YÖRESEL LEZZETLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YÖRESEL LEZZETLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2017 Cumartesi

Trabzonlular Ne Yer 9 - Hazır Yufka İle Pazı Burmalısı

Trabzonlular Ne Yer 9 - Hazır Yufka İle Pazı Burmalısı

pazılı börek tarifi, pazılı börek, pazı burmalısı, trabzon pazı burmalısı

Bir ara TRABZONLULAR NE YER ? başlığı altında bir yazı dizisi başlatmıştım. Şöyle ki ;

     Trabzonlular Ne Yer 1 - HAMSİ KUŞU
     Trabzonlular Ne Yer 2 - PEYNİRLİ
     Trabzonlular Ne Yer 3 - PAZI BURMALISI
     Trabzonlular Ne Yer 4 - YARMALI PAZI SARMASI
     Trabzonlular Ne Yer 5 - TURŞU KAVURMASI
     Trabzonlular Ne Yer 6 - KUYMAK
     Trabzonlular Ne Yer 7 - İSTAVRİT EKŞİLİSİ
     Trabzonlular Ne Yer 8 - PALAMUT EKŞİLİSİ

Şimdi bu yazı dizisine yeni bir tarif daha ekliyorum. Kuş üzümlü, kuru üzümlü ve pirinçli (hatta kimileri bu tarife tarçın da koyar) iç harcıyla yiyenlerin bayıldığı , yemeyenlerin 'böreğin içinde üzüm mü olur ayol' diyerek büyük bir yanlışa sürüklendiği nefis Pazı Burmalısı tarifi :)

Daha evvel , yufkasını kendim açtığım bir PAZI BURMALISI tarifi vermiştim ama bu tarifteki iç harç ile diğer tarifteki iç harcın birbiriyle hiç bir alakası yok. Diğer tarif tam bir pazılı börek tarif. Dilerseniz bu tarifteki yufka sayısı ve yufkaya sürülen iç harcı, diğer tarifteki iç malzemesi ile kullanıp PAZILI BÖREK yapabilirsiniz.

Siz en iyisi her iki tarifi de deneyip tarafınızı seçin :)

pazılı börek tarifi, pazılı börek

Malzemeler :

3 adet yufka
2 demet pazı
1 büyük boy soğan
1 yemek kaşığı salça
Yarım çay bardağı zeytinyağı
2 tepeleme yemek kaşığı haşlanmış pirinç
2 yemek kaşığı kuş üzümü
2 yemek kaşığı kuru üzüm
Karabiber ,tuz

Yufkaların içine sürmek için : 1 su bardağı yoğurt
Yufkaların üzerine sürmek için : 3 yemek kaşığı zeytinyağı + yarım çay bardağı su

Yapılışı :

-Soğanı incecik doğrayıp yağ ve salça ile çok az kavurun.
-Yıkanıp temizlenmiş ve irice doğranmış pazıları tavaya alıp karıştırın. Tavanın kapağını kapatıp kısık ateşte pişirin (normalde pazılar haşlanıp sıkılır ama tüm besleyiciliği gittiği için biz o yöntemi kullanmıyoruz :)).
-Pişen pazılara pirinç, yıkanmış kuş üzümü-kuru üzüm, karabiber ve tuz ilave edip karıştırın.Tavanın kapağını kapatıp iç malzemesini soğutarak dinlendirin.
-Yufkaların her birini dört eşit parçaya bölün. Her bir parçaya çırpılmış yoğurt sürüp uzun kenarına pazılı harçtan koyun ve rulo yapın. Son her bir ruloyu kendi etrafında döndürüp gül böreği şekli verin.
-Tüm yufkalara aynı işlemi yaptıktan sonra zeytinyağı+suyu karıştırın ve bir fırça yardımıyla böreklerin üzerine sürün.
-180 derecede ısıtılmış fırında üzerleri kızarana dek pişirin.

pazılı börek tarifi, pazılı börek

9 Ekim 2014 Perşembe

Trabzonlular Ne Yer 8 - Palamut Ekşilisi Nedir, Nasıl Yapılır ?

Trabzonlular Ne Yer 8 - Palamut Ekşilisi Nedir, Nasıl Yapılır ?


Balık sezonu açılmışmış. Bizde hiç kapanmadı ki bin şükür. Trabzon'da olmanın avantajları. Yoksa, gün aşırı balığa çıkan bir eşinizin olmasının avantajları mı deseydim !

Şu memlekette doya doya yiyebildiğimiz nadir şeylerden biri balık. Zira sebze(kara lahana, pazı hariç) , meyve (incir, mandalina hariç) konusunda çok kısır bir bölge burası. İklimden ötürü çok çok lezzetli olmuyor (malum, çok fazla güneş görmediği için). Bursa'daki gibi bol çeşit de mevcut değil.

Çok şükür ki anacığım bu yaz mis gibi pembe domates ekti. Çok da lezzetli oldu. Tohumu hibrit değildi, bu lezzetin en büyük sebebi de oydu zannımca.  Sivri bibere ve sakız kabağına da doyduk yine onun sayesinde. Brokoli - karnabahar falan ektiricem bakalım bu kez de. Zira burda her birinin tanesini 5 tlden satıyorlar :D

Neyse, şu memleketimde en muzdarip olduğum şey bu sebze-meyve konusu zaten. Ama balık mevzusunda hakkını yiyemiycem, en tazesi, en lezzetlisi, en bol çeşidi Karadeniz'de.

Biz de bu bol çeşitliliğin ve tazeliğin hakkını veriyoruz. Her mevsim bulabildiğimiz yalnızca istavrit var. Bunun dışındaysa eşimin avlayıp stok yaptığı dondurucudaki balıklardan faydalanıyoruz. Çinekop, palamut, hamsi...Hepsi dondurucuya girebiliyor. Hiç birinin bulunamadığı aylar olduğunu varsayarsak, büyük nimet ;)

Bu palamutlar da  dondurucu havası alıp çıkmış olanlardan. Tabii şimdi taze taze alıp yiyoruz ancak bahar-yaz aylarında bu pek mümkün olmuyor. Bu yaz, buzluktaki son palamut tanesini pişirince bu kez fotoğraflamadan geçmeyeyim dedim. Çok içime sinmedi, malum artık yerinde duramayan bir oğlum var ve ben ondan ötürü fırsat bulup pek titizlenemiyorum bu fotoğraf konusunda. İdare edin ;)



Malzemeler (2 kişilik) :

1 büyük boy palamut (veya 2 küçük boy)
1 iri soğan
1 iri patates
1 iri domates
1 limon
Sıkmak için yarım limon
1 küçük kase doğranmış maydonoz
Yarım çay bardağı su
Karabiber
Zeytinyağı

Yapılışı :

-Domatesi küp şeklinde doğrayın.
-Palamutu balıkçınıza temizletip dilimletin. Bu aşamayı kısa keselim ;)  Dilimlenmiş yıkanmış palamutların üzerine tuz ve karabiber serpin, biraz yağ gezdirip parmaklarınızla balıkların her yerini sıvayın. Doğranmış domatesleri suyuyla beraber palamutlarla harmanlayın.
-Soğanı ve patatesi soyup halkalar halinde doğrayın. Üzerlerine biraz tuz serpin.
-Limonu halka halka dilimleyin.
-Bir tavanın en altına soğan halkalarını, üzerine patates halkalarını dizip yarım çay bardağı su gezdirin. Tavanın kapağını kapatın ve orta ateşte 5dk pişirin.
-Hafif yumuşamış olan patateslerin üzerine palamutları dizin. Üzerine kalan domates dilimlerini ve suyunu döküp yayın. Doğranmış maydonozları ilave edin ve tavayı tekrar orta ateşe alıp tavanın kapağını kapatın.
-Palamutlar diriliğini kaybettiğinde üzerlerine 2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı gezdirin. Limon halkalarını balıkların üzerine dizin.
-Son olarak yarım limonun suyunu sıkıp kapağı kapatın. Kısık ateşte palamutlar tamamen pişene dek bekleyin. Tamamen piştiğini nasıl anlarsınız ? Balık dilimlerine çatal batırıp ayırın, eğer kolayca ayrılıyorsa ve etin orta kısmıyla üst kısmı aynı renkteyse tamamdır ;)

16 Eylül 2014 Salı

Trabzonlular Ne Yer 7 - İstavrit Ekşilisi Nedir, Nasıl Yapılır ?

Trabzonlular Ne Yer 7 - İstavrit Ekşilisi Nedir, Nasıl Yapılır ?


Aman ne uzun başlık oldu o !
Son günlerde uzun cümleler kurmaya halim - mecalim yok. Yerimde 1 saniye dahi durmayan bir veletle mücadele halindeyim. Evet, durmuyor !

Şimdi oralardan 'bunlar iyi günlerin' diyen birileri varsa eğer, burdan uçarcasına yanlarına gelip... :D Hoşlanmıyorum artık böyle cümlelerden müdür ! Sinir bozucu yahu.

Evet , evvelinden daha zor. Evet , sürekli peşinden koşmak yorucu. Ama kabul edelim ki ilk aylara nazaran şimdisi çok daha güzel. O sevimliliği, tatlılığı, şebekliği, saman altından su yürütmeye çalışırken yakalanışları falan filan...Bunların tadı ilk aylarda yok. O sebeple yorucu da olsa çok keyifli günler geçiriyoruz. Her ne kadar babayı kapıda görür görmez çıldırırcasına büyük bir sevinçle babaya yönelişi beni kıskandırsa da çok hoşuma gidiyor :)

Neyse, geldik mi balık mevsimine ? Bu da oğlumun en sevdiği balık tariflerinden biri. 5,5 aylık olduğundan beri sık sık balık yediriyoruz (tabii baharatsız). Çok seviyoruz. Bu aylarda bebeği olup denemeyen varsa aaaa çok ayıp. Alalım 1 kilo istavrit, gelelim tarife ;


Malzemeler :

1 kg istavrit
3 adet orta boy patates
1 adet büyük boy soğan
1 adet limon
Azıcık maydonoz
1 tatlı kaşığı dolusu salça
1 su bardağı su
2 yemek kaşığı kadar sıvıyağ
Tuz, karabiber, pul biber

Yapılışı :

-Patates ve soğanları soyup yuvarlak olacak şekilde, yarım cm kalınlığında dilimleyin.
-Ayıklanmış istavritleri yıkayıp azıcık tuz ile karıştırın.
-Tepsinin tabanına soğanları, üzerine patatesleri, üzerine istavritleri dizin.
-Salçayı su ile ayıp istavritlerin üzerine gezdirin.
-En üste doğranmış maydanozları yayın.
-Limonu dilimleyip maydanozların üzerine dizin.
-Dilerseniz pul biber ve karabiber serpin.
-Son olarak sıvıyağı gezdirin.
-Ocağın üzerinde, tepsinin kapağı açıkken balığı kaynatın. Kaynayınca altını kısıp üzerine kapağını kapatarak patatesler pişene dek pişirin.
-Balığı ilk sıcaklığı geçtikten sonra bol salata ile tüketin. Balık yanı salata tariflerime şuradan ulaşabilirsiniz :)


13 Mayıs 2013 Pazartesi

Trabzonlular Ne Yer 6 - KUYMAK (Mıhlama)

Trabzonlular Ne Yer 6 - KUYMAK (Mıhlama)

kuymak, guymak, mıhlama

Kuymak - Guymak - Mıhlama. Nasıl telaffuz ettiğinizin, ne dediğinizin önemi yok. Siz dilerseniz 'peynirli un kavurması' veya 'şekersiz peynir helvası' deyin . Hatta 'uyduruktan teyyare' de deseniz (bak bu da iyi fikir), onun lezzetine ufacık bir zararınız dokunmaz !

Ankara'da yaşadığımız yıllarda annemin kuymak yaptığını hatırlamıyorum. Trabzon'a taşınınca (Burada çok sık pişiyor evlerde, cafelerde vs.) o kadar çok gördüm ki kuymağı, asla ağzıma sokmadım, yemedim, o vıcık vıcık halinden tiksindim yahu !

Sonra, hatta çok çok sonra (bu ağzıma sokmadığım zamanların başlangıcından yaklaşık 10 yıl sonra) üniversitedeyken tepe taklak oldu bu fikrim.  Of'lu bir arkadaşımın (ki kuymak konusunda ellerine su dökülemez) tereyağ yerine halis süt kaymağından pişirdiği kuymak benim dille başlayan sindirim sistemimin milâdı oldu. Hayatımın kuymaktan öncesi - kuymaktan sonrası ...

kuymak, guymak, mıhlama

Ben bu blogda şimdiye dek çok az tarifi övdüm ;
Bugüne dek bir kuymak deneyiminiz olmadıysa eğer yarın evvela telli peynir ve mısır unu alın. En geç çarşamba sabahına adım adım anlattığım ve dikkatle uyguladığınızda %100 başarıyla mutlu sona ulaşabileceğiniz bu tarifi deneyin. Yerken beni anacak, bolca dua edeceksiniz biliyorum.

Tadını bilen ve hatta aşina olanlara gelince. Nasıl , benim ölçülerle sizinkiler bir mi damakdaşlar  ? 

Malzemeler ( 4 kişilik) :

4 yemek kaşığı mısır unu
4 yemek kaşığı  tereyağ (3 yemek kaşığı içine, 1 yemek kaşığı üzerine)
4 çay bardağı su (400 ml-musluk suyu sıcaklığında)
250 gr telli peynir (veya Örgü peynir - İmansız peynir - hiç birini bulamazsanız kaşar peyniri), kaşar peynir kullanacaksanız 300 gr kullanmanızı öneririm.

Yapılışı : 

-Tereyağı tavada eritin (Orjinalinde süt kaymağı kullanılıyor. Bu sebeple adının 'kaymak'tan kuymağa dönüştüğünü düşünüyoruz :) Bulabilirseniz aynı ölçüde süt kaymağı kullanın). Mümkünse bakır sahanda yapın kuymağı. Eğer bakır sahanınız yoksa çelik tava kullanın. Çünkü kuymağın dibine tutmuşu makbuldür. Biraz dibine tutturacağız ve malumunuz teflon tavada pek iyi olmuyor.
-Eriyen yağın üzerine mısır ununu ekleyip sürekli karıştırarak orta ateşte 5 dk kavurun. Kavurmayı bırakmayın çünkü tereyağ çok çabuk yanıyor. Süreyi daha kısa tutmayın, bu kez de çiğ un kokusu kalıyor.

kuymak, guymak, mıhlama


-Kavrulan unun rengi hafif koyulaşmış olacak. Un kavurur gibi kararmayacak, sadece rengi biraz koyulaşacak. Kavrulan unun üzerine suyu tamamını yavaş bir döküşle ekleyip kaşıkla çok hızlı karıştırın. 30 saniye kadar hızlı şekilde karıştırdığınızda unun su ile tamamen karıştığını göreceksiniz.
-Un ve su birbirine karıştıktan sonra liğme liğme edilmiş telli peynir (küçük parçalar halinde kesilmiş örgü peynir, iri iri dilimlenmiş kaşar peyniri) ilave edip peynir eriyip tellenene dek tahta kaşıkla karıştırın. Bu aşamada işin püf noktası kuymağı alttan yukarıya doğru çekip sertçe tavaya yapıştırmak. Yani sert hareketlerle peynirin yumuşamasını ve daha çabuk erimesini sağlıyoruz. Siz bunu yapmadan da eritebilirsiniz. Yalnızca bir kaç dakika daha uzun sürecektir. Bu aşamada sakın kuymağı bırakıp başka bir işe dalmayın. Peynir eriyene dek (yaklaşık 4 dk) sürekli karıştırın.

ÖNEMLİ : Eğer peyniri ilave ettikte sonra karıştırmakta zorlanacak kadar katılaştıysa kuymak, 1 çay bardağı daha su ilave edip 5-10 saniye karıştırın.

-Artık peynirin tamamen erimiş olması gerek. Son olarak kuymağın tuzuna bakıp damak tadınıza göre tuz ilave edin.
-Kuymağı, ocağın en küçük yerine alıp en kısık ayara getirin. Üzerine, küçük parçalar halinde böldüğünüz 1 yemek kaşığı tereyağı serpiştirip sahanın kapağını kapatın. 3-4 dakika sonra kuymağınız servise hazır. Dilerseniz süreyi 5 dk tutup kuymağın biraz sahanın dibine yapışmasını sağlayın.
-Kuymağı mutlaka pişer pişmez , başka bir tabağa servis etmeden , mümkünse ekmek bandırarak yiyin. İlk dakikalarda iç ısısı çok yüksek olduğu için ağzınıza götürmeden önce üflemeyi unutmayın !

LeylaK

13 Nisan 2013 Cumartesi

Trabzonlular Ne Yer 5 - TURŞU KAVURMASI ve ALIŞVERİŞ

Trabzonlular Ne Yer 5 - TURŞU KAVURMASI ve ALIŞVERİŞ


turşu kavurması

Trabzonlularda turşu kavurmasının yenmediği bir öğün yoktur. Kahvaltı, öğle çayı, misafir geldiğinde salata niyetine, gece yatmadan önce acıkınca (yok daha neler !)... Bizim ısrarla bu kadar çok sevdiğimiz bir şeyin lezzetsiz olabileceğini iddia edemezsiniz. Baştan tedbirimi almışım ben, okuyacaksın artık tarifi, mecbuuurrrr !

Bir sofrada turşu kavurması varsa mutlaka yanında haşlanmış (mümkünse odun sobasının fırınında pişirilmiş) patates ve mısır ekmeği de vardır. Ha eğer yoksa bu ev sahibinin üşengeçliğinden veya sizi bir an önce başından savma isteğindendir (vuruyorum yerden yere). Hatta bizim öyle bir menümüz var ki başka hiç bir yerde bu kadar absürt şeylerin yan yana gelmesiyle böyle lezzetli bir sofra kurulamaz ; hamsi buğulama, haşlanmış patates, turşu kavurması, mısır ekmeği...Yazın hamsiyi nerden buluyorlar diye aklınızdan geçiriyorsanız onu da kışın bidonlara tuzlayarak saklıyoruz (Bir nevii Uzak Doğu ülkelerindeki gibi).Sanırım bu sebeple burada mide kanseri vak'aları bu derece yüksek !

'Trabzonlular Ne Yer ?' yazı dizisini yazmaya karar verdiğim günlerde okulda kermes düzenlemiştik. Velilerin  gönderdiği yemekleri masaya dizerken ne kadar çok turşu kavurması olduğunu farkedip bu yazı dizisinde mutlaka turşu kavurmasının olması gerektiğine kanaat getirmiştim (en alt fotoğraf kermesteki turşu kavurmalarından bir görüntü). O gün bugündür turu kavurması hazır edilip , fotoğraflanıp, bekletilmekteydi. Zira Susamlı Kurabiye, Yulaf Ezmeli Kurabiye, Haşhaşlı Çörek, Mozaik Pasta derken caanım turşu kavurmasına bir türlü sıra gelemedi. Facebook'ta paylaştığım Bol Portakallı Çikolatalı Kek konusunda ne kadar baskı alırsam alayım yılmadım, 'önce turşu kavurması' deyip sırayı ona verdim. Yoksa küsecekti be !

turşu kavurması

Son günlerde bazı bloglarda gördüğüm bir alışveriş sitesi var ki muhakkak sizin de ilginizi çekmiştir. Çekmiştir de girip incelemiş misinizdir onu bilemem. Böyle yazılar genelde benim ilgimi hiç çekmez ve açıp okusam da verilen linki tıklamam. Ama kuponsihirbazı'nın adı bana çok enteresan geldi. Bildiğim hiç bir alışveriş sitesinin ismiyle benzerlik göstermiyordu. Rastladığım yazılar da yeterince açık bilgiler vermeyince girip sitenin ne olduğunu kendim görmek istedim. Ayrıca, bir çok kişinin lafını ettiği bir konuda iki kelam etmesem mümkün değil duramazdım !

Kuponsihirbazı değişik bir site. Size, internette alışveriş imkanın sunan markalarla ilgili indirip kuponu sağlamaktan ibaret. Başka alışverişle hiç bir bağlantısı yok. Ama indirip kuponlarına baktığınızda çok avantajlı teklifler var. Misal, benim şuan Modagram'da 50 TL alışverişe 20 TL indirip çeki veren bir kuponum var.  Özellikle benim gibi Mudo'nun kombinasyonlarını çok beğenen ve mutfak aksesuarlarına bayılan biriyseniz Mudo ile ilgili bir çok indirip kuponu var. Benim de onlarda gözüm var !!! Tabii önce kuponumla bu babetleri almam lazım (Sonra da bunların üzerine bir pelerin dikmem lazım. Evet, elimi evdeki dikiş makinesine sürebildim nihayet !)


Önce gelin benim turşu kavurması hikayemi okuyun. Sonra benim 'Trabzonlular' diye tutturduğum bu tarifi, eğer kendi memleketlerinizde de yapıyorsanız bana bir yorum bırakıp beni düzeltin. Sonra alıp başınızı kuponsihirbazı'na gidebilirsiniz, benim için sakıncası yok...

Gevezeliklerle başlayan bir cumartesi sabahı yazısının daha sonuna geldik. Comolocco benden sıcakcık demlenmiş çay bekler, kızarmış tereyağlı ekmek bekler, tahin-pekmez bekler, minzi kavurması, zeytin, domates bekler (Bunları bekleyenin inceden inceye ben olduğumu anladığınız değil mi ?). Sonra da bu bol güneşli Trabzon havasından gezmek bekler. Bekleyenleriniz bol olsun gençler ...


turşu kavurması

Malzemeler (2 Kişilik) :

2 çorba kasesi turşu (tercihen fasulye turşusu)
1 orta boy soğan
1 tatlı kaşığı salça (ben acı biber salçası kullanıyorum)
3 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı : 

-Turşuyu eğer tuzlu ise 1 gece önceden suya koyup tuzu çıkana dek bekletin.
-Kullanacağınız turşu her neyse önce suyunu sıkarak süzüp ardından yarım parmak uzunluğunda dilimlere ayırın (fasulye, lahana, havuç, domates ne varsa hepsini).
-Soğanı piyazlık doğrayın.
-Orta ayardaki ocakta sıvıyağı kızdırıp soğanı bir kaç dakika kavurun (mümkünse bakır tencerede). Salçayı ilave edip bir kaç dakika daha sürekli karıştırarak kavurun.
-Dilimlediğiniz turşu sebzelerini soğana ilave edip sebzelerin her yerine salça ve yağ bulaşana dek karıştırın. Tencerenin kapağını kapatıp ocağı en kısık ayara getirin. Gerekiyorsa tuz ilavesi yapıp 10 dk kendi buharıyla kavrulmasını bekleyin. Eğer süre sonunda turşudaki sebzeler hala biraz sertse  bir kaç dakika daha yine kapağı kapalı olarak pişene dek bekletin. 
-Kavrulan turşuyu haşlanmış patates ve çayla beraber afiyetle yiyin.

Alt fotoğraf, turşu kavurmasının  iki farklı çeşidine ait. Fasulye turşusu ve beyaz lahana turşusu ile yapılan turşu kavurmaları.


LeylaK

16 Mart 2013 Cumartesi

Trabzonlular Ne Yer 4 - YARMALI PAZI SARMASI

Trabzonlular Ne Yer 4 - YARMALI PAZI SARMASI

yarmalı pazı sarması, godoş dolması

(Bu yazı, kendime olan sitemimden yüklü müktarda alıntılar içermektedir !)

Şu günlerde fena halde 'gereksiz gelenekler'e sarmış vaziyetteyim. Üstelik bu gelenek kisvesi altında hayatımıza yerleştirdiğimiz şeylerin çoğu, batıdan alıp sahiplendiğimiz saçma alışkanlıklar.

Misal, düğün esnasında pasta kesip birbirinin ağzına sokuşturmak nedir ! Hayır ben yapmadım mı ? Yaptım. Ama bi sor niye yaptım ? Tamamen mahalle baskısı ! Sanki o olmasa gelinin incileri dökülecekmiş de rezil rüsvahi olacakmış gibi, öyle bir psikolojiyle yaptım. Tabii o esnada bu yaptığımın kayda alınarak bilmem kaç kişiye çoğaltılıp dağıtılacağını ve sonrasında ben böyle 'saçma gelenek' ahkamları keserken çıkartılıp yüzüme tokat gibi vurulacağını bilemedim ! Pişmanlıklar, pişmanlıklar...

Anadolu'yu gezip de köy düğünlerini gözümüze sokuşturan programları izliyorum, izliyorum da kahroluyorum. Binbir çeşit düğün yemekleri, evden davullu zurnalı çıkan gelin alayları, beyaz gibi ruhsuz bir rengin yerine tercih edilmiş allı-güllü işlemeli kadife, ipek kumaşlar...Ama benim favorim gelini düğün alanına at üstünde götürme adeti. Yok öyle güç bela bilmem kaç yüz liraya son model beyaz ya da kırmızı otomobil kiralayıp cadde boyu bilahare kornadan elini kaldırmadan gezinmeler ! Tabii mümkün mertebe gelin ön kaputta otururken fotoğraf çektirip, 35x50 boyutlarında büyülttürerek duvara asma olayı var ki aman es geçmeyelim !

Velhasıl burama kadar dolmuş (elimle gösteriyorum siz anlayın) ve her rastladığımda yüzümü buruşturur durumdayım. Vay benim Alp Arslan'ım, bunun için mi girmiştin Malazgirt'e ?

yarmalı pazı sarması, godoş dolması

Bu arada bir Pazı Dolması hikayesi yazdım, okumaz mıydınız ? Çok afedersiniz , kendisine bizim buralarda 'Godoş Dolması' derler. Siz yine de o isimle anmayın olur mu ? Afiyetle...

Malzemeler (2 kişinin, bi oturuşta çayın yanına hepsini yiyip bitirebileceği miktar için):

1 demet pazı yaprağı
2/3 su bardağı haşlanmış yarma (bulamazsanız eğer yerine buğday veya bulgur kullanın)
100 gr kıyma
1 küçük boy soğan
1 tatlı kaşığı domates salçası
Yarım çay kaşığı nane + aynı miktarda karabiber

Sosu İçin : 1 diş sarımsak + 3 yemek kaşığı sıvıyağ + 1 tatlı kaşığı salça + 1 çay bardağı su

Yapılışı : 

-Pazı yapraklarını saplarından ayırıp tuz ilave edilmiş kaynar su dolu tencerede yumuşayana dek haşlayın. Sıcak suda çok bekletmemeye özen gösterin, yapraklar elimizde sararken dağılmamalı. Ortalama 4-5 dk yeterli olacaktır.
-Soğanı incecik kıyın. Üzerine kıyma, salça, tuz ve baharatları ilave edip elinizle tüm malzemeler birbirine karışana dek yoğurun.
-Pazı yapraklarının her birinin (bölmeden) içine 1 yemek kaşığı dolusu iç harcından koyup bol kalacak şekilde sarın. Sıkıştırmıyoruz ki malzemeler piştikçe taşmasın. Adına 'godoş dolması' denmesinin sebebi de bu, iri iri olması. Hatta benim fotoğraftakiler küçük bile oldu çünkü pazı yapraklarım pek ufaktı.
-Tüm yaprakları bitirip sarmaları tencereye dizdikten sonra sosunu hazırlayın. Salçayı sıvıyağ ve su ile açıp içerisine dövülmüş sarımsağı ilave edin.
-Sarmaların üzerine porselen bir tabak kapatıp su kaynayana dek yüksek ateşte, daha sonra kısık ateşte pişmeye bırakın.
-Sarmalar pişip ılındıktan sonra yoğurt ile servis edin.

yarmalı pazı sarması, godoş dolması

LeylaK

18 Şubat 2013 Pazartesi

Trabzonlular Ne Yer 3 - PAZI BURMALISI

Trabzonlular Ne Yer 3 - PAZI BURMALISI



Tam tamına 94 dakika ütü yapmışım (Sırf daha çok görünsün diye saat hesabı söylemedim!). Yani, agresifiiim kompleksliyiiim !

Kadın-erkek eşitsizliği üzerine bir araba dolusu laf edebilirim şuan (Ben ütü yaparken eşimin bilgisayarda oyun oynadığı düşünürsek eğer...). Velev ki güzelim pazı burmalısı, anlatacaklarımın yanında sönük kalır diye korkmaktayım. O sebeple , ilerleyen günlerde sırf ideolojilerimi, varsayımlarımı, tezlerimi ve bilimum gerekli gereksiz fikirlerimi size empoze etmek için kullanacağım yeni bir bloğun fikirleri uçuşmakta kafamda. Hatta bırak uçuşmayı, ilk yazılarım hazır bile. Her acemi gibi isim konusunda kararsızım. Biraz 'çalıntı' ama tam da benim düşündüğüm gibi bir isim, geçenlerde Feridun Düzağaç'ı dinlerken aklıma geldi. İstediğim şey 'beni rahatta dinleyin' tarzı bir isim. Bir alternatifini bulamazsam tercihimi benirahattadinleyin'den yana kullanıcam. Dikkkkattt , hırsız var !

Pek tabidir ki fikirlere açığım . Sadece biraz gevezelik yapacağımız kavgalı-gürültülü bu mekana ne ad verelim ? Yaratıcı isimlerle bana gelecek olanlara şimdiden teşekkürümdür ; orjinalitenize sağlık...


Hamuru için Malzemeler : Eğer hazır yufka kullanacaksanız 4 adet yufka yeterli olacaktır. Her bir yufkayı sigara böreğinde olduğu gibi dörde bölüp biraz su ve sıvıyağ ile ıslatın. Ardından yufkanın kalın ucuna iç malzemesinden koyup  sigara böreği sarar gibi sarın ve tepsiye sıralayın. Ben bu tarifi 1 kere açma hamurla 2 kere hazır yufka ile yaptım, tadı hemen hemen aynı lezzette oluyor.
(Kaynak : Mutfağım Programı)

3 su bardağı un
1 yumurta sarısı
5 yemek kaşığı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1/2 çay bardağı su
1 çay kaşığı tuz

Açmak için 1/2 su bardağı nişasta

İç Malzemesi  (Pazılı börek yapacağım zaman kullandığım klasik tarif) :

3 bağ pazı
2 adet soğan
4 adet haşlanmış patates
3 yemek kaşığı sıvıyağ
2 tatlı kaşığı domates salçası
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul biber

Üzeri İçin : 

1 adet yumurta sarısı
3 yemek kaşığı tereyağı
3 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:

- Hamur için 1 yumurta sarısı, yoğurt, su ve sıvı yağ ve  3 su bardağı unu derin bir kapta yoğurun. Hamur istenen kıvama gelen dek gerekirse un ilavesi yapın. Yoğurduğunuz hamurun üzerini örterek dinlenmeye bırakın. 

-Pazıları ince ince doğrayın. 
-Soğanları küp şeklinde doğrayıp sıvıyağla beraber pembeleşene dek kavurun.
-Haşlanmış patatesleri çatalla ezin.
-Pembeleşen soğanlara doğradığınız pazıları ilave edip sürekli karıştırarak orta ateşte 3 dakika kavurun. Salçayı ekleyip tavanın altını en kısık dereceye getirin. Tavanın kapağını kapatıp  pazılar pişene dek bekleyin. Yaklaşık 7-8 dakika sonra pazılar suyunu salıp çekmiştir. Haşlanmış ve ezilmiş patatesle tuz ve baharatları ekleyip karıştırın.
-Dinlenen hamuru su böreği yufkası açar gibi bezelere bölün ve azar azar nişasta serperek açın. Açılan yufkaların bir ucuna boydan boya pazılı malzemeden ekleyip yuvarlayarak sarın. 
-En büyük boy dikdörtgen borcamı veya fotoğraftaki gibi 2 adet küçük boy tepsiyi yağlayın. Sardığınız pazılı yufkaları sık olacak şekilde borcama dizin. 
-Burmaların üzerine önce çırpılmış yumurta sarısı sürün. Eritilmiş 3 yemek kaşığı tereyağa  3 yemek kaşığı sıvıyağ ekleyip böreğin üzerine sürün (Bu işlemi ,çıtır çıtır olmasını istediğiniz böreklere uygulayabilirsiniz).
-200 derecede ısıtılmış fırında pişirin.
 


LeylaK

6 Şubat 2013 Çarşamba

Trabzonlular Ne Yer 2 - PEYNİRLİ (İmansız Peynirli Sürmene Pidesi)

Trabzonlular Ne Yer 2 - PEYNİRLİ (İmansız Peynirli Sürmene Pidesi)


Yazdığım en uzun yazı serisi olacak bu 'Trabzonlular Ne Yer' mevzusu...

4-5 satırla başladığım liste 8'i buldu. Aklımda sıralamaya devam ettiklerim de cabası. Amacım, Trabzonluların yemekten keyif aldığı ilginç şeylerin tariflerini paylaşmak. Öyle sıradan şeylerden söz etmiyorum. Yazının adındaki imansız peynirde olduğu gibi mesela !

İmansız peynir kısaca, yağı alınmış sütten yapılan ve tellenebilen bir peynir türüdür.  Trabzon'da kuymak (guymak) yapımında da imansız peynir kullanılır. Tellenebiliyor olmasının özelliği yağsız oluşundan geliyor zannımca. Ya da bu konuda ön görüsü olan varsa paylaşsın.


Peynirli deyince bilmeyen insanlar 'ne peynirli?' diye soruyorlar. Halbuki bu tek başına peynirli. Yani adı yalnızca 'peynirli' :)

Pazar kahvaltılarında açık ara önde giden bir şey varsa burada, o da yalnızca peynirlidir. Tarif veremeyecek olmam çok acı. Ama daha da acısı sizin, bunun tadına bakamayacak olmanız. Ya buraya geleceksiniz ya da oralardan seyreduracaksınız :) Evde yapılmışını görmedim de duymadım da. Ama tarifi olsa da yapmam. Hazırı yeterince lezzetli...

Peynirli Nasıl Yenir ?

İlk kural peynirlinin sıcacık olması. Ilık veya soğuksa zaten peyniri katılaşmıştır. Tırt olmuş, yenmez o !
Peynirli sıcacıkken elleriniz yana yana alt fotoğrafta görüldüğü gibi yanlardan bıçak yarımıyla düz bir kesik oluşturulur. Böylece peynirli yatay olarak 2 parçaya ayrılmış olur.


Yani böyle.
Sonra içine bolca yumuşamış tereyağ sürülür. Zaten peynirlinin sıcağıyla tereyağ anında erir.
Son dokunuş olarak bizim tercihimiz biraz acı pul biber serpmek. Bizim dışımızda yapan da görmedim.
Ve ardından bir kaç fincan çayı, bu sıcacık peynirlinin yanına eşlikçi tayin edip afiyetle yemek...

Eeee, artık siz Trabzon'a gelmek ?


LeylaK

1 Aralık 2012 Cumartesi

Trabzonlular Ne Yer 1 - HAMSİ KUŞU

Trabzonlular Ne Yer 1 - HAMSİ KUŞU


Ne enteresan bir ismi var değil mi ?
Neden böyle demişler bilmiyorum. Ama nasıl bir şey olduğunu bilmeyen arkadaşlarıma ben 'hamsili köfte' olarak telaffuz etmeyi tercih ediyorum. O fikre alıştıktan sonra otomatikman onlar da 'hamsi kuşu' demeye başlıyorlar zaten.

Başka yörelerde yapılır mı bilmem. Ama Trabzon'da hamsi kuşu çay sofralarının baş tacıdır, turşu kavurmasından sonra tabii ;)


Aslında yöresel lezzetlerle ilgili paylaşacak çok şey var. Banu ile bu konuda epey konuştuk. Onunla fikir alışverişinde bulunduktan sonra, 'Trabzonlular ne yer ne içer?' düşünmeye başladım. Ve bize has olan lezzetlerle ilgili kısa bir liste çıkardım. İlk sırada hamsi kuşunun bulunmasının özel bir sebebi yok. Ama listenin en sonunda yer alan tarifin orada olmasının özel bir sebebi var :)

Hamsi kuşu, pazı veya maydonoz-taze soğan-taze nane kullanılarak yapılan, içinde bol mısır unu ve bir miktar  hamsi bulunan bir çeşit köftedir. Mayalı ya da mayasız olarak hazırlanabilir. Mayalı olarak yapılanın içine az miktarda beyaz un ilave edilir. Hamsilerin ufak doğranarak eklenmesi en basit yöntemdir. Daha çok vakti olanlar şöyle yapar ;

  • Hamsi temizlenip kılçıkları ayrılır ve hamsiler açılır.
  • Açılan 2 adet hamsi iç yüzeyleri birbirine değecek şekilde kapatılır. 
  • Hamsi kuşu için hazırlanan hamurdan bir miktar alınıp elde açılır.
  • Ortasına hazırlanmış hamsilerden koyulup hamur yanlardan kapatılır.
Bu tarif pratik yöntemle hazırlandı. Yani yukarıda anlattığım şekilde değil de kılçıkları ayrıldıktan sonra bir kaç parçaya bölünerek hamura eklendi.

Farklı tatları sevenler bu tarifi denemek isteyecektir eminim. Zaten tadını bilenler de hazır hatırlamışken yarın bir çay sofrası kurarlar artık :)



Malzemeler (8-10 Kişilik) :

1 adet orta boy kuru soğan
1 kase ince kıyılmış taze soğan
1 kase ince kıyılmış maydonoz
1 avuç dolusu ince kıyılmış taze nane
Yarım paket instant maya
1 yemek kaşığı beyaz un
1 kase küçük parçalara ayrılmış kılçıksız hamsi (tercihen tuzlanmış hamsi)
Aldığı kadar mısır unu

Kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı :

-Soğanı rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Suyunu sıkın.
-Maya ile beyaz unu karıştırın. Derin bir kaba rendelenmiş soğan, taze soğan, maydonoz, nane,  küçük parçalara bölünmüş kılçıksız hamsi  ve 2 su bardağı mısır unu koyup yoğurun. Hamurun biraz ele yapışan kıvamda bir hamur olması gerekir. Bu kıvamı yakalayana kadar azar azar mısır unu ilave ederek yoğurun.
-Hamurun üzerini streç filmle  kapatarak 40-50 dakika  mayalanması için bırakın.
-Mayalanan hamurun içerisine bir yemek kaşığı daldırıp , hamurdan kaşık yardımıyla parçalar koparılıp koparılmadığını kontrol edin. Amacımız hamsi kuşunu yaparken elle şekil vermek değil, kaşıkla parçalar koparıp tavaya koymak. Eğer sıvı kıvamdaysa, hamura bir-iki avuç kadar daha mısır unu ilave edip yoğurun.
-Bir teflon tavaya  az sıvıyağ koyun (alttaki fotoğraftan yardım alabilirsiniz).
-Hamurdan, yemek kaşığı yardımıyla parçalar koparıp tavaya bırakın.
-Tavaya koyulan parçaların üzerine bir çatal yardımıyla hafifçe bastırın.



-Önlü arkalı kızartılan hamsi kuşlarını kağıt havlu serili bir tabağa alın. İlk sıcaklıkları gittikten sonra servis tabağına koyup çay ile ikram edin.

LeylaK

29 Eylül 2010 Çarşamba

MİNZİ - MİNCİ (Yalancı Su Böreği'nde kullandığım Karadeniz yöresine ait peynir)

MİNZİ - MİNCİ (Yalancı Su Böreği'nde kullandığım Karadeniz yöresine ait peynir)


Bizim evde yoğurdu çoğunlukla eşim mayalar. Uğursuz elli Leyla  bir akşam yoğurdu kendi mayalamak ister. Sütü kaynatır , ılıtır ve mayayı süte tahta kaşık yardımıyla bırakarak birkaç kez karıştırır. Yoğurdun mayalanması için yoğurt kabını sarar sarmalar ve sonucun ne olacağını merak ederek gider yatar .Sabah uyandığında ilk işi yoğurdunu kontrol etmektir veee sonuç "hüsran"..... Çünkü süt annelerimizin tabiriyle "kesilmiş"tir,yani yoğurttan eser yok.Yerine parça parça taneli görünümde bir sıvı var. Yani ne süt ne yoğurt. Leyla hemen eşini arar ve üzgün bir sesle ( biraz da 3 kiloluk heba olan sütü düşünerek) durumu anlatır,telefondaki ses sitem etmek yerine "minzi yapalım" der.Telefonu kapatan Leyla hemen annesini arar ve minzinin nasıl yapıldığını öğrenir. Minzi :

      -Yoğurt mayası kullanılarak kestirilen süt bir tencereye aktarılır (mümkünse çelik tencere kullanın).
      -Süt kaynama noktasına kadar ısıtılır ancak kaynamadan hemen önce ocak kapatılır.
      -Ocak kapatıldığında süt hafif yeşilimsi bir renk bırakmış ve içerisinde yer alan topaklar irileşmeye başlamıştır.Biraz da etrafa ekşimsi bir peynir kokusu yayar(bu aşamada alışkın olmayanlar biraz tiksinebilir).Bu şekilde süt oda ısısına gelene dek bekletilir.
      -Ardından temiz,ince bir tülbentin içerisine bu sıvı aktarılır.Hemen yeşil su tülbentten akıp gideceği için bu aşamada dikkatli olun.
      -İlk dökme anından sonra sütün suyu tamamiyle boşaltması için birkaç dakika el ile tülbente baskı uygulanır.Sonra tülbent ağzından sıkıca bağlanıp oda ısısında kalacak şekilde bir yere asılır,veya tel süzgece bırakılıp altında akan suyun toplanması için bir kap koyulur.
      -Asma işleminden tam 1 gün sonra peyniriniz kullanıma hazırdır.Poşetleyip buzluğa kaldırabilir veya tuzlayıp bir kaba sıkıca bastırarak doldurup,dolapta bekletebilirsiniz.
  
Bu anlattıklarımdan sonra bizim "minzi"mizin "lor"la tam olarak benzerliği nedir bunu "lor" yapımını bilen takipçilerime bırakıyorum :)

Minzi , lor kadar tatlı ve yumuşak değildir.Ama aynı aileden olduklarını söyleyebilirim sanırım :)

Başarılı bir sonuç elde edeceğime hiç inanmadığım için minzinin yapım aşamalarında fotoğrafını çekmedim.Ama bundan sonraki ilk minzi hikayem (muhtemelen buzluktaki stoklarım bitince) tüm aşamalarıyla fotoğraflanmış bir şekilde sizlerin huzuruna çıkacaktır.

Bu minzi fotoğrafım ise tereyağda kavrulup üzerine yumurta kırılarak elde edilen bir kahvaltı sofrasından kalma.Biz çoğunlukla minziyi bu şekilde tüketmeyi seçiyoruz,tereyağda iyice ezile ezile kavrulmuş,mis gibi kokusuyla.......ımmm okuldan geldim çok açım,üzerine bir de minzi hikayesi mideme işkence gibi oldu :)) Şimdi ben dolaptaki minzi stoklarından birini değerlendirmek için gidiyorum :))
 
AFİYET OLSUN
 
LeylaK

21 Ağustos 2010 Cumartesi

PATLICAN TAVASI ( Karadeniz Yöresine Özgü)

PATLICAN TAVASI ( Karadeniz Yöresine Özgü)

     
    Şuan tadı damağınızda kalacak bir lezzetle karşı karşıyasınız :)) Kendisi Karadeniz bölgesine mi yoksa Trabzon'a has bir tarif midir bilmiyorum.Ama Trabzon'da sabah,öğle,akşam her vakit her türlü yemeğin yanında tercih edilebilen lezzetli bir salatadır .
     Patlıcan salatası diğer bölgelerde közlenip içerisine çeşitli ot ,baharatlar ve yoğurt ilavesiyle yapılırken,mısır cenneti Karadeniz'de mısır ununa bulanıp kızartılarak yapılır.Eğer bir yemek sofrasında tüketilecekse üzerine sarımsaklı yoğurt gezdirerek,eğer çayın yanında salata şeklinde servis edilecekse yoğurtsuz olarak hazırlanıp sunulur.
     Bu tarifi, İftar Bereketi  -4- etkinliğinin ev sahibi  Gülcan ablaya ithaf ediyorum :)))
     Buyrun ,hazırlanışı biraz uzun sürse de finali gayet lezzetli yöresel bir salata hikayesi :
 
Malzemeler:
 
3 adet kemer patlıcan(uzun)
Haşlamak için 5 su bardağı kaynar su
2 çay kaşığı tuz
1 su bardağı mısır unu
Kızarmak için sıvıyağ
1,5 su bardağı yoğurt
3 diş sarımsak
  
Yapılışı:
 
-Patlıcanları alacalı soyun,baş kısımlarına 2 cmlik mesafe kalana dek 4 parçaya ayırın(resimde görüldüğü gibi).
   
 
-Patlıcanları tuz ilave ettiğiniz kaynar suya koyun ve haşlayın.
-Haşlanan patlıcanları suyu iyice süzülene dek süzgeçte bekletin.Patlıcanlarda su damlaları kalırsa tavada kızarırken sıçrayacağı için olabildiğince süzülmesini sağlayın.
-Patlıcanların her tarafını mısır ununa bulayın.
  
   
-Tavaya 2 yemek kaşığı sıvıyağ koyup kızdırın ve mısır ununa bulanmış patlıcanları tavaya dizin.Üzerini düz birkapakla kapatın(balık tavası kapağı veya omlet tavası kapağı gibi).
-Ocağı kısık ayara getirin ve hafif ateşte patlıcanşarı kızartın.Bu süre 8-10 dk kadar sürebilmektedir.Önemli olan patlıcanın ağır ağır pişmesidir.
  
 
-Kızaran patlıcanları omlet çevirir gibi ters yüz edin,gerekiyorsa tavaya 1 yemek kaşığı sıvıyağ daha dökün.Yine kısık ateşte ve kapağı kapalı olarak patlıcanları kızartın.


-Yoğurda sarımsakları dövüp ekleyin.
-Kızaran patlıcanları düz bir tabağa alın ve soğumasını bekleyin.
  
  
-Soğuyan patlıcanların üzerine sarımsaklı yoğurdu gezdirip servis edin.
-UNUTMAYIN: Yoğurtsuz olarak da servis yapabilirsiniz.

AFİYET OLSUN

11 Haziran 2010 Cuma

KARA LAHANA DOLMASI(Karadeniz usulü)

KARA LAHANA DOLMASI(Karadeniz usulü)


DİKKAT !!!! Bizim evde  DİYET var......

Sanırım neden günlerdir buralarda görünmediğimin cevabı bu cümleyle anlaşılmıştır ! Yaz aylarının  yaklaşmasıyla birlikte eşimi de beni de "fazla kilo" korkusu sardı.Bu psikolojiye sahip her insanoğlu gibi biz de çareyi DİYET yapmakta bulduk.Kısaca şunu söyleyebilirim ki ; 1 aydır diyetteyiz ve sonucundan ikimiz de gayet memnunuz :)


Salata ve çorba yapmaktan evde yemek yapmaz oldum.Tek bir şey hariç ; Lahana Dolması.
Lahana nemli bölge topraklarında ve yağış alan serin yerlerde yetişebilen oldukça lezzetli bir bitki.Ve bu güzel sebzenin en leziz zamanları geçtiğimiz nisan ayının o bizi üşüttüğü günleriydi.Yani o serin serin, rüzgarlı günlerde tarlalarda ekili lahanalar topraktan aldıkları lezzetle tadına doyulmaz bir hale geldi. Bu yüzdendir ki 1 aydır her hafta evimizde lahana dolması pişer oldu. Artık havalar iyice ısındığı için sanırım lahana dolmasının "en lezzetli" son postasını bugün pişireceğim. Bundan sonraki günlerde bulacağınız lahanalar da gayet lezzetli olacaktır ama hiçbirinin tadı "soğuk vurmuş" lahananın tadına erişmez.Yine de denemeniz ve bu lezzeti tadmanız temennisiyle buyrun,bir Karadeniz kızı hikayesi ;
  
Malzemeler:
 
2 bağ kara lahana
2 su bardağı pirinç (kırık, pilavlık karışık)
200gr kıyma
1 yemek kaşığı salça
1 adet büyük boy domates
2 adet orta boy soğan
1 avuç içi kadar doğranmış taze nane
Yarım demet maydonoz
1'er  çay kaşığı karabiber,kimyon,pul biber
 
Sosu İçin:

1 et bulyon veya aynı oranda et suyu(tercihen)
3 su bardağı sıcak su
1 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı tuz
4 diş sarımsak
Yarım çay bardağı sıvıyağ
 
NOT : Lahanaları haşlamak için büyük bir tencere kaynar su(her bir bağ için 3lt kadar)

Yapılışı:
 
-İlk olarak lahanaların bağını kesip bol suda yıkayın.
-Büyük bir tencereye kaynar su koyup ocağın en büyük yerine alın.
-Her bir bağdaki lahanaları büyük bir tencerede haşlayın.İkinci bağ lahanaları kaynar suya eklenmeden,bir önceki lahanaların kanar suyunu dökün ve yeni su ekleyin.Yani lahanaların her iki bağını ayrı sularda haşlamaya özen gösterin.Haşlama süresi yaprağınızın tazeliğine göre değişmekle birlikte ortalama 3-4 dakikadır,daha uzun bir süre haşlamayın,sararken yaprakların parçalanmasına sebep olursunuz.
-Haşlanan lahanaları soğumak üzere süzgece alın. Her bir yaprağı açın.


-Pirinci yıkayın ve derince bir kaba alın.Üzerine kıyma,doğranmış domates,rendelenmiş soğan, maydonoz, nane, baharatlar, tuz ve salça ekleyin.Lahana harcını el ile iyice yoğurun.
-Bundan sonrası sizin sarma yapma marifetinize bağlı olarak şekillenir. Ben sarma yapraklarının saplarını (Karadenizde buna KUSTEL-gustel- denir) haşlandıktan sonra koparıp sarmayı pişireceğim tencerenin dibine yerleştiriyorum.Bir kısmını da en üste diziyorum (Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi). Eşim lahana dolmasının bu kadar lezzetli olmasının sebebini bu kustellerin pişerken tadını sarmaya vermesine bağlıyor.


-Tüm yaprakları sarıp tencereye sıraladıktan sonra(kalan kustelleri de üste dizip) ayrı bir tencerede dövülmüş sarımsakları ve salçayı bir kaç dakika kavurun. Et bulyonu ve kaynar suyu bu sosun içine dökün. Tuzunu ilave edin.
-Sosu sarmanın her yerine eşit miktarda döktükten sonra harlı ateşe tencereyi alıp 5dk kadar sarmayı suyuyla kaynatın.
-Ocağı kısık ateşe getirip sarmanın üzerine sıvıyağı dökün ve pişmeye bırakın.Pişme süresi yaprağınıza göre değişir ancak ortalama 45 dakikadır.Bunu yiyerek test etmek işin en keyifli yanıdır bence :)
-45dklık süre dolunca sarmalardan 1 tane alıp tadına bakın.Eğer tuzu,yağı,salçası size az geldiyse 1 kase kadar daha hazırlayıp sarmaların üzerine gezdirirseniz 5dk içinde çok daha lezzetli bir hale dönüşecektir. Sarmaları yemeniz için benim tavsiyem ılınmasını beklemek,sıcakken gerçek lezzeti hissedilmiyor diye düşünüyorum.Hele de birkaç gün dolapta beklemiş sarmanın tadı hiç birşeye değişilmez.Yani diğer yemeklerin aksine sarma durdukça lezzetleniyor :)


LeylaK

4 Ekim 2009 Pazar

KAYGANA VE Bir Haftasonu Kahvaltısı

KAYGANA VE Bir Haftasonu Kahvaltısı

     
kaygana

Ramazan ayının ardından yapacağımız ilk kahvaltıyı büyük bir heyecanla hazırladım.Malumunuz kahvaltıyı çok seven bir kişiliğim var.Kahvaltısız geçirdiğim günlerin boşluğunu ,uzunnn bir kahvaltı yaparak doldurdum diyebilirim. Sabah uyanıp da kendimi mutfağa attığımda nerden başlayacağımı,ne hazırlayacağımı şaşırdım. "Menemen mi yapsam, peynirli börek mi,güzel bir poğaça mı, kuymak da olur aslında veya abartmayıp sucuklu yumurtayı seçebilirim....."derken aklıma uzun zamandır yapmadığım,tadını unutmaya başlamadan önce de denemem gerektiğini düşündüğüm,bir nevi yöresel kahvaltı yemeğimiz KAYGANA geldi.En nihayetinde kızarmış ekmek,ev yapımı vişne reçeli,domates,beyaz peynir,krem peynir,roka,maydonoz ve zeytinden oluşan kahvaltı sofrasını kayganayla noktaladım.   
  
kaygana

   
Peki kaygana nedir? 
Osmanlı'dan günümüze kadar geldiğinden emin olduğum,ancak benim memleketim dışında(Trabzon) şimdiye dek hiçbir yörede yemediğim(başka yöreden arkadaşlarımın da bilmediği) biraz krepi andıran tada sahip bir kahvaltı menüsü. Çok farklı çeşitleri yapılmakla birlikte ben en çok peynirle tüketileni severim. Ama reçelle,balla,hatta muzla yapılan çeşitleri de var. Akçaabat'ta bu yemeğin söyleniş şekli köyden köye değişebiliyor.Kimisi bunun kayana olduğunu iddia eder,kimisi gayana der.Sonuçta ismi ne olursa olsun bizim kahvaltı sofralarımızda sıkça yer alan bir lezzet olduğu kesin.Şimdiye dek en güzel kayganayı her zaman sevgili büyük teyzeciğimin ellerinden yemişimdir,ki ailedeki herkes en güzel kayganayı onun yaptığını söyler.Belki yaş ilerleyince ben de onun kadar lezzetlilerini yapabilirim.Ama bunun için tecrübe gerek,tecrübe içinse çaba.Buyrun ,binbir heyecanla hazırlanmış bir kahvaltı sofrası ve lezzetli bir kaygana hikayesi:
    
Malzemeler(4 adet kaygana için):
 
4 yumurta
Yarım su bardağı süt(veya su)
10 yemek kaşığı un (5 yemek kaşığı un 5 yemek kaşığı mısırunu da olabilir)
Yarım demet maydonoz
1 çay kaşığı pul biber
Tuz
Kızartmak için sıvıyağ
   
Yapılışı:
  
-4 yumurtayı iyice çırpın.
-Üzerine yarum su bardağı süt,ince kıyılmış maydonoz,pul biber,tuz ekleyin.
-Azar azar unu ilave edip çırpmaya devam edin.
-Yoğunluğu krepten daha katı olacak bir hamur elde edin.Hamur sıvı olmamalı,zaten krepten en büyük farkı da bu.Eğer un az gelirse bir kaşık daha ilave edebilirsiniz.
-Tavayı kızdırıp bir yemek kaşığı yağ ekleyin.
-Kaygana hamurundan kepçe yardımıyla tavaya  tamamiyle yayılacak ve ince olmayacak kadar hamur dökün.Benim kepçe ve tava boyutuma göre yaklaşık 1,5 kepçe yapıyor.
-Kızarınca tavaya bir yemek kaşığı daha yağ ilave edip diğer tarafı çevirin.
-Hamur bitene dek aynı işlemi uygulayın.
-Kayganayı dilimleyip içerisine beyaz peynir koyarak servis yapabilirsiniz.İsterseniz her bir kaygananın arasına reçel ya da bal sürerek de tüketebilirsiniz.