PİLAV-MAKARNA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PİLAV-MAKARNA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2015 Pazartesi

Kuru Domates Soslu Makarna

Kuru Domates Soslu Makarna



Eskiden olsa tembel kadın menüsü derdim. Ama şimdi gönül rahatlığıyla yorgun anne menüsü diyorum :)
1 günün içerisine hem gezme, tozma hem de ev işlerini sığdırmayı başarabildin mi ? Üstelik paçalarında gezinen bir evladın varken ? O zaman bu menü sana haktır. Yeter de artar bile :)

Evet dünkü akşam yemeğimizden söz ediyorum. Haşlanmış kış sebzeleri salatası, makarna ve taze otlu yoğurt !

Masanın favorisi benim KURU DOMATES SOSLU makarnamdı. Comolocco konu makarna olunca alengirli şeylerden hoşlanmaz, en basitinden (tereyağlı) ister hep. Ben alternatif üretmeyi severim, tadına baktı ve sevdi ;)

Yapımı ise çok basit. Bakın şimdi ;


-8 adet kuru domatesi kaynar suda 10 dk bekletin. Ardından çıkarıp soğuk suyun içine atın ve minik minik doğrayın.
-Yarım paket makarnayı tarife göre hazırlayın.
-Bir tavaya 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı koyun, üzerine 3 yemek kaşığı dolusu domates püresi(veya sosu) ekleyin, 1 diş sarımsağı da ezip içine atın ve şöyle bir soteleyin.
-Minik doğranmış kuru domatesleri, bir kaç dal kuru biberiyeyi ekleyip dilerseniz 1 tatlı kaşığından daha az domates salçası ekleyerek kavurun.
-Haşlanmış makarnayı süzerek değil, haşlama suyunun içinden bir kevgir yardımıyla alıp sos tavasına koyun. Tüm sosa iyice bulaşmasını sağlayın.

Tercihen benim gibi sarımsaklı, dereotlu, maydonozlu, taze naneli yoğurdun yanında servis edin :)

11 Şubat 2013 Pazartesi

Etli Arpa Şehriye Pilavı

Etli Arpa Şehriye Pilavı


Şuan eşim yanımda telefonla arkadaşına mantar sote tarifi veriyor. Bu ortamda nasıl size bir etli pilav hikayesi anlatırım bilemiyorum. Ama deniycem !

Gün itibariyle 2. döneme başlamış bulunmaktayız. Avantajlarıyla dezavantajlarını kıyasladığımda 2. dönemin başlamış olmasından ötürü mutluyum. 7 yıllık öğretmenlik hayatımda en iyi öğrendiğim şey, ikinci yarı yılın vınn diye uçarcasına geçtiği. Ardından gelen de malumunuz yaz tatili. Ahh ne hoş...

Mesleğimden yana şikayetim yok. Gençlerle bir arada olmak güzel. Ama çok iyi biliyorum ki yapmam gereken meslek bu değil ! Yine 'yanlış yerdeyim' düşüncesiyle bir 4 ay daha geçirelim bakalım, gelecek günler bize neler getirir...


Aranızdan birileri çıkar da 'ben sevdiğim işi yapıyorum' derse çok fena imrenirim haberiniz olsun. Ayrıca nazarım da anında değer. Yok öyle gelip hava atıp kaçmak !

Son olarak 'bayan için en uygun meslek' yorumlarınızı görmezden geleceğimi itinayla belirtirim. Biz o laflara kanacağımız günleri çoktan geçtik :)

Dilim , son zamanlarda yine çokça sürç-i lisan etmekte. Bir ara kendisini cin biberine yatırıcam söz .Bilginize!

(Yazının başında, eşimin telefonda arkadaşına verdiği tarifi anlatmak bana düştü. Hem mantar sote hem pilav, bu yazı biraz kafa karışıklığıyla yazılmış olabilir, affediniz!)


Malzemeler (4-5 porsiyon için) :
(Kaynak : Ufuk Mutfakta)

100 gr kuş başı doğranmış dana eti
2 su bardağı arpa şehriye
2 çorba kaşığı dolusu tereyağı 
1 çorba kaşığı sıvıyağ
4,5 su bardağı dolusu sıcak su
Tuz

Yapılışı : 

-Kuşbaşı doğranmış eti kapaklı bir tavaya alıp kısık ateşte, kapağı kapalı olarak pişirin. Ara ara eti karıştırmayı unutmayın. Kendi yağıyla kavrulması için ilave yağ eklemeyin.
-Pilavı pişireceğiniz tencerede tereyağını eritin. Sıvıyağı ekleyip hemen ardından şehriyeleri ilave edip sürekli karıştırarak kavurun. 
-Şehriyelerin kahverengine döndüğünde kavurduğunuz eti ekleyip sıcak suyu dökün. Tuzu da ekledikten sonra suyun kaynamasını bekleyin. Su kaynayınca ateşi en kısık ayara getirip (ben ocağın en küçük yerinde en kısık seviyede pişiriyorum) kapağı kapatın.
-Şehriyeler tamamen suyu çektikten sonra tencerenin kapağına kağıt havlu veya benim yaptığım gibi sadece bu iş için kullandığım ince kumaş mutfak peçetelerinden sıkıştırıp tencereyi bir beze sarın. Pilavı bu şekilde 15 dakika dinlendirin. 
-Tercihen cacık ile servis edin.

LeylaK

20 Şubat 2012 Pazartesi

KEPEKLİ BULGUR PİLAVI ve 'BİLMİYORUM'

KEPEKLİ BULGUR PİLAVI ve 'BİLMİYORUM'


Bugünlerde ;

'İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime... Buralar çok karışık, kaç defa geldim , gene de hep kayboluyorum.' 

Bir Elif Şafak merakı oluştu bende. Tarzını sevdiğimden değil, arada bir kadın olduğumu anımsayıp duygusallaşıyorum sadece.

3 ayrı kocaman pencereden engelsiz , binasız , ağaçsız bir şekilde uçsuz bucaksız Karadeniz'i görüyorum. Önüne geçebiliyor muyum yalnızca çam ağaçları kaplı bir ormanı görebildiğim eski evimi anımsamamın ? Bilmiyorum...

Geceleri her uyandığımda,  ağır ağır kıyıya vuran denizin dalga seslerini dinliyorum. Engelleyebiliyor muyum  eski evimin kuş seslerini özlemeyi ? Bilmiyorum...


Ailem , arkadaşlarım bir çığlık kadar yakın bana. Alıkoyabiliyor muyum kendimi , geride bıraktığım arkadaşlarıma gitmek için yürüdüğüm yolları hatırlamaktan ? Bilmiyorum...

Soğuk yok, kar yok, ılık bir hava var yalnızca sokaklarda. Peki kışı kış gibi yaşadığım , 5 ay bolca üşüyüp yazın şiddetle terlediğim sokakların kokusunu hafızamdan silmeme sebep olabiliyor mu ? Bilmiyorum...

Eski...eski olan her şey iyiydi. Yeniler de böyle sevilebilecek mi ? Bilmiyorum...

Bilmediğim çok şey var geleceğe dair. Ama yan binanın altındaki fırında pişen mis gibi ekmeğin içine taze tereyağı koyup yemeyi bırakmazsam biran önce, yakın zamanda bol bol kepekli besine ihtiyaç duyacağımı çok iyi biliyorum.



Taşındım ... Kaza yapan nakliye kamyonundan geri kalanları toparlayıp tamamiyle yerleşmek tam 16 günümü aldı. Son anda nakliye kamyonuyla gelmekten vazgeçen eşimin , kaza anında o kamyonun içinde olmayışına sevinmek dışında beni teselli edebilecek pek bir şey yok. Çok sevdiğim eşyalarımın bir kısmı hırpalandı, zedelendi, bir kısmı kullanılamayacak hale geldi, bir kısmını göremedim bile, ben müdahale etmeden çöpe gitti...

Hasılı kelâm , bir şeyler karalamak için evde tüm eşyaların yerli yerine oturmasını bekledim. Birkaç gündür yorgunluğumu kısmen üzerimden atar atmaz münasip ve kısa bir dille size son durumu  ilettim. Sanırım anlaşılmıştır.

Buyrun , tadı isminden daha güzel bir pilav hikayesi ;



Malzemeler (5 kişilik) :

1 su bardağı kepekli pilavlık bulgur
1 adet orta boy soğan
1 adet orta boy yeşil biber
1 adet orta boy kırmızı biber
1 adet orta boy patlıcan
2 adet orta boy domates
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
1,5 su bardağı sıcak su
1,5 yemek kaşığı tereyağ 

Yapılışı :

-Bulguru bulanık suyu akana dek yıkayın.
-Soğanı , patlıcanı ve domatesleri küp şeklinde doğrayın.  Yeşil ve kırmızı biberi ince dilimler halinde kesin.
-Tereyağı eritip soğanı rengi pembeleşmeyecek kadar kavurun (3dk).
-Kavrulan soğanlara yeşil ve kırmızı biberleri ekleyip sürekli karıştırarak biberler yumuşayana dek kavurun.
-Patlıcan , domates ve salçayı ilave edip ocağın altını kısın. Tencerenin kapağını kapatın ve sebzelerin yumuşamasını bekleyin (5dk).
-Yıkanmış , süzülmüş bulguru sebzelere ilave edin.
-Sıcak su , tuz ve kırmızı toz biberi ekleyip son kez karıştırın. Kısık ateşte bulgur suyu çekene dek pişirin.
-Pişen pilavın içindeki nemi almak için kapağa havlu veya peçete yerleştirip tenzereyi bir örtüye sararak 15 dakika dinlendirin.
-Mutlak surette turşu ve ayran ile servis edin.


 LeylaK

22 Ağustos 2011 Pazartesi

MEYHANE PİLAVI

MEYHANE PİLAVI



Canım sıkkın...

Şu   'git benden bir tencere yap ye' diye bağıran fotoğraflar bile keyiflendirmiyor beni. Halbuki ne de güzel pişirmişim. Şöyle bir bakınca bütün sebzeleri ayrıntılarıyla görmek mümkün. Yalnızca patlıcanların mor kabuğu  net çıkmamış. İnsanın keyfi kaçık olmaya görsün , illa kendine dert edinecek bir ayrıntı bulur. Keyifsizliğime bugünkü bahanem de bu olsun , 'nedennnn o tencerede kırmızılar, beyazlar, yeşiller var da morlar yok !!' Ben bi koşu kafamı duvarlara vurup geleyim siz devam edin...

İsmi şu içinde olduğumuz aya hiç uygun olmayan tek yemek tarifi MEYHANE PİLAVI değildir herhalde. Ama bir deneseniz, en lezzetlisinin o olduğunu farkedeceğinize eminim. Hadi yine iyisiniz, yarına lezzetli , farklı  ve çok besleyici bir pilav tarifi çıktı size :)

Buyrun , hem etli hem sebzeli , yani bol renkli bir pilav hikayesi :


Malzemeler (4 Kişilik) :

1,5 su bardağı bulgur (Kepekli kullanıyorum)
150 gr kuşbaşı et (Tercihen kuzu)
1 adet soğan
1 adet patlıcan
2 adet yeşil biber
2 adet kırmızı biber
2 adet domates
1 tatlı kaşığı domates salçası
2 tatlı kaşığı biber salçası
1 çay kaşığı toz kırmızı biber
2 yemek kaşığı tereyağ
2,5 su bardağı sıcak su

Yapılışı :

-Soğanı küp şeklinde doğrayın. Tereyağı eritip soğanı 2-3 dakika sürekli karıştırarak kavurun.
-Kuşbaşı doğranmış eti soğana ekleyip rengi değişinceye kadar kavurun.
-Biberlerin içini temizleyip ince ince doğrayın ve kavrulmakta olan soğan-et karışımına ilave edin.
-Patlıcanı iri küpler halinde doğrayıp tencereye ekleyin. Sebzeleri ve eti bu şekilde patlıcanlar zayıflayana dek kavurun (5dk).
-Kabuğu soyulmuş domatesleri minik küpler halinde doğrayın ve kavrulmuş sebzelerin üzerine ekleyin. Bu aşamada salçaları da ilave edip tencerenin kapağını kapatın ve kısık ateşte pişmeye bırakın.
-Bulguru bol suda yıkayın.
-Etin tamamen piştiğinden emin olduktan sonra bulguru tencereye ekleyip 3 dakika kavurun.
-Toz kırmızı biberi ve tuzu ayarlayıp sıcak suyu tencereye dökün.
-Kısık ateşte bulgur suyu çekene kadar pilavı pişirin.
-Pilav pişince tencerenin kapağını kaldırıp buharı tamamen emmesi için iki üç kattan oluşmuş kağıt havluyu tencerenin kapağına sıkıştırın. Tencereyi bir örtüye sarıp pilavı en az15 dakika dinlendirin.
-Yayına mutlak surette cacık yapmadıysanız lütfen servis etmeyin !



LeylaK

6 Ağustos 2011 Cumartesi

MISIRLI NOHUTLU PİLAV

MISIRLI NOHUTLU PİLAV

mısırlı-nohutlu-pilav-tarifi

Osmanlı'da ortalama 30 çeşit pilav yapıldığı söylenir. Fatih Sultan Mehmet'in tam bir pilav tutkunu olduğunu ve sofrasında bazen 13 çeşit pilav bulundurduğunu yazar Evliya Çelebi. Gel gelim biz sofralarımızda sanırım sadece birkaç çeşit pilav bulunduruyoruz. Bazen , o köklü Osmanlı Mutfağından geldiğimiz şu  hallere biraz şaşırıp çokça sinirleniyorum. Tembellik mi dersiniz yoksa alışkanlık mı bilemem, ama bazı lezzetlerimizi daha tanıyamadan kaybettik biz. Gördüğünüz gibi kendime ağır bir sitem içerisindeyim. Dilerim siz de bu sitemi kendinize duyar ve yarın iftarda biraz daha zahmetli pilavlar tercih edersiniz (konuyu bağlayış şeklimde enteresan yani ! ).

Bu pilavı yalnızca mısırlı veya sadece nohutlu da yapmanız mümkün. İçerisine her ne koyacaksanız koyun ama mutlaka tereyağlı yapın. Sıvıyağ ile yapılan pirinç pilavının yavanlığı insanın tüm iştahını kapatıyor bence. Zaten Osmanlı Mutfağında da pilavlarda mutlak surette tereyağ kullanılırmış. Neyse ben hazır takıntı haline gitmişken gidip biraz Osmanlı yemekleriyle ilgili birşeyler okuyayım.

Malzemeler (2-3 porsiyon):

  • 1 su bardağı pirinç
  • 1,5 su bardağı sıcak su
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 3 yemek kaşığı haşlanmış mısır
  • 3 yemek kaşığı haşlanmış nohut

Yapılışı:

  • Her zamanki gibi öncelikle kızdırdığınız sıvıyağa yıkanmış pirinçleri ilave edin ve tel tel olana dek kavurun.
  • Kavrulan pirincin üzerine haşlanmış nohut ve mısırları ekleyip suyunu da dökerek pişmeye bırakın.Tabi tuzu da unutmayın.
  • Suyunu tamamen çeken pilavın üzerine bir bez örtüp kapağı tekrar kapatarak 15 dakika dinlendirin.

7 Mayıs 2011 Cumartesi

KREMALI MANTAR SOSLU KEPEKLİ  SPAGETTİ

KREMALI MANTAR SOSLU KEPEKLİ SPAGETTİ


Buğdayın  irmik haline getirilip su ile karıştırılması ve değişik şekiller verilmesiyle elde edilen , protein düzeyi yüksek , müthiş enerji kaynağı besine MAKARNA denir . İçinde bol miktarda B vitamini vardır . Kompleks karbonhiratlardan oluştuğu için  kolayca hazmedilir . Bunlar , makarnayı tüketmeniz için yeterli sebepler olabilir. Ama bana yetmez . 
  • Hiç bir yemeği yaparken domates , sarımsak ve fesleğenin kokusu bu kadar cezbetmez insanı . 
  • Kremalı mantar sosu tavukla da hoş olur ama makarnaya kattığı tad daha hafif ve yenilesidir.
  • Haşladığınız makarnaya her türlü peyniri ekleyip lezzetli bir yemeğe dönüştürmek mümkündür , o asla peynir seçmez.
  • Makarna üzerinde değişiklik yaratmak istediğinizde yumurta , süt ve kaşarla harmanlayıp fırında pişirmeniz yeter .
  • Tatlı bir alternatif arayanlar için ilginç bir önerim var , haşlanmış makarnaya sıcakken toz şeker serpip öyle de yiyebilirsiniz :) Ben hiç denemedim ama yengem kuzenlerime hep böyle makarna yapardı. 
Makarna için ne bahaneler biter ne de makarna alternatifleri . Benim makarna bahanem "makarna aşkı" , popüler tarifimse Acı Domates Soslu Makarna . Kremalı mantar soslu makarna bu popülerite listesinde ikinci sırada yer alıyor. Pazarda lezzetli domates bulamadığım zamanlarda makarna sevdamı dindirmek için mantar sos kullanmak sizce de mantıklı değil mi ?

Buyrun , bir domatessiz makarna  hikayesi :

Malzemeler ( 4-5 kişilik ) :

500 gr kepekli spagetti
250 gr mantar
1 kutu sıvı krema (200ml)
1 yemek kaşığı tereyağ
Karabiber , nane
Makarnayı haşlamak için su , tuz , 1 yemek kaşığı sıvıyağ
1/2 limonun suyu

Yapılış :

-Kaynamış suyun içerisine tuz ve sıvıyağ ekleyip spagetti makarnayı haşlayın.
-Mantarları üzerindeki siyahlıklar gidene dek temizleyip yarım limonun suyunu sıktığınız suda 10dk bekletin.
-Mantarları süzüp iri iri doğrayın. Minik dilimlere ayırmayın , mantar eriyip gitmemeli diri şekilde kalmalı.


-Tereyağı eritip mantarları ilave edin ve kavurun. Mantarlar kendi suyunu salıp çekene dek pişirin.
-Mantarlar kavrulunca sıvı kremayı ekleyip 1 dk daha karıştırın ve ocaktan alın.
-Nane , karabiber ve tuzu ekleyip mantar sosunu hazır hale getirin.
-Haşlanan makarnayı servis tabağına alıp üzerine hazılanan sosu dökün.


AFİYET OLSUN

LeylaK

5 Şubat 2011 Cumartesi

SEBZE SOSLU FETTUCCİNİ  (Çeçil Peynirli)

SEBZE SOSLU FETTUCCİNİ (Çeçil Peynirli)



Makarna ....

Çikolata gibi , kahve gibi , aşk gibi bir kelime....

Türk mutfağına söyleyecek sözüm yok. Müthiş lezzetlere sahibiz. Keza Osmanlı mutfağı da öyle. Ama İtalyan mutfağını her keşfedişimde kendi mutfak kültürümüze duyduğum hayranlığı İtalyan mutfağına da duymaktan kendimi alamıyorum. Aynı hisler Yunan mutfağı için de geçerli bence. Hatta Çerkez , Kürt ve Arap mutfağı için de .....Yani insan yemeği sevmeye görsün , lezzetli olan herşeye hayran oluyor :))

İtalyan mutfağı aşkımın depreştiği bir yaz günü keşfettim fettucini (fettuccine) makarnayı. Ürünlerini çok beğenerek tükettiğim bir İtalyan makarna markasının market reyonuna adamıştım ki kendimi , o an farkettim fettucini makarnayı henüz denemediğimi. Yalnız olduğum bir akşam işte bu fotoğrafta gördüğünüz o kocaman tabak dolusu makarnayı iftar menüsü olarak kendime layık gördüm. Ama makarna hazır olduğunda gözü doymamış olan ben , İtalyan usulü makarnayı biraz Türk mutfağına uydurmak niyetiyle üzerine çeçil peyniri ve ceviz ilave ettim. Peynir çok yakıştı ama siz ceviz eklemeyin. Yani tamam güzel bir lezzet de 'karıştırma' fiilini o kadar da abartmamak gerekiyor bence :)

Fettucini hakkında kısa bir ansiklopedik bilgi vermeden tarife geçmek istemiyorum. İtalyanca karşılığı 'küçük şeritler' anlamına gelen fettucini , Roma mutfağına özgü bir makarna çeşididir. Yoğun şekilde yumurta ve un içermekte olup (her 100 gr una 1 adet yumurta) daha geniş şeritler halindeki kesilen şekline 'tagliatelle' denmektedir. Bir çok farklı sosla tüketilebilmesinin yanında en bilineni Alfredo sostur. Ama ben besleyiciliğini arttırmak düşüncesiyle ilk denememi o çok bilinen alfredo sos yerine sebze soslu yapmayı tercih ettim.

Farklı bir makarna deneyimi yaşamak isteyenlere buyrun , oldukça karışık bir makarna hikayesi :

Malzemeler :

200 gr fettucini
1 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patlıcan
1 adet kırmızı soğan
2 adet domates
1 avuç ince kıyılmış maydonoz
2 adet sıvıyağ
50 gr çeçil peyniri
Makarnayı haşlamak için su + 1 tatlı kaşığı sıvıyağ + 2 çay kaşığı tuz

Yapılışı :

-Havuç ve kabağı rendeleyin. Soğan , patlıcan ve domatesi küp şeklinde doğrayın.


-Sıvıyağı wok tavaya alın ve kızdırın. Üzerine soğan , havuç ve patlıcanları ekleyip yüksek ateşte sürekli karıştırarak kavurun. Karıştırma işlemini bırakmayın ki sebzeler yanmasın.


-Kavrulan sebzelere kabağı da ekleyip birkaç dakika daha hızlıca kavurmaya devam edin.


-Son olarak domates ve maydonozları ekleyin.Domatesler çok ezilmeden kavurun.


-Fettucini makarnayı tarifteki şekliyle hazırlayın. Sert kıvamda sevenler için 7dk haşlamak yeterlidir. Daha yumuşak kıvamda istiyorsanız 9dk haşlamınız gerekmekte.



-Haşlanan makarnayı wok tavadaki sebzelerin üzerine ekleyip harmanlayarak veya servis tabağına alıp üzerine sebze sosunu dökerek servis edin.
-Çeçil peynirini minik parçalara ayırıp sıcak makarna ve sebze sosunuzun üzerine yayın. Makarna soğumadan tüketin.



LeylaK

Afiyet Olsun


26 Eylül 2010 Pazar

DOMATESLİ BEZELYELİ PİRİNÇ PİLAVI

DOMATESLİ BEZELYELİ PİRİNÇ PİLAVI

 
Endişelenmeyin!! Her pilav yazımda olduğu gibi bu sefer de aynı şeyi söyleyerek başlamayacağım : "Osmanlı Mutfağı'nda kaç çeşit pilav varmış biliyor musunuz ? "...Sanırım yine söyledim...

Evet pilav kültürü çok geniş bir milletiz biz.Buna rağmen ne yazıkki daima sofraladırımzda yer verdiğimiz pilavların çeşidi 5 i geçmez.Ara sıra değişik denemeler yapıp atalarımızın sofralarını yadetmek isterseniz domatesli bezelyeli pilav bir tercih olabilir.Çünkü Osmanlı'da pilav başlı başına bir yemek kültürüymüş ve hepsinin bilinmesi hiç de kolay olmayacak kadar çok çeşit bir arada getirilirmiş padişahın huzuruna.Aslında bir "pilav" dosyası hazırlasam hiç de fena olmayacak,en azından her pilav tarifi verişimde araya "Osmanlı Mutfağı'nda pilav" ile başlayan cümleler sokuşturmak zorunda kalmam :)

Buyrun efendim,mufaksal bir miras hikayesi ;
 
Malzemeler( 2 porsiyon) :
 
1 su bardağı pilavlık pirinç
1 adet orta boy domates
2 yemek kaşığı haşlanmış bezelye(konserve kullanmıyorum)
2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı karabiber
3,5 su bardağı kaynar su
Tuz
 
Yapılışı:
 
-2 su bardağı kaynar suya 1 çay kaşığı kadar tuz ekleyip yıkanmış pirinçleri bu suya atın.Yarım saat pirinçleri bu suda bekletin.
-Domatesleri rendenin en ince tarafıyla rendeleyin.
-Sıvıyağı pilav tenceresine dökün ve kızdırın.Üzerine rendelenmiş domatesi ilave edip kısık ateşte kavurun.
-Domateslerin diriliği gidene dek(5 dk) kavurma işlemine devam edin.Ardından pirinçlerin suyunu süzüp kavrulan domateslere ekleyin.
-Domates ve pirinci 5 dakika daha sürekli karıştırarak bu kez orta ateşte kavurun.
-Haşlanmış bezelyeyi de tencereye döküp birkaç kez çevirin.Bezelyelerin ezilmemesi için bu işleri çok yapmayın.
-1,5 su bardağı kaynar suyu tencereye boşaltın.Üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı eritmeden koyun,tuzunu ilave edip birkaç kez karıştırdıktan sonra tencerenin kapağını kapatın ve pilavın suyu tamamen çekmesini bekleyin.Bu sırada ateşi,pirince boşalttığınız su kaynayana dek orta,kaynadıktan sonra kısık ayarına getirmeyi unutmayın.
-Suyunu çeken pirincin altını kapatıp,tencerenin üzerine birkaç kat kağıt havlu veya sürekli pilav yapımında kullanmak için temiz bir bez serin.Pilavı bu şekilde 10 dk kadar dinlendirin.
-Servis yaparken üzerine karabiber serpmeyi unutmayın.
    
LeylaK

15 Ağustos 2010 Pazar

PATLICANLI BURGUR PİLAVI

PATLICANLI BURGUR PİLAVI

patlıcanlı-bulgur-pilavı-tarifi
          
Yemek olarak pilavı seviyor olmamın en büyük nedeni, bin bir çeşidini yapabiliyor olmamız. Misal pirinç pilavını ; bezelyeli, mısırlı, kuşbaşı etli, domatesli, patlıcanlı, havuçlu,safranlı, nohutlu, hamsili, tavuklu,  kuş üzümlü... bulgur pilavını ; sebzeli, domatesli, patlıcanlı, kuşbaşı etli, kıymalı, nohutlu, patatesli...yapmak mümkün (Osmanlı mutfağındaki pilav çeşitliliği için  Mısırlı-Nohutlu Pilav tarifime bakınız). Pirinç ve bulgur içine "ne koysan yakışıyor" tarzda besin kaynakları olduğu için bizim geleneksel mutfak kültürümüzde çok fazla çeşidi mevcut. İşte patlıcanlı bulgur pilavı da bunlardan biri.

Bana göre patlıcan 1- karnını yardığınızda güzeldir,  2- közlenince güzeldir, 3- bulgur pilavında  güzeldir :) İşte bu sebeple buyrun, patlıcanın en yakıştığı 3. mekanın hikayesi ;
 
Malzemeler:
 

  • 2 su bardağı bulgur
  • 1 adet soğan
  • 1 adet iri domates
  • 1 adet patlıcan
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 tatlı kaşığı salça
  • 3 su bardağı su

Yapılışı:

  • Soğanı küp doğrayıp sıvıyağ ve tereyağı ile birlikte iyice kavurun.Arzuya göre sadece tereyağı veya sadece sıvıyağ da kullanabilirsiniz.



  • Domatesleri küp şeklinde doğrayıp tencereye ekleyin.
  • Domatesler suyunu bırakınca küp küp doğranmış patlıcanları ilave edip kavurun.
       

  • İyice harmanlanmış domates,patlıcan ve soğan karışımına salçayı ilave edip kısık ateşte birkaç dakika daha kavurmaya devam edin.
  • Berrak bir su bırakana dek yıkadığınız bulgurları tencereye ilave edip bütün karışımı harmanlayın.

    

  • Sıcak suyu tencereye ekleyip tuzunu ağız tadınıza göre ayarlayın ve kısık ateşte pilavı pişmeye bırakın.Suyun miktarı bulgurun kalitesine göre değişebilir.Tıpkı pirinç pilavında yüzeyde hiç pirinç görünmeyecek şekilde su eklediğimiz gibi bulgur pilavında da aynı uygulamayı düşünerek suyu ekleyebilirsiniz. 
   
  • O gün ki menünüze göre pilavı servis edin.Ben tavuk pişirmiştim,onunla servis etmeyi uygun gördüm .


27 Kasım 2009 Cuma

MANTAR SOSLU MAKARNA

MANTAR SOSLU MAKARNA

 
Makarna başlı başına bir yemek kültürü.Bunu ilk makarna tarifimde uzun uzun anlatmıştım.Merak edenler burayı tıklayıp yazımı okuyabilirler.O yazıdan sonra fırsat buldukça makarna ile ilgili araştırmalar yaptım ve gördüm ki makarna sosları tamamiyle ayrı bir dünya gibi.O kadar geniş bir kategori ki hepsini incelemeye ne ömrüm yeter ne de sabrım.Tamı tamına 130-180 civarında makarna sosu olduğu tahmin ediliyor.Benimse şimdiye dek deneyip de beğendim sadece 8 makarna sosu var,yanlış duymadınız sadece 8 tanecik . Ama bu sos yelpazesini gördükten sonra çok büyük hırs yaptım:))Benim gibi bir makarna çılgını bu sosların en az 10 tanesini denemeli,öyle değil mi??

Bu klasik bir mantarlı makarna tarifi.Yani ekstra bir özelliği,ayrıcalığı falan yok.Ama bu haliyle bile benim bolonez soslu makarnadan sonra en sevdiğim makarna sosu.180 çeşit sostan bahsettikten sonra benim gibi cahil cüheyla bir blog yazarının makarnayla ilgili hikayelerini dinlemeyeceğinizi düşünerek tarife geçiyorum.Buyrun en klasiğinden bir sos hikayesi:
 
Malzemeler:
 
250gr makarna
8-10 adet orta boy mantar
1 adet yeşil biber
2 orta boy domates
1 tatlı kaşığı domates salçası
3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı ince kıyılmış maydonoz
Karabiber,Nane,Kırmızıbiber,Kekik
Tercihen taze fesleğen
 
Sosun Yapılışı:
 
-Mantarları yıkayıp ince ince doğrayın(vaktiniz varsa limonlu suda 15 dakika bekletin).
-Biberi ve domatesleri doğrayın.
-İlk olarak sıvıyağla biberleri 2-3dakika sürekli karıştırarak kavurun.Yağ miktarını kendi damak zevkinize göre değiştirebilirsiniz.
-Mantarları ilave edip kavurma işlemine devam edin.
-Domatesleri suyu ile birlikte kavrulan biber ve mantarlara ekleyip 5 dakika pişmeye bırakın.
-Tavadaki mantar ve domates suyu tamamen çekildikten sonra maydonoz,salça,tuz ve  baharatları ekleyip 2 dakika daha pişirin.
 
Sunum:
 
-Makarnayı tarife göre hazırlayıp servis tabağına alın.
-Sosu makarnanın üzerine gezdirin ve istediğiniz gibi süsleyin.
 
LeylaK

9 Kasım 2009 Pazartesi

ACI BİBER VE DOMATES SOSLU KEPEKLİ MAKARNA

ACI BİBER VE DOMATES SOSLU KEPEKLİ MAKARNA

 
Börek tarifinden sonra diyet bir tarifin gelmesi çok alakasız oldu biliyorum ama tezatlar her zaman ilgi çekicidir:)) Bu tarifi deneyeli uzun bir zaman oldu.Hatta denedikten sonra 3 kere daha pişirdim ama buna rağmen bir türlü fırsat bulup ekleyemedim.Merak edenlere ; fotoğraflar arasındaki farklılık da bu sebepten kaynaklanıyor :) Alt fotoğraftakine daha az biber ekledim.Sonuçta her iki şekilde de gayet lezzetli oldu.

Kepekli makarnanın böyle lezzetli olacağını tahmin etmezdim.Evet itiraf ediyorum bu yaşıma kadar kepekli makarna yemedim.Esasında tad olarak buğdağ makarnasından pek farkı yok.Bu açıdan biraz şaşırttı beni,yani daha farklı bir tad bekliyordum.Bu sözlerimden hüsrana falan uğradığımı düşünmeyin.Aksine,farklı bir tadla karşılaşmadığım için memnunum:)Hem sağlıklı hem lezzetli bir yemek her zaman bulunmuyor.İşte bu tam da böyle bir tarif.Börek tarifinde sergilediğim gevezeliği bu tarifte devam ettirmek istemiyorum ve hemen kepekli makarna hikayeme geçiyorum:
 
Malzemeler(Kişi sayısı,oburluğa göre değişmekle birlikte biz 4 kişi bitirebildik):
 
250gr kepekli makarna
3 orta boy domates
3 orta boy közlenmiş kırmızı biber
2 tatlı kaşığı kaşığı acı biber salçası
4 diş sarımsak
4 yemek kaşığı sıvıyağ
Karabiber
Kırmızıbiber
 
Sosun Yapılışı:

-Domatesleri incecik doğrayıp 3 yemek kaşığı sıvıyağ ve biber salçası ile ezilene dek kavurun.
-Kavrulan domateslere ince kıyılmış sarımsakları ve iri iri doğranmış(üst fotoğrafta görüldüğü gibi) közlenmiş biberleri ilave edin.Ben bu aşamada 1 çay karışı sirke de ekledim.Amaç farklılık olsun:))
-Sarımsağın kokusu iyice yayındıktan sonra(ki en güzel yeri bu mis gibi koku bence) 1 çay kaşığı kadar karabiber ve kırmızıbiberi ekleyin.Tuzu da ilave ettikten sonra sosunuz kullanıma hazır.

Sunum:
 
-Makarnayı tarifine göre hazırlayın(Haşlama suyuna 1 yemek kaşığı sıvıyağ ekleyin)
-Haşlanmış makarnayı servis tabağına alın.
-Üzerine hazırladığınız sosu döküp makarnaları ezmeden karıştırın.
-DİKKAT,oldukça acı bir makarnanız oldu.Acıyla aranız yoksa karabiber ve kırmızı biberi ilave etmeyin.Hatta acı biber salçası yerine domates salçası bile kullanabilirsiniz.Ama o zaman ACI BİBER VE DOMATES SOSLU MAKARNA yapmış olmazsınız.Yani bu tarifle pek bir alakanız olmaz.Ama kendi tarifinizi yaratmış olursunuz ki bu benim her zaman desteklediğim bir uygulama.

    
LeylaK 

12 Ekim 2009 Pazartesi

ACI DOMATES SOSLU MAKARNA

ACI DOMATES SOSLU MAKARNA

Kimi insanlar makarnayı "son anda imdada yetişen bir yemek" olarak görse de ben makarnanın bundan daha fazlasını hakettiği kanaatindeyim.Tüketim tarihi MÖ 1700 lü yıllara dayanan , milenyum çağında hala onlarca farklı sos ve yapım şekliyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam eden bu lezzetli yemek türü ,aynı zamanda besleyiciliğiyle de besinlerin baş tacı.Bu yüzdendir ki zamanla Eski Roma,Arap ve Çin medeniyetlerinden tüm dünyaya yayınlan bir yemek kültürü haline geldi.Yani sanılanın aksine makarna İtalyan yemek kültürünün bir parçası olarak doğmamış.Ama İtalya'nın makarna konusunda dünya çapındaki başarılarını da göz ardı etmemek gerek .Zira makarna ihracatında İtalya'dan sonra dünya ikincisi bir ülke olsak bile henüz makarnaya gereken önemi vermediğimizi ve basit bir yemekmiş gibi algılamaya devam ettiğimizi düşünüyorum.

 Makarnanın kaç çeşidi olduğunu ve kaç farklı çeşit soslarla hazırlandığını görmek isteyenler bir çok siteden faydalanabilir.Makarnanın tarihi hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyenler için de   google çok faydalı olacaktır.

Basit bir tarifle makarna macerama başlayabilirim artık.Hali hazırda sadece 4 farklı makarna sosu bilsem de yakın bir zamanda kendimi geliştirip bu sayıyı arttıracağıma eminim...

Buyrun,oldukça basit ve lezzetli bir makarna sosu hikayesi:
  
Malzemeler:
  • Yarım paket makarna
  • Yarım yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 adet domates
  • 4 diş sarımsak
  • Yarım çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı acı pul biber
  • Yarım tatlı kaşığı acı domates veya biber salçası
  • Üzeri için ince kıyılmış maydanoz  

Yapılışı:
 
  • Kaynar suyun içine yarım yemek kaşığı sıvıyağ ve tuz ekleyip makarnayı tarife göre pişirin(Yaklaşık 10dakika).Makarnayı,besin değerlerini kaybetmemek için,pişebileceği en az miktarda su ile pişirmeye çalışın.
  • Suyunu süzüp makarnanın üzerine yarım çay bardağı soğuk su gezdirin.
  • Domatesleri incecik doğrayın veya rendeleyin.
  • 2yemek kaşığı zeytinyağını bir tavada kızdırıp üzerine 4diş dövülmüş sarımsağı ilave edip 2-3 dakika kavurun.
  • Pişen sarımsakları üzerine domatesleri ilave edin ve kapağı kapalı olarak kısık ateşte pişmeye bırakın.
  • Baharatları ve salçayı da ekleyip kavurmaya devam edin.
  • Salçanın kokusu çıktıktan sonra servis tabağına aldığınız makarnanın üzerine acı sostan ekleyin.
  • Üzerini kıyılmış maydanozla süsleyip servis yapın.

12 Eylül 2009 Cumartesi

BULGUR PİLAVI

BULGUR PİLAVI

   
Pilav denilince aklımıza ilk olarak pirinç pilavının gelmesi bulgur pilavına yapılan bir haksızlıktır diye düşünüyorum.Bir çok et yemeğinin yanına şahane bir şekilde yakışan,lahmacunun yanında pilav görüntüsünden sıyrılıp bir mezeye dönüşen ,kendisine salatalık turşusu eşlik ettiğinde tadına doyulmayan,eşimin bana aşık olmasına sebebiyet veren ve benim en sevdiğim pilavdır kendisi:) Yıllardır ısrarla yaptığım tek yemektir diyebilirm hatta.Hiçbir zaman içindekileri,miktarlarını veya tarzını değiştirmedim.Bu benim değişime kapalı bir aşçı olduğum fikrini yaratmasın sizde,zira kuş üzümlü pilavımda bu değişimimden yeterince bahsettiğimi düşünüyorum.Bu pilavı ilk yaptığım günlerde ayarını öyle bir tutturmuşum ki kendimce,hiç bir değişime ihtiyaç duymadan bugüne dek getirebildim:) Zaman içerisinde bu pilavın patates eklenerek yapılanını tattığımda bulgurun nasıl da katledildiğini görmüş ve kendi pilav tarifime daha bir sevgiyle sarılmıştım.Bu tarif,bulgur pilavı sevgim bitene dek veya daha iyi bir tarif bulana dek benim en favori bulgur pilavı tarifim olarak kalacak eminim.Tarifimden çok övgüyle bahsettim sanırım,eğer dener ve kötü bir sonuç alırsanız bulgur veya içerisine koyduğunuz malzemelerden kaynaklanıyordur.Yok eğer çok güzel bir tad elde ederseniz marifet benim tarifimdedir :) Son olarak fotoğrafından çok etkilendiğim,zaten sitesine de çok imrendiğim Cenk'in bulgur pilavı görüntülerini sizinle paylaşarak bu fotoğraflardan ne kadar etkilendiğimi belirtmek isterim :) Cafe Fernando.  Denemeniz dileğiyle,buyrun harika bir bulgur pilavı tarifi:
   
Malzemeler:
  
2 su bardağı bulgur
2 adet yeşil sivri biber
1 adet kırmızı sivri biber
1 adet soğan
1 adet iri domates
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı sııvıyağ
2 tatlı kaşığı salça
3 su bardağı sıcak su
   
Yapılışı:
   
-Soğan ve yeşil biberleri incecik doğrayıp sıvıyağ ve tereyağı ile birlikte iyice kavurun.Arzuya göre sadece tereyağı veya sadece sıvıyağ da kullanabilirsiniz.
-Domatesleri küp şeklinde doğrayıp tencereye ekleyin.
-Domatesler suyunu salıp çekene dek kısık ateşte pişirin.
-İyice harmanlanmış domates,biber ve soğan karışımına salçayı ilave edip kısık ateşte birkaç dakika daha kavurmaya devam edin.
-Berrak bir su bırakana dek yıkadığınız bulgurları tencereye ilave edip bütün karışımı harmanlayın.
-Sıcak suyu tencereye ekleyip tuzunu ağız tadınıza göre ayarlayın ve kısık ateşte pilavı pişmeye bırakın.Suyun miktarı bulgurun kalitesine göre değişebilir.Tıpkı pirinç pilavında yüzeyde hiç pirinç görünmeyecek şekilde su eklediğimiz gibi bulgur pilavında da aynı uygulamayı düşünerek suyu ekleyebilirsiniz.
-Kırmızı biberi halka şeklinde doğrayın ve az yağda kavurun.
-Pişen pilavın üzerine kavrulan kırmızı biberleri de ilav edip servis yapın.
-İsterseniz domatesleri tencereye eklerken 1 adet patlıcanı da küp şeklinde doğrayıp pilave ekleyebilirsiniz.
    
LeylaK
 

25 Ağustos 2009 Salı

ÜZÜMLÜ FISTIKLI PİLAV

ÜZÜMLÜ FISTIKLI PİLAV


Eskiden tatlıyla tuzluyu karıştırıp yemekten zerre kadar haz etmeyen bir insanken son 1yıldır hayatımızdaki değişikliklerden olsa gerek damak tadımda da bir takım değişiklikler meydana geldi.Bunlardan biri de pilav konusunda oldu.Öğrenciyken yemekhanede çıkan kuş üzümlü pilavdan nefret ederdim.Hatta arada bir misafirliklerde eğer kuşüzümlü yaprak sarmasına rastlıyorsam vay benim halime,kesin aç kalırdım:))Şimdi bizzat ben yapıyorum ve afiyetle de yiyorum.Buyrun tatlı bir pilav hikayesi;
Malzemeler:
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı sıcak su
1 yemek kaşığı sıvıyağ
2 tatlı kaşığı kuş üzümü
1 yemek kaşığı dolmalık fıstık
Yapılışı:
-Klasik pilav yapar gibi yine sıvıyağı kızdırın ve dolmalık fıstıkları ekleyip kısa bir süre karıştırın.
-Fıstıkların üzerine yıkanmış pirinçleri ekleyip tel tel olana dek kavurun.Bu sırada zaten fıstıklarda iyice pembeleşecektir.
-Tam olarak kavrulduğundan emin olduğunuz pirinç ve fıstıkların üzerine yıkanmış kuş üzümlerini ve suyu döküp tuzunu da ilave ederek pişmeye bırakın.
-Suyunu tamamen çeken pilavın üzerine bir bez örtüp kapağını kapatın ve 15dakika dinlendirin.
AFİYET OLSUN