûrette elmanın ekşi olanını tercih edin. Çünkü tatlı elma kullandığınızda elmalı kurabiyeden farkı olmayan bir lezzet elde ediyorsunuz. Ben kırmızı elma , sarı elma ve yeşil elma olmak üzere 3 farklı elmayla denedim. En lezzetlisi yeşil , ekşi elmadan yapılan oldu. Isırdığınızda ağzınıza mayhoş , yumuşacık , marmelat kıvamında bir lezzet akıyor.  Servis sırasında pudra şekeri kullanmak istemezseniz üzerine çikolata sosu dökmeniz de bir tercih olabilir. Ama ben olsam böyle birşey yapmazdım. Çünkü çikolata , elmanın mayhoşluğuyla karışınca çok baskın ve itici bir tad meydana getirebilir.

Buyrun ,  fotoğrafları seyderip canınızın çekeceği ve bir sonraki meyve pazarı gezintinizde gözünüzün ekşi elmalara takılmasına vesile olacak bir elma hikayesi :

ekşi elmalı bisküvi

Malzemeler (22X28 cm boyunda dikdörtgen kalıp için) :

125 gr yumuşamış margarin veya tereyağ
2 yemek kaşığı yoğurt
1/2 çay bardağı sıvıyağ
4 yemek kaşığı şeker
1 çay kaşığı karbonat
1 tatlı kaşığı kabartmatozu
Alabildiği kadar un (Yaklaşık 3 - 3,5 su bardağı)

İç Malzemeler :

4 adet ekşi elma
4 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı dövülmüş fındık

Üzeri İçin :

Pudra şekeri

Yapılışı :

-Oda sıcaklığındaki margarin - tereyağı derin bir kaba alın. Üzerine oda sıcaklığındaki yoğurdu ilave edip yoğurdun pütürlü kıvamı gidene dek karıştırın.
-Toz şekeri ekleyip homojen bir kıvam alana dek yoğurun.
-Un , karbonat ve kabartmatozunu ayrı bir kaba eleyin. Yağ-yoğurt-şeker karışımına kuru karışımı azar azar ilave ederek yumuşak bir hamur oluşturun.
-Hamuru streç filme sarıp 30dk buzdolabında dinlendirin.
-Elmaları rendenin en ince kısmıyla rendeleyin.
-Rendelenmiş elma ve şekeri suyunu salıp tamamen çekene dek tahta bir kaşıkla sürekli karıştırarak pişirin. Bu sırada elmaları tek başına bırakıp pişmesini beklemeyin.Sürekli karıştırın ki elmaların her yeri eşit şekilde pişsin ve suyunu bırakması daha kolay olsun. Unutmayın, marmelat kıvamında , ekmeğe sürülebilecek şekilde bir yumuşaklığa ulaşmalı elmalar. Süre açısından bunun 15 dakikaya yakın sürdüğünü söyleyebilirim.Biraz zahmetli ama emin olun çok lezzetli.
-Elma rendesini pişirip ılıttıktan sonra içine tarçın ve dövülmüş fındık koyup  karıştırın.
-Kullanacağınız kalıbı yağlı kağıtla kaplayın.
-Hamuru iki eşit parçaya ayırın. Bir parçayı merdane yardımıyla açıp kalıbın tabanına yayın, eşit olması için elinizle düzeltin.
-Yaydığınız hamurun üzerine elmalı harcı serip kaşıkla düzeltin.
-İkinci parça hamuru yağlı kağıt arasında(pürüssüz kıvamda olması için) merdaneyle açın . İç harcının üzerine ikinci parça hamuru kapatıp elinizle kalıbın her köşesine yayın.
-Hamurun üzerine çatalla delikler açın. 170 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Üzerinin pembeleşmesine izin vermeyin.
-Pişen bisküviler soğuyunca kare dilimlere ayırın ve üzerine pudra şekeri serperek servis edin.


LeylaK

23 Eylül 2011 Cuma

Usul usul gel SONBAHAR  ve ELMALI BİSKÜVİ

Usul usul gel SONBAHAR ve ELMALI BİSKÜVİ

 
Üç gündür ara ara şiddetini arttırarak süre gelen yağmur beni bundan birkaç yıl öncesinin serin ilk baharına götürdü :

Yıl 2006 . Üniversite son sınıftayım. 'öğretim' hayatımın son aylarının hem sevinci hem hüznü var içimde. Başka şehirlere göç edecek olmamın heyecanını , öğrencilikten öğretmenliğe geçiş yapacak olmanın tedirginliğini de unutmamak lazım ! Aylardan mart , son günleri. Ankara hem soğuğa  hem yağmura teslim. Öyleki şu üç günde gördüğüm yağmur sanırım o zaman Ankara'ya bir günde düşmüş olmalı. Okul çıkışı şiddetli yağmur sebebiyle yurda kadar yürüyemeyip , evi yakınlardaki bir arkadaşımıza gidiyoruz. Üç kişiyiz. Annesi mis gibi mısır unlu kek , yaprak sarması , elde açma su böreği yapıp evlere sipariş gönderiyor. Tabi biz de biraz nasipleniyoruz bu niğmetlerden (Kulaklarının çınlamasına gerek yok,duam ulaşsın yeter).

Oturmuş sohbet ediyoruz , PowerTurk açık. O an gördüm ilkkez. İlkbaharı değil de sanki sonbaharı yaşadığımız o günlerde tam bir 'sonbahar şarkısı'ydı dinlediğimiz. Böyle hissetmemde klip görüntülerinin önemi çok büyük kabul ediyorum.

Ama şarkıya eşlik eden vokal kızın sesinin-yüzünün hatta saçlarının hüznü  , şarkı sözlerinin kederi kendisine o görüntüler eşlik etmese de bana 'sen sonbahar şarkısısın' dedirtirdi.

Şimdi her sonbahar geldiğinde, ilk yağmur damlaları kirlenmeye başladığında o şarkıyı yeniden yaşatıyorum. Hiç öyle kedere, hüzne, kırılganlığa falan bulaşmadan yalnızca dinliyorum , dinliyorum , dinliyorum ve işte istediğim şey HUZUR.

Sonbahar benim için yalnızca 'huzur' demek. Kapkara gökyüzü başkaları için 'kasvet' anlamına gelirken benim için  'hayat'tır. Kış , ardında yeni bir yaşam getiren 'anne' , soğuk ve karsa o annenin doğum sancılarıdır. Ben bir aralık çocuğu ve oğlak kızıyım. Böyle hissetmem normal değil mi ? !

O yıllar önceki kızın ruhuna işleyen huzuru şu ilk sonbahar  günlerinde hissetmek ve anlamak isterseniz önce  o 'sonbahar şarkısı'nı sonra da kendinizi bir dinleyin.


Aşk Kırıntıları'nın ardından son günlerde bayıla bayıla dinlediğim bir sonbahar şarkısı daha var. Eğer bu sizi yeterince etkilemediyse bir de onu deneyin ; GRİPİN - Beş ...

Kışın soğuğundan , yağmurun çamurundan , karın buzundan şikayetçi olmayanlar ! Önce Elmalı Bisküvilerinizi yapın . Sonra bir fincan kahve eşliğinde Aşk Kırıntıları'yla yağmuru dinleyin.

Buyrun , sonbahara yakışan bir bisküvi hikayesi :
Kaynak : Zeytinağacı

elmalı bisküvi

Hamur İçin Malzemeler :

1 yumurta
1 kaşık katı yoğurt
3 kaşık yoğurt suyu
1 çay bardağı şeker
2 çay bardağı sıvıyağ
1 limonun rendelenmiş kabuğu
1 paket vanilya
6 çay bardağı tam buğday unu
    İç Harcı İçin :

    4 adet elma
    3 kaşık şeker
    1 tatlı kaşığı tarçın : elmalar rendelenir şekerle birlikte suyunu çekene kadar pişirilir isteğe göre tarçın eklenir.

    Yapılışı :


    -İlk olarak iç harcını hazırlayın. Elmaları rendeleyip şekerle birlikte suyunu çekene dek pişirin. Ilınınca tarçın ilave edip karıştırın ve soğumaya bırakın.
    -Yumurta , yoğurt , yoğurt suyunu derin bir kapta elinizle karıştırın.
    -Limon kabuğu rendesini bir kasede parmak uçlarınızla  şekere yedirin. Böylece aromanın tamamiyle şekere geçmesini sağlamış olacaksınız.
    -Sıvı karışıma şeker-limon kabuğu karışımını ekleyin. Elenmiş un ve vanilyayı da ilave edip yumuşak bir hamur olana dek yoğurun.
    -22 x 26 cmlik dikdörtgen borcama veya aynı boydaki bir kalıba yağlı kağıt serin.
    -Hamuru ikiye bölün. Yarısını 0,5 cm kalınlığında açıp  yağlı kağıt serilmiş tepsiye serin.
    -Hamurun üzerine elmalı içi yayın. Hamurun diğer yarısını da aynı şekilde açıp elmalı harcın üzerine kapatın. -Hamurun üstünü çubuk veya çatal yardımıyla sık sık delin. 175 C de pişirip , kare kare kesin ve soğumaya bırakın.
    -Soğuyan bisküvilerin üzerine pudra şekeri serpip servis edin.


    LeylaK

    11 Ağustos 2011 Perşembe

    ÇİKOLATA KAPLI ELMALI BAR

    ÇİKOLATA KAPLI ELMALI BAR


    Teknoloji ne kadar yaygınlaştı. Birgün Bolu tünelinden geçerken bir yazı yayınlayacağımı hiç düşünmemiştim (Hatta şuan süper bir alışveriş merkezinin önünden geçiyorum). Bursa'yı , bu civarlara bağlayan bilmem kaç kilometrelik karayolunda ilerlerken , önümüzdeki 25 günlük tatilde neler yapacağımın hayalini kuruyorum. Şimdilik hayallerime mola vermeye hiç niyetim yok. Bu çikolata içerikli elmalı bar tarifi yarına kaldı artık. Beni bekleyin...

    Evet haklısınız ben bu tarifi 4 gün önce yazmalıydım. Ama şimdi sizlere 4 gün önceden itibaren birgün boyunca yol yorgunluğundan ötürü kesintisiz uyuduğumu, ikinci gün annemin ne olduğunu anlamadığımız bir rahatsızlığının oluştuğunu, hatta üçüncü gün de bu hastalık sebebiyle hastanelerde günü tükettiğimizi, birkaç saat sonra aynı nedenle onunla hastaneye kadar eşlik edeceğimi, bu sırada iftar yemeklerini kocaman akraba topluluğuyla geçirip gönül yapmaya çalıştığımızı, iftar sonralarını arkadaşlarımızla değerlendirip sahura kadar uyumama çabamızı vs. anlatıp sizi yormayacağım (Dönün bakın kaç satırlık cümle kurmuşum). Velhasıl kadın olmak feci zor (Bunu, annemin hastalığıyla da bağlantılı olarak söylediğimi fazr edin).

    Şimdilik tatilimin yorucu günlerindeyim. Ama daha az tempolu günler ve  EV YAPIMI MARSHMALLOWLU ÇOKONAT tarifi çok yakında biliyorum...

    'Sağlık' olsun dileklerimle buyrun tek atımlık bisküvi hikayesi :
    Kaynak :  ZeytinAğacı



    Hamur Malzemeleri (26x18 cmlik kalıp veya o boylarda bir tepsi) :


    1 yumurta
    1 kaşık katı yoğurt
    3 kaşık yoğurt suyu
    1 çay bardağı şeker
    2 çay bardağı sıvıyağ
    1 limonun kabuğu rendesi
    1 paket vanilya
    3 çay bardağı kepekli un
    3 çay bardağı un (Malzemelerin yoğunluğuna göre u miktarı değişebilir, kurabiye hamuru kıvamını tutturana dek un ekleyin)
    Üzeri için 80gr bitter çikolata

    İç Malzemeleri :

    4 adet elma
    3 kaşık şeker
    1 tatlı kaşığı tarçın

    İç Harcının Yapılışı : 

    Elmaları rendeleyip şekerle birlikte suyunu çekene kadar pişirilin. İçine tarçın ekleyip soğutun.







     Hamurun Yapılışı :

    -Yumurta, sıvıyağ, yoğurt ve yoğurt suyunu karıştırın.
    -Şeker , limon kabuğu rendesi ve vanilya bir kasede parmak uçlarınızı kullanarak elinizle birbirine yedirin. Böylece limon kabuğundaki yağ asitleri şekerle daha iyi bütünleşecek ve aromasını arttıracaktır.
    -Şekerli karışımı sıvı karışıma ilave edip karıştırın.
    -Unu azar azar ve eleyerek ekleyin, yoğurup kurabiye hamuru kıvamında bir hamur oluşturun.
    -Hamuru ikiye bölün ve streç filme sarıp buzdolabında 15 dk dinlendirin.
    -Hamurun yarısını  0,5 cm kalınlığında açıp , yağlı kağıt serilmiş 26x18 cm ölçüsünde bir kalıba serin.
    -Hamurun üzerine elmalı harcı yayın.
    -Hamurun diğer yarısı aynı kalınlıkta açıp elmalı harcın üzerini kapatın.
    -Hamurun üstünü kebap şişi veya çatal yardımıyla sık aralıklarla delin.
    -175derecede ısıtılmış fırında pişirip soğutun.
    -Soğuyan elmalı bisküviyi küçük küpler halinde kesin.
    -Çikolatayı benmari usulü eritip 10dk soğumasını bekleyin.
    -Elma küplerinin yarısını çikolataya batırıp tel ızagara üzerine alın.
    -Her bir elma küpünü soğuyunca lokum yer gibi tek tek ağzınıza atın.


    LeylaK

    24 Haziran 2011 Cuma

    ZENCEFİLLİ  ELMALI KEK (Tam Buğday Unu İle)

    ZENCEFİLLİ ELMALI KEK (Tam Buğday Unu İle)



    zencefilli elmalı kek

    Duydum ki henüz birkaç haftadır ısınan havalar , birkaç günlüğüne bize kışı yaşatmaya geliyormuş. E buyursun gelsin . Sıcakla gönlü bir türlü hoş olamayan ben , bu habere pek bir sevindim. Sonbaharın serin ve yağmurlu havası başkalarında depresif etki yaratırken ben de aksine coşku doğuruyor. Bu sebepledir ki benim mutlu mesut yaşayabileceğim iki yer vardır bu kürede ; Karadeniz veya  Londra :)

    Şimdi size öyle bir hikaye anlatacağım ki , yaz aylarının sıcak , sıcak , daha sıcak günlerinde aklınıza gelip oturmasını engelleyemeyeceksinz . Hele ki ben bu hikayemizin kahramanı olan kekin , servisten 15dk önce buz dolabına koyulup , servis ederken de dondurma ile sunulduğunu söylediğimde , dayanamayıp bu tarifi deneyeceksiniz !

    Tarife geçmeden önce ufak br serzenişte bulunmak istiyorum. Bu kekin tarifini (ve daha nice tarifi) aldığım blog sitelerde çoğunlukla tarifi denemeden önce aklıma bir soru takılırsa sorar, cevabını da beklerim. Bir blog yazarı olmayı bir yana bırakıyorum , bir takipçi olarak ben isterim ki soruma cevap verilsin , merakım giderilsin ve tarif konusunda daha başarılı olayım. Ne kadar başarılı olursam , tarifi aldığım sitenin yayınlarına o kadar güvenirim öyle değil mi  ? Ama bazı blog yazarları ne amaçla bu işi yapıyorlar bilmiyorum , defalarca sorduğum halde kendilerinin yapmış olduğu çok basit hatalarda bana cevap vermekten kaçınıyorlar. Ben de mecburen tarifi kendimce şekillendirip bambaşka bir hikaye yaratıyorum. Tıpkı bu kek gibi !!! Yazarının ısrarlı sorularıma rağmen cevaplandır(a)madığı bazı şeyleri deneyerek ben bir sonuca bağladım. Kekin içerisine orjinalinde olmayan (tam buğday unu gibi) bazı malzemeler ekledim . Sonuçta , dondurması erimesin diye dolaba koyup 10-15dk beklettikten sonra çıkarınca lezetinin daha da güzelleştiğini keşfettiğim bir tarif çıktı ortaya. İçerisine koyduğum yalnızca üç malzemenin miktarını değiştirmeyip , tarifte revüzyona gittiğim için kaynak sitenin adını vermeyeceğim.

    Sorduğum sorulara sabırla cevap veren  blog yazarlarına teşekkür eder , sıcak havanın soğuk kurtarıcısı bu hikayeyi onlara atfetmekten onur duyarım , saygılar  :)


    zencefilli elmalı kek

    Malzemeler (26cmlik kalıp için) :

    2 adet yumurta 
    1 su bardağı şeker 
    1/2 su bardağı yoğurt 
    1/2 su bardağı sıvıyağ 
    1 paket kabartma tozu 
    3 adet küçük ekşi elma 
    1 çay kaşığı tarçın
    1 çay kaşığı zencefil
    2 yemek kaşığı kakao
    2 su bardağı tam buğday unu(beyaz un da kullanılabilir)



    Yapılışı :

    -Oda sıcaklığındaki yumurtaları şekerle birlikte kar haline gelip köpük köpük olana dek (5 dk.) çırpın.
    -Yoğurt ve sıvıyağı ilave ederek karıştırın.
    -Geniş bir kaba un, kabartma tozu, tarçın , kakao ve zencefili eleyin.
    -Yumurta karışımına unlu kuru karışımı üç seferde ekleyip , tahta kaşıkla karıştırarak homojen bir kıvam elde edin.
    -26 cm çapında kalıbın dibini yağlı kağıt ile kaplayın. Kelepçeli kalıbınız yoksa aynı boyuttaki cam borcamın içini yağlayın.Kek hamurunu kalıba boşaltın.
    -Elmaların kabuklarını soyup  ikiye bölün ve incecik dilimlere ayırın. Kesik yerleri üste gelecek şekilde kekin üzerine bastırın.  
    -Keki 175 derecede ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin.
    -Serviz etmeden 10-15dk önce dilimlenmiş keki buzdolabına koyun. Servis esnasında bu soğuk kekin yanına dondurma kesin.


    LeylaK