SEBZE YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SEBZE YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2016 Salı

Sebzeli Mantar Sote

Sebzeli Mantar Sote


sebzeli mantar sote , mantar sote nasıl yapılır

Şimdi şöyle bir semt pazarı düşünün. Pazara gireceksiniz, rengarenk sebzelerin, mevsim meyvelerinin yanında çeşit çeşit mantarlar. Böyle şekilleri garip, adları değişik, abuk sabuk ve ilgi çekici. Nasıl nefis nasıl güzel ? 'Gel beni pişir' diyor.

Evet, Bursa'dayken durum aynı böyleydi. Mevsimi geldi mi çeşit çeşit mantarlar görürdük pazarda. Kültür mantarı dışındaki mantar olduğunu orada öğrenmiş bulunuyorum ! Hoş, o zamana dek kültür mantarının da ormanda yetişen mantar olduğunu sanıyordum ya neyse :)

Yağmurlar yağıyor. En lezzetli mantarların zamanı şimdi. Semt pazarınızda bulabildiğiniz tüm güzel mantarları değerlendirin. Mantarın zamanı çabucak geçip gidiyor. Farklı çeşitlerde mantarlar bulamıyorsanız benim gibi, siz de kültür mantarı ile bir mantar sote yapın gitsin. Hatta bizim gibi önce mantar sote yapın, sonra bir tencere makarna haşlayıp ikisini aynı tencerede buluşturun. Alın size mantarlı makarna :) Geçtiğimiz haftalarda oğlumla yaptığımız mantarlı makarnanın fotoğrarını İnstagram ve Facebook sayfalarımdan paylaşacağım.

Afiyetle..
sebzeli mantar sote , mantar sote nasıl yapılır

Malzemeler :

20-25 adet kadar kültür mantarı
1 orta boy soğan
2 adet yeşil biber
1 adet kırmızı biber
3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı domates salçası (tercihen)
3 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı :

-İlk olarak mantarları yıkayıp derin bir kaseye alın ve üzerine ılık su döküp 5-10 dk bekletin.
-Mantarların dış zarlarına parmağınızla nazikçe ovarak soyun (veya akan suyu altında elinizle hafifçe bastırarak mantarların dış yüzeyini temizleyin.
-Yıkadığınız mantarları temiz bir mutfak bezinin üzerine alıp kurulayın.
-Soğanı soyup piyazlık doğrayın.
-Yeşil ve kırmızı biberleri ince ince dilimleyin.
-Mantarkları enlemesine iri iri doğrayın (fotoğraftaki gibi)
-Tavayı kızdırıp sıvıyağı tavaya alın, üzerine doğranmış soğan ve rendelenmiş sarımsakları ekleyip hafif pembeleşe dek kavurun.
-Biberleri ilave edip kavurmaya devam edin. Eğer salça eklemek isterseniz (ki ben mantar soteyi salçasız severim) bu aşamada salçayı ekleyip kavurun.
-Son olarak dilimlenmiş mantarları ekleyin. Ara ara karıştırarak mantarların pişmesini sağlayın. ASLA TAVANIN ÜZERİNE KAPAK KAPATMAYIN. Çünkü mantar, zaten bünyesinde bolca su barındırdığı için sulanacaktır, kapağı kapatmanız halinde su buharlaşamaz. Çok sulu ve lezzetsiz bir mantar sote elde etmiş olursunuz.

sebzeli mantar sote , mantar sote nasıl yapılır


-Kavrulan mantarların üzerine tuz , karabiber  ilave ederek mantar soteyi servise hazır hala getirin.

14 Şubat 2014 Cuma

Karnabahar Kızartması ve 'Süt Kokulum'

Karnabahar Kızartması ve 'Süt Kokulum'

karnabahar kızartması , yoğurtlu karnabahar

Bu yazıyı 26 Ocak gecesi hazırlamıştım. Niyetim, 27 Ocakta yayına almaktı. Ama süt kokulu oğlum 27 Ocak günü dünyaya teşrif edince, takdir edersiniz ki oldukça yoğun günler yaşayınca, yazı da tarif de unutuldu gitti. Hoş, son 19 gündür oğlum dışında hatırladığım pek bir şey yok hayatımda :)

Yahya Kemal , 40. hafta kontrolümde suyunun azaldığının öğrenilmesi üzerine, annesinin de suni sancıyı reddetmesi münasebetiyle spinal sezeryanla dünyaya geldi. Aman yarabbim spinal ne kadar güzel bişeymiş. Her şey harika geçti. Oldukça kötü başlayan o pazartesi günü, harika ama yorucu bir şekilde son buldu. Akşam 19:52'de Yahya Kemal'in ameliyathaneyi çınlatan sesini duydum. Bu mucizeyi yaşayan her kadın gibi o an 'bu benim oğlum mu?' deyip göz yaşlarımı salıverdim. En akılda kalıcı olan yanı, ameliyat ekibinden birinin 'kocaman ağzı var' deyişi oldu . Ben de yetiştirdiğim arkasından 'aynı annesi' :)

Gerçekten de bana fazlaca benziyor. En sevdiğim yanlarını da babasından almış, minicik bir burun, iki yanakta gamzeler... :)

Anneliğin ilk günleri benim için çok zor geçti. Bunun ayrıntılarına daha sonra başka bir yazıda girmek istiyorum. Doğum yapacakların aklında bulunması gereken şeyler var, beni bu konuda uyaran biri olmuştu, Nisacan. Onun uyarılarını hep hatırladım. Psikolojik olarak çok ağır bir süreç ama neyse ki uzun sürmüyor. Ne zaman ki normal hayata dönmek için gayret sarfediyorsunuz, o zaman o beyninizdeki yük azalmaya başlıyor.

Şimdi 19 günlük olduk. Artık normal hayata döndük diyebiliriz. Uyku saatlerimiz, beslenmemiz, banyomuz her şey düzene girdi. Ya da biz alıştık bilemiyorum :) Uyku konusunda en fazla 2 saat  araklıksız uyuyabiliyorum. Ama vücut ona da alışıyor zamanla ve daha fazlasına ihtiyaç duymuyorsunuz. Kısacası bizde her şey yolunda.

Ayrıntılara daha sonra girmek sözüyle şimdi mis kokulu oğlumun yanına gidiyorum :) Siz de karnabahar kokusuyla idare edin :)) Öperiz

karnabahar kızartması , yoğurtlu karnabahar

Malzemeler :

1 orta boy karnabahar
2 adet yumurta
3 silme yemek kaşığı un
1/2 çay bardağı süt (kullanmayabilirsiniz)
300 gr yoğurt (1 büyük kaseye denk geliyor)
2 diş sarımsak
Dereotu , pul biber, tuz, haşlamak için su

Yapılışı :

-Öncelikle karnabaharları dal dal ayırıp yıkayın. Bir tencereye yarıya kadar kaynar su doldurup üzerine metal süzgeç yerleştirin.Süzgecin üzerine karnabaharları yerleştirip biraz tuz serpin. Karnabaharların üzerini tam kapatacak bir kapak örtüp orta ateşte 8 dk kadar haşlayın.
-Yoğurdu çırpıp sarımsakları döverek karıştırın.
-Yumurta ve sütü iyice çırpın , unu ilave edip un kaybolana dek çırpmaya devam edin.
-Haşlanan karnabaharları yumurtalı sosa tek tek batırıp kızgın yağ içinde her bir çiçeği önlü-arkalı kızartın.
-Kızarttığınız karnabaharları kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını çektirin.
-Soğuyan karnabaharların üzerine yoğurtlu sosu yayıp incecik kıydığınız dereotunu yayın, pul biber serpin.



6 Ağustos 2013 Salı

Barbunya Pilaki ve TAZEMASA İftar Kahvaltısı

Barbunya Pilaki ve TAZEMASA İftar Kahvaltısı

barbunya pilaki , tazemasa

Ramazan'ın nuru güzel, güzel de gün ışığında fotoğraf çekemiyoruz ya, işte tek eksik yani o .

Selam üzerinize olsun Kahve Dükkanı'nı seven, yemeyi seven, yemek fotoğraflarını seven, Leyla'yı seven ve Leyla'nın 14+7'deki minik bebeğini seven dostlar :)

Malumunuzdur ki annelik ilk olarak mide imtihanıyla başlar. Benim imtihan 9 haftadır son hız devam etmekte. Tam 'azaldı, bitti galiba' derken aniden yeniden başlıyor. Ama hiçççç şikayetimiz yok. Hatta banyoda sonlanan her mide bulantısı ızdırabından sonra şükrediyoruz, 'iyi ki var' diye, daha şimdiden o kadar çok seviyoruz yani kendisini :)

Annelik hissiyatıyla ilgili anlatacak çok şeyim var. Mesela gözünden güç bela yaş çıkan ben her zırıltıya şıpır şıpır ağlar oldum.  Aşk-ı Memnu'da Peyker'in 2. kez hamile olduğunu öğrenip sızım sızım sızlandığı o sahneye geçen hafta ne ağladım ne ağladım anlatamam. Hayır ilk kez de değil, 3-4 kere falan görmüşümdür aynı sahneyi ama gel de bunu bünyeye anlat !

barbunya pilaki , tazemasa

Tabii yalnızca tvde gördüklerime ağlamıyorum. Geçtiğimiz hafta internetin tazecik besinler satan en lezzetli sitesi tazemasa da beni ağlattı. Belgeselde yaralı yavrusunu arslana kaptıran geyiğe ağlamam çok normal tabii de, o kocaman kolinin içerisinden çıkan barbunyaya ağlamış olmam pek normal sayılmıyor değil mi ?

Trabzon'da barbunya nadir bulunan sebzelerden maalesef. Burada yetiştiren yok, şehir dışından geliyor, o da büyük marketlere ve sebze-meyve haline. Yani ha demede barbunya bulamıyorsunuz. Ki o benim yazın buzdolabından çıkarıp üzerine limon suyu boca ederek soğuk soğuk mideye indirdiğim nadir şeylerden biri.

Tazemasa'yı daha evvel bloglar vasıtasıyla keşfetmiş ve epey incelemiştim. Özellikle de köy ekmeği bile satıyor olmalı bana çok ilginç gelmişti. Zeytinyağlı kekikten Kayseri mantısına , ev yapımı onlarca salça çeşidinden, peynir seçeneklerine, damla sakızı macunundan bergamut kabuğu reçeline kadar aklınıza gelip gelemeyecek yüzlerce ürün mevcut.

Hatta eriştenin bile sadesi, domateslisi ve ıspanaklısı satışta.

Fasulyenin, bulgurun, pirincin onlarca çeşidini bulunduruyor olmalarının yanı sıra her şeyin yerli yerinden geliyor olması bence asıl marifet. Fasulye Yalova'dan , Barbunya Tokat'tan , Patlıcan İnegöl'den , Domates Antalya'dan , Salatalık Göçbeyliği'nden  ve Yeşilzeytin Bodrum'dan (En muhteşemi buydu ve bu esnada da bir ağlama furyası yaşadım).

Organik ürünler reyonunda baharatların dahi organikleri satılıyor.

barbunya pilaki , tazemasa


Beni bu kadar duygulandıran ve evimi, dolabımı, midemi, bebeğimi taptaze ve lezzetli ürünlerle şenlendiren tazemasa ekibine bir kez de sizin gözünüzün önünde teşekkür ediyorum. Tazemasa ürünlerinin özenle paketlenip 1200 km uzağa gönderildiğini, bu süreçte hiç bir sebze-meyvenin ezilme, bozulma, çürüme vs. belirtisi göstermediğini özellikle belirtmek isterim. Zaten öyle bir paketlenmişler ki beni öyle paketleseniz aynı paketten 10 gün sonra sapa sağlam çıkarabilirsiniz :)

Fotoğraflar, tazemasa paketimizin geldiği günün iftarına ait, kahvaltı şöleni ! Özellikle de Bodrum kırma zeytininin zeytinyağı, limonsuyu, nar ekşisi, kekik ve pul biberle harmanlanmış halinin tadı damağımızda kaldı. Aynı akşam zeytinlerin yarısını yedik de biz...

Günlük hava mı attım, ne yediysem gözünüze gözünüze soktum, artık anneliğin verdiği unutkanlıkla yarım yamalak pişirilmiş barbunya hikayesine geçebilirim. Ohhh !

Barbunya pişirenleriniz çok olsun. Yerken beni hatırlayın, biliyosunuz o bana çok uzakkkk !

barbunya pilaki , tazemasa

Malzemeler (4 kişilik) :

600 gr ayıklanmış barbunya
1 orta boy soğan
1 orta boy kırmızı biber (yazın biber, kışın havuç kullanırım)
2 orta boy domates (tazemasa'nın minik domateslerinden kullandım)
1 tatlı kaşığı biber salçası
Yarım çay kaşığı toz şeker
1 adet limon
Zeytinyağı

Yapılışı :

-Soğanı piyazlık doğrayın (zeytinyağlı yemeklere soğanı piyazlık doğrayarak ilave ediyorum, daha şık duruyor :)). Zeytinyağı ile soğanı hafif kavurun.
-Kırmızı biberi ince ince doğrayıp soğanla beraber 3 dk kavurun. Salçayı ilave edip bir kaç dakika daha kavurun.
-Barbunyayı yıkayıp süzün , domatesleri incecik doğrayıp barbunyayla beraber tencereye ilave edin.Üzerine yarım çay bardağı su gezdirip tencerenin kapağını kapatarak 5 dk barbunyayı buğulandırın.
-Toz şekeri ve tuzu ilave edip karıştırdıktan sonra barbunyanın yüzeyine gelecek kadar suyu ilave ettikten sonra pişmeye bırakın. Kaynamanın ardından ocağı kısık ateşe getirin. Limonu dilimleyip barbunyanın üzerine dizin. Yaklaşık 35-40 dk sonra barbunyanın pişmiş olacaktır.


LeylaK

18 Aralık 2012 Salı

Acılı Mantar Sote

Acılı Mantar Sote



2 yıldan fazla zamandır Kahve Dükkanı Facebook hayran sayfasında Kahve Dükkanı takipçileriyle çok şey paylaştık. Her seferinde, kendisini ne kadar geç oluşturduğum için ah vah ettiğim Kahve Dükkanı sayfasında beni yakından takip eden bazı kişilerle yazıştıkça arkadaş olduk.

Sayfada bazen günün menüsünü veya yakında eklenecek tariflerin fotoğraflarını paylaşıyorum (ama çoğunlukla paylaşım tercihim karikatürlerden yana). Dün , günün menüsüyle ilgili yaptığım bir paylaşımda Dükkan'ı hiç bir zaman yalnız bırakmayan Aslı benden mantar sotenin tarifini istemişti. O , tarif isteyince bana da bugün kahvaltıda mantar sote hazırlamak düştü. İki gün art arda olsa da keyifle yedik.

17 Ocak 2012 Salı

ZEYTİNYAĞLI SEMİZOTU  ve 'Bu Duygu SANAL Değil'

ZEYTİNYAĞLI SEMİZOTU ve 'Bu Duygu SANAL Değil'


"BÖ 2011 ödül gecesinden sonra hayatımda inanılmaz değişiklikler oldu. Yoğunluktan başımı kaldıramı..."

Yok yahu birşey olduğu yok ! Böyle bir giriş yapayım belki havalı olur dedim. Ama adeta tiksindirici oldu :)

İyiki yeni hikayeme "aman hayatımda şu değişti , şöyle doluyum , böyle fırsatım yok , vay efendim çok yorgunum" gibi bir cümleyle başlamıyorum.

Yani evet esasında yorgunum ama bunun Blog Ödülleri'yle bir alakası yok. Malum öğretmenlikten mütevellî karne gününün yaklaşması münasebetiyle sınavlar , notlar , bir sürü alengirli gereksiz iş peşinde koşmaktaydım. Bunun yanında bir de hergün 3-5 koli doldurup bantlama işi var ki 11 gündür devam etmeme rağmen henüz bitirebilmiş değilim. 14 ay önce taşındığım zamana kıyasla mutfak eşyam iki katına çıkmış. Ama bunun benim yemek fotoğrafı çekme aşkımla alakası yok. Aksine hiç müsrif değilimdir. Duyan , bilen arkadaşlarım , dostlarım gördükleri güzel , enteresan ne varsa alıp getiriyorlar . Aslında bu mutfak eşyalarının yarısını onlara koliletmem gerektiği anlamına geliyor değil mi ? Bu noktayı unutmuşum !!